Ailesi -belki kendisi de bilmiyorum- çocuğumu istemiyorlar. Bunalıma girdim.
Kızımı yeni evliliğimin önünde engel ve hatta sırtımda kambur olarak görüyorum artık. Sürekli bağırıp çağırıyorum, her şeyi gözüme batıyor. Korkunç bir şey ama engel olamıyorum kendime.
Ve elbette hiç bir yakınımla da paylaşamıyorum.
Sizin gibi sosyal medyadaki bu türden köşelere yazdım ama tatmin edici bir cevap çıkmadı. Saygılarımla.
Rumuz; Kızım duymasın
S.U. CEVAP; Kızınızın duymasına gerek yok, eminim tüm yüreğiyle hissediyordur babasının kendisinden uzaklaştığını. Bu arada mutlaka herkes "Annesine verin" demiştir. Verin vermesine de ama önce onu ne kadar sevdiğinizi anlatmayın, ispat edin. Evliliğinizi erteleyin ve çocuğunuzu uzun bir süre yanınızdan ayırmayın.
Sevdiğiniz kız anlayışla karşılayacaktır.
Evet aşk da kutsaldır ama hiç bir zaman evlat sevgisinin karşılığı değildir. Bir gün
gelip yaşlanacağınızı da unutmayın.
NASIL TANIYACAĞIM?
Selda Abla ben sizden, 'evlenmeden önce kocayı nasıl tanırız' konusunda bilgi almak istiyorum. Yeni nişanlandım ve Mayıs başında evleneceğim. Bizim adetlere göre, nişanlıyla yalnız kalınmaz. Yani huyunu suyunu bilmeden bir meçhule doğru gidiyorum. Yine de uzaktan tanımanın yöntemleri var mıdır? Rumuz; Hayallerim ve ben
S.U. CEVAP; Var desem yalan olur. Tanışmak için bir araya gelmek ve bazı olayları birlikte yaşamak gerekir. Sizin tip nişanlılıkta sadece damat adayının nasıl çatal bıçak tuttuğunu, kapuska sevmediğini, veya Fenerbahçeli olduğunu öğrenebilirsiniz ama misal FB yenilirse camı çerçeveyi nasıl indirdiğini evlenen kadar bilemezsiniz. Rahmetli anneannem derdi ki, "Dedenizin, bana yardım olsun diye gece kalkıp, siyahla beyaz çamaşırı aynı leğene bastırma huyu olduğunu ben nereden bilebilirdim ki?" Anlayacağınız, nişanlılığı dip dibe yaşasanız bile insanlar kapalı kutudur ve evlilik biraz da şans işidir. Bu yüzden ikinize de iyi şanslar diliyorum.
NEFRET EDİYORUM!
Selda teyze 12 yaşındayım ve iki kardeşim var. Ben ikisini de çok kıskanıyorum. Küçük olanı kız ve babamın omzundan inmiyor. Babam beni yanından hiç ayırmazdı, her yere birlikte giderdik.
Şimdi yüzüme bakmıyor. Dedem de öyle. Her akşam kardeşimi sevmek için geliyor. Abi olmak çok kötü bir şeymiş.
Artık sinirimden ders bile çalışmıyorum.
Biraz daha büyüyeyim evden çıkıp gideceğim.
Anneme söylüyorum, "Sen kötü ruhlu oldun" diyor. Herkesle konuşuyorsunuz, benimle de konuşur musunuz...
Rumuz; Şanssız
S.U. CEVAP; Senin gibi aklı başında bir arkadaş bulmuşum, konuşmaz mıyım hiç? Önce olayı fazla büyüttüğünü söylemeliyim.
Düşün, sen de evlenmişsin ve çocukların olmuş, emin ol elbette en küçüğüne daha fazla ilgi gösterirdin. Çünkü o korunmaya muhtaç ve en önemlisi sevildiğini bilmek ister. Sen ise zaten anne- babanın ilk göz ağrısı olarak bunu biliyorsun. Bir de şöyle düşün, sizinkiler uzun bir seyahate çıkmışlar ve kardeşlerini sana bırakmışlar.
Kartal kesilirdin değil mi? Onları öyle bir korur ve bağrına basardın ki mahallenin ağzına düşerdin; "Gördünüz mü ağabeylik nasıl olurmuş, helal olsun çocuğa!" Ağabeylik de böyle bir şeydir zaten. Baba yarısı yani.