Bursaspor, kupa finalinde defansın ortasında oynayan Serdar Aziz ve Civelli'nin yokluğunu çok hissetti, en azından birisi oynasaydı o kadar rahat, hatta basit goller yemezdi. Bütün zor maçlarda kalecisinden destek alamayan takımda Serdar'ın ismi çok geçiyor. Oysa Civelli hava topları üstünlüğüyle hem defansta hem de serbest vuruşlarda çok etkili oldu. Her an kart görebilecek tarzdaki fazla sert ve sinirli oyun tarzını dengelediği zaman çok etkili bir oyuncu.
DOKA ÇOK YETENEKLİ
Başakşehir'de Sedat'ın defansta çok istikrarlı oyununda yanındaki Epueranu'nun katkısı da fazla dikkat çekmedi. Oysa Moldovalı futbolcu defans oyuncuları arasında az bulunan bir özellik olan topu oyuna iyi sokmasıyla, ligin en keyifli futbolunu en geriden başlatan isimdi. Üstelik hava toplarında da iyi, sakin ve kendine güvenli oynuyor. Başakşehir'de Doka istikrarlı değil ama çok yetenekli. Hem istikrar hem de yetenek olarak takımın yıldızı bu sezon kesinlikle Edin Visca'ydı. Attı ve daha da çok attırdı. Göze hoş gelen zarif bir stili de var. Üstelik genç de...
Neden daha fazla söz edilmiyor, anlamak zor gerçekten. Akhisarspor küme düşmediyse bunun nedeni olarak birinci sıraya Douglao'yu yazarım.
Küme düşen takımların bazılarından daha zayıf olmasına rağmen, düşen takımların o mevkide oynayan futbolcularına göre Douglao iki gömlek iyiydi ve sonuca doğrudan etki yaptı.
Üstelik ayaklarına hakim olduğu için defansta sıkışan her futbolcu için de top atacağı güvenilir liman durumunda oynadı. Akhisarspor'un kalecisinin pek de parlak olmadığı da düşünülürse Douglao'nun önemi daha da artıyor.
KWEUKE ÇOK GÜÇLÜ
Mersin İdmanyurdu'nda Welliton, Eskişehirspor'da Funes Mori, Rizespor'da Kweuke... Üçünün de forvette tek başlarına çırpınmalarını gördük. Üçü de benzer şekilde takımlarına olumlu katkı yaptı, bir forvet oyuncusunun tek maçına maçı değiştirebileceğini gösterdi. Özellikle Kweuke çok güçlü fiziğiyle tank gibiydi, çok faul yapmasa ve sık sık ofsayta düşmese çok daha etkili olur. Rizespor'da Obraniak çok iyi başladı, bir yıldız gibi oynuyordu ama sonra düşüşe geçti. Tıpkı Erciyespor'da oynayan Drenthe gibi. Bir bakışta futbolcu kumaşını görüyorsunuz, ilk maçta daha "ben topçuyum" diyen yetenekler ama süreklilik sağlayamadılar.
SCARİONE OLMASA!
Sezonun en büyük hayal kırıklığı olan Kasımpaşa'da Oscar Scarione olmasaydı Kasımpaşa küme düşebilirdi. Hiç tanımasanız bile iyi futbolcu oldukları top alış verişlerinden bile belli olan Donk, "Bu takımda bir ben varım işte" havasında oynuyor. Babel ise İstanbul'a turist olarak gelmişken bir de maç seyredeyim deyip stada gitmiş de son anda gelmeyen futbolcunun yerine takıma alınmış gibi. Sol tarafta sanki küs gibi ne takımla ne de maçla fazla ilgili değil. Mutsuz olduğu isteksizliğinden belli.
Belki de yılın sürprizi arada Gençlerbirliği'ne gelen El Kebir oldu. Kilolu, hantal gibi görünen fiziğinin aksine özellikle ilk çıkış hızıyla karşı takımın defansına çivi dikine giren bir futbolcu. Son vuruşları da iyi. Ne var ki Gökhan Töre'deki sorun onda da var.
Her gelen topta çok büyük işler, spektaküler hareketler yapmaya çalışıyor. Bazen yanı başındakine pas vermenin en etkili ve doğru hareket olduğunu anlamak bir yana sanki bu ayıpmış gibi davranıyor. Messi dahil kimse her topta üç-beş çalım atmıyor, böyle bir zorunluluk da yok. Üstelik dünyada toptan hızlı koşan, kaleye giden bir futbolcu yok, olmayacak da...
VERİMLİLİK VE FİYAT
Yabancı futbolcu sınırlaması da kalktığına göre yabancı futbolcu almanın kıstası verimlilik ve fiyat arasındaki oran olmalıdır. Türkiye oynanan futbola, ligin değerine göre futbolcuya fazla değil çok fazla ödeme yapıyor. Neredeyse hazırlık kampları başlayacak ama yabancı futbolcu transferleri içinde kesinleşen sayısı çok az. Böyle transfer modeli olmaz dense de değişen bir şey yok.
Dünyanın neredeyse bütün lig maçlarını izlemek, futbolcuları takip etmek mümkün. Bu futbolcuların sözleşme durumları da belli. Daha sezon bitmeden takıma ne gerekli belli.
Ne gördün, diyelim sağ bek.
Ödemeyi düşündüğün rakama göre en az 5 hatta 10 futbolcu belirlemek mümkün. tercih sırasına göre yoklarsın ve konuyu kapatırsın.
Son dakikada menejerlerin eline düşmenin alemi ne?