İDDİANAME | "Eko"sistem haramı kurumsallaştırdı! "Parsadan Aykut" 1.25 milyon dolarlık rüşvetin kuryesi çıktı: Florya'da organize haraç ağı

İBB iddianamesi Ekrem İmamoğlu ve A Takımı'nın rüşvet ve haracı nasıl kurumsallaştırdığı belgeleriyle ortaya çıktı. Vega Hereko'nun eski CHP vekili Aykut Erdoğdu aracılığıyla İBB'ye 1.25 milyon dolar rüşvet verdiği saptandı. Erdoğdu'nun aldığı rüşvetin kuryeliğini yaptığı, paraları İmamoğlu'nun kasası Fatih Keleş'e İBB binasında teslim ettiği ifade edildi. Rüşvetin dekontu dosyaya girdi. Florya'da İmamoğlu'nun koruma müdürü denetiminde pickup kasasında, yemek sepetleri içinde rüşvet sevkiyatı yapıldığı belirtildi. Paraların taşınması gizlilik içinde ve sürekli biçimde yapıldı. Her toplantı sonrası Fatih Keleş’in, Murat Ongun’un ve Kadriye Kasapoğlu’nun şoförleri paraları alıp farklı adreslere taşıdı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
İDDİANAME | "Eko"sistem haramı kurumsallaştırdı! "Parsadan Aykut" 1.25 milyon dolarlık rüşvetin kuryesi çıktı: Florya'da organize haraç ağı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesini kamuoyuna duyurdu.

Görevden alınan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "suç örgütü lideri elebaşı" olarak yer aldığı iddianamede İstanbul'u ahtapot gibi saran haraç ve rüşvet "eko"sistemi deşifre edildi. 160 milyar TL ve 24 milyon dolar kamu zararı tespit edildi. 142 eylemde suçlu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkında 2352 yıla kdar hapis cezası istendi.

İddianamede CHP'li isimlerin adının karıştığı rüşvet trafiğine dekontlarıyla beraber yer verildi.



PARSADAN AYKUT RÜŞVETİN KURYESİ ÇIKTI: 1,2 MİLYON DOLARI SARAÇHANE'DE FATİH KELEŞ'E VERDİ

Buna göre;

İBB İştirakler Daire Başkanı Ertan Yıldız, Vega Hereko isimli firmanın işlerinin sorunsuz yürümesi için eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu aracılığıyla 1,2 milyon dolar rüşvet verdiğini, bu parayı Erdoğdu'nun Saraçhane'ye bizzat getirerek dolar dolu çantayı İmamoğlu'nun kasası İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'e teslim ettiğini aktardı.

Ertan Yıldız ifadesinde, 2019 yerel seçimlerinden sonra İSTAÇ'a bir talep geldiğini, Şile'deki biyometalizasyon tesisini yapan Vega Hereko firmasının sözleşmesinde bir tadilat talebinin olduğunu kaydetti.

İSTAÇ Genel Müdürü Mustafa Canlı, bu konuda siyasilerden baskı aldığını belirterek durumu dönemin İBB iştiraklerinden sorumlu yöneticisi Ertan Yıldız'a aktardı. Yıldız, konunun hukuki yönünü sorduğunda, Canlı'nın "şirket lehine olabilir, yasal bir sakınca görünmüyor" cevabını aldı. Ancak Canlı, konunun siyasi yönü nedeniyle onay merciinin Ekrem İmamoğlu olduğunu söyledi.



Kısa bir süre sonra Aykut Erdoğdu, Ertan Yıldız'ı arayarak görüşmek istedi. Erdoğdu, Vega Hereko firmasının büyük bir uluslararası şirket olduğunu, Cumhuriyet Halk Partisi'ne destek verdiğini ve yardımcı olunması gerektiğini söyledi.

Ayrıca firma tarafından 1 milyon dolar civarında bir bağış yapılacağını da dile getirdi. Yıldız, konunun kendi yetkisini aştığını, İmamoğlu'nun görüşünü alması gerektiğini belirtti. Bir süre sonra Yıldız, İmamoğlu ile yüz yüze görüştü. Başkan, sözleşmenin teknik ve hukuki açıdan uygun olması durumunda onay verilebileceğini söyledi.





"ERDOĞDU YANINDA DOLAR DOLU ÇANTA GETİRDİ"

Bu görüşmeden birkaç gün sonra, Aykut Erdoğdu yeniden Ertan Yıldız'ı aradı ve Saraçhane'de buluşmak istediğini bildirdi. Yıldız kabul etti. Görüşme sırasında Erdoğdu yanında bir çanta getirdi. Kısa süre sonra odaya İBB yöneticilerinden Fatih Keleş girdi. Görüşmede yaklaşık 1 milyon 200 bin dolar tutarında bir meblağ telaffuz edildi. Fatih Keleş, Erdoğdu'ya "tamam mı?" diye sordu; olumlu yanıt aldıktan sonra çantayı aldı. Çantanın içinin dolarlarla dolu olduğu görüldü.

İddianamedeki somut veriler ve beyanlar ışığında banka hesapları incelemeye alındı. 1.25 milyon dolarlık rüşvet trafiği tespit edildi.

Çiftay İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. tarafından 1 Haziran 2020 tarihinde Akbank Yenişehir Şubesi'ne Cihan Duman isimli çalışan aracılığıyla 1 milyon 250 bin Amerikan Doları ödeme talimatı verilmişti. Aynı gün ödeme yapıldı.

Dekont üzerinde "Otel Serkan Aydın – Teslimat Cihan Duman" ibaresi yer aldı. Akşam saatlerinde Aykut Erdoğdu ve Çiftay şirketinin ortağı Serkan Aydın'ın Ankara Çankaya bölgesinde birbirine 256 metre mesafede baz sinyali verdiği kaydedildi.

İŞTE RÜŞVETİN DEKONTU

1.25 milyon dolarlık dekont da iddianamede yer aldı.

Soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, Çiftay İnşaat'ın muhasebe personeli Cihan Duman, yöneticilerinden Gülant Candaş ve Aytaç Bozkurt'un talimatı ile bu parayı bankadan çekip Serkan Aydın'a teslim ettiğini söyledi.

Serkan Aydın ise parayı Aykut Erdoğdu'ya elden verdiğini, bu paranın belediyenin yapacağı kreş projeleri için "bağış" olarak istendiğini öne sürdü. Ancak ifadesinin devamında, İBB'nin Vega Hereko sözleşmesini devralma sürecinde şartları ağırlaştırarak şirketini zarara uğrattığını, pay oranının yüzde 7,5'ten yüzde 12,5'e çıkarıldığını, bu nedenle bağışı vermeye mecbur kaldığını anlattı.

Ertesi gün, 2 Haziran 2020'de, Aykut Erdoğdu'nun İstanbul Saraçhane'de Ertan Yıldız ve Fatih Keleş ile buluştuğu ve parayı teslim ettiği tespit edildi.

Bir gün sonra, 3 Haziran 2020'de, İSTAÇ ile Vega Hereko arasında devir sözleşmesi imzalandı. 10 Haziran'da ise İBB Başkanlık Makamı "olur" kararıyla sözleşmeyi onayladı.




BELEDİYEDEKİ RÜŞVET AĞI

Öte yandan İBB iddianamesinde Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü eliyle kurulan rüşvet ağı detaylarıyla verildi.

Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım'ın anlattıkları belediye içinde kurulmuş suç zincirini ortaya çıkardı. Fatih Keleş, Ertan Yıldız ve Yiğit Oğuz Duman burada sürekli toplanıyor kapalı kapılar ardında uzun görüşmeler yapıyorlardı.

Konuta sık sık bir pickup araç yanaşıyor, aracın kasasındaki yemek sepetleri içeri alınıyor bir süre sonra boş şekilde geri çıkarılıyordu.

Bu sevkiyatlarda kontrolü genellikle İmamoğlu'nun koruma müdürü Mustafa Akın sağlıyordu.

Sepetler geldiğinde Akın içeri giriyor, birkaç saat içeride kalıyor, sonra ayrılıyordu. Akın çıktıktan sonra paraları, Fatih Keleş'in, Murat Ongun'un ve Kadriye Kasapoğlu'nun şoförleri alıp farklı adreslere taşıyorlardı.

Florya'daki bu trafik haftalarca aynı düzen içinde devam etti.

Fatih Keleş'in şoförü Hüseyin Yurddaş, Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Murat Ongun'un şoförü Kadir Öztürk, Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım ve İbrahim Özkan'ın şoförü Mustafa Bostancı, neredeyse her taşımada rol aldı.

Bu şoförler çoğu zaman birer kurye gibi hareket ettiler.

Kimi zaman nakit dolu çantaları, kimi zaman hediye adı altında gelen kutuları taşıdılar.

Kutuların içinde çikolata, viski ya da elektronik cihazlar görünse de gerçekte bunlar para transferinin kılıfıydı.

2025 yılının başında, zincirde yeni bir halka oluştu.

Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım, Yenibosna'daki ofisten aldığı bir koliyi arabaya indirdi.

Merak edip koliyi açtığında, içinde 7 iPhone 16, 7 tablet ve 7 klavye buldu.

Yıldırım, Yıldız'ın talimatıyla Bakırköy Belediyesi'ndeki ofise gitti. Orada eski İyi Partili İBB Meclis Grup Başkanı İbrahim Özkan'ın şoförü Mustafa Bostancı'ya koliyi teslim etti. Bostancı kutuyu Ataşehir'deki Gardenya Plaza'daki ofise götürdü. Cihazlar rüşvet dağıtımı için nakdi eş değer olarak ayrılmıştı.

Florya'daki konutta yapılan her toplantının ardından para taşıma işlemleri başlıyordu.

Şoförler, araçlarıyla sırayla konutun garajına yanaşıyor, çantaları alıp farklı adreslere götürüyorlardı.

Bazı çantalarda nakit para, bazılarında hediye kutuları ya da pahalı içkiler bulunuyordu.

Kimi zaman bunlar doğrudan belediye ofislerine, kimi zaman özel adreslere teslim ediliyordu.

Bayram Yıldırım taşımaların her aşamasına katıldı.

Yıldırım'ın anlattıkları diğer şoförlerin beyanları ve telefon kayıtlarıyla örtüştü.

Paraların taşınması gizlilik içinde ve sürekli biçimde yapılmıştı.
Zincirin başında Ekrem İmamoğlu vardı.

Altında Fatih Keleş, Murat Ongun, Kadriye Kasapoğlu, Mustafa Akın ve Ertan Yıldız bulunuyordu.

Bu kişiler sistemi kurdu, planı yaptı ve talimatları verdi. Şoförler ise bu ağı fiilen çalıştırdı. Böylece belediye içinde bir rüşvet hattı oluştu. Paralar ve değerli eşyalar, sistematik biçimde el değiştirerek örgüt gelirine dönüştü.