Bugünkü
Takvim
  • 31 Ekim 2010, Pazar

Aslan'da umut var

Derbide alınan beraberlikten ve güzel oyundan sonra Antalyaspor maçında Hagi'nin ne yapacağı merak konusuydu. Derbideki gibi oyuna hızlı başlayan G.Saray maçın başında oyunun da hakimiyetini de ele geçirdi. Fakat bu 15. dakikaya kadar sürdü. 15 ile 30. dakikalar arası Antalya oyunda hakimiyeti eşitledi. 37 dakika içinde iki gol bulan Galatasaray, ilk yarının sonuna kadar deyim yerindeyse idare etti. Hagi'nin gelmesiyle bir takım şeylerin değiştiğini görmemek mümkün değil. Bunları sıralarsak, takım halinde mücadele, topun olduğu yönde yoğunlaşma, bloklar arasındaki mesafenin daralması gibi... Fakat skor 2-1'e geldikten sonra G.Saray'ın panik halinde geriye çekilmesi, defanstaki inanılmaz hatalar bana göre Rijkaard'dan Hagi'ye kalan en kötü mirastı. Hagi'nin en kısa zamanda bu kötü mirastan en zararsız şekilde kurtulması gerekiyor. Bunu da bana göre özgüveni kaybolmuş futbolculara tekrar özgüvenlerini kazandırarak yapabilir. Takımı bir yerlere getirmek istiyorsa da yapacağı ilk şey bu olmalı... Rijkaard'ın bu takıma yaptığı en büyük kötülük bana göre fizik kondisyon açısından çalıştırmamış olması. Pino ve Misimovic'in Rijkaard'ın zamanında oynadığı futbolla şimdi oynadıkları futbol arasında çok farklar var. Bu dediğim Servet için de geçerli... O da Rijkaard zamanında iyi değildi. Ama şimdi gerçek kimliğini sahaya yansıtıyor. Eğer Hagi ligin 2. yarısında defanstaki hataları çözer ve fizik kondisyonu iyi duruma getirirse ligden kopmuş gibi gördüğümüz Galatasaray şaha kalkabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya