Bugünkü
Takvim
  • 30 Ekim 2017, Pazartesi

Cumhuriyet bize yaklaştı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutladık.
Bu sene Cumhuriyet Bayramı'nın muhafazakar kesimler tarafından da benimsendiğine, bunun iyi bir gelişme olduğuna dair yorumlar yapıldı.
İtirazım var... Muhafazakar kesimler denilen Anadolu'nun dindar ahalisinin Cumhuriyet'le hiçbir sorunu olmadı. Cumhuriyet'in ayrılmaz bir parçası, olmazsa olmaz şartı olarak sunulan radikal laiklik politikalarını sevmedi bizim ahali. Radikal laiklik politikalarının kapanmasını emrettiği, bugün kanunen kapalı olan ancak yer altında faaliyetlerini sürdüren tekkelerde tarikat ayininden sonra 'hükümet-i Cumhuriyetimizin ilelebet payidar olması' için dua edildiğini işin ehli bilir. Yani cumhuriyetin ebediyete kadar ayakta kalması için...
Demem o ki, Anadolu'nun Müslüman ahalisi Cumhuriyeti her zaman sevdi, benimsedi, kabullendi. Ancak Cumhuriyet diye kendisine dayatılan din düşmanlığını, batıcı kültür politikalarını, kutlamalarda yarı çıplak vals yapılmasını hiçbir zaman kabullenmedi. Şimdi değişen ise budur.
Müslüman Türk olduğu yerde durmaktadır ancak Cumhuriyet'in onunla mesafesi kapanmıştır, devlet ona yaklaşmıştır.
Kısacası olması gereken oldu!

​CEVABI BELLİ SORU
Kürtlerin devlet kurma hakkı yok mu?' diye vicdan kasan içimizdeki Barzaniciler Katolonya'nın bağımsızlığı hakkında ne düşünüyorlar? Katolonya'yı en önce biz tanıyalım Belçika'dansa bize yakın olsunlar diye analiz kasmaya başladılar mı?




BU VATANI SEKİZ GÜNLÜK BEBEKLER BEKLER
Kuzey Irak'ta sınır ötesi operasyon yapan askerlerimizden bir tanesi... Sekiz günlük kızının kıyafetlerini kokluyor. Onunla moral bulduğunu, yaşama azmini ayakta tuttuğunu söylüyor. O bebenin kıyafetleri yüzyıllardır sadece babalarını ayakta tutmuyor ve yaşama azmi vermiyor. O bebelerin babaları sayesinde Cumhuriyetimiz ilelebet payidar oluyor. Allah bize babaların sekiz günlük kızlarından ayrı kalmadan da ayakta kalabildiğimiz günleri göstersin inşallah.

DEKOLTE BATICILIĞI
Antalya Film Festivali'nde ulusal film yarışması kaldırılınca yurdun her şeye kulp bulması ile meşhur kifayetsiz Batıcı sanatçıları İstanbul'da korsan Antalya Film Festivali düzenlediler. Korsan festivalin ödül gecesi yapıldı. Magazin haberleri geceye katılanların kıyafetlerini uzun uzun anlattılar. Korsan festivalin haberi de bu kadar olur. Ödül alan filmlerin sanatsal analizini beklemiyorduk da dekolte ve yırtmaç derinliğinden başka konuşulacak bir konu da olsaydı keşke. Bu gala geceleriyle ilgili aklıma takılan bir şey var. Bizim Batıcıların çok özendikleri, pek öykündükleri o batı memleketlerinde bu tür sanatsal aktivitelerde, galalarda, ödül törenlerinde katılımcıların derin yırtmaç ve dekolteli kıyafetler giymesi pek hoş karşılanmaz.
Şıklık şüphesiz aranır ve beklenir ancak bacak ve göğüsün sanat organizasyonunu gölgelemesi istenmez, hafif bulunur.
Anlaşılan batıcı sanat camiamızın pek haberi yok bu teamülden ya da hala dekoltemiz ne kadar derin olursa o kadar batıcı oluruz kafasından kurtulamadılar.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya