Yerli haberleşme teknolojilerinde yeni dönem: Türk Telekom ve ASELSAN'dan stratejik işbirliği
Türk Telekom ile ASELSAN arasında imzalanan stratejik iş birliği anlaşması, yerli akıllı telefonların ve haberleşme altyapı ekipmanlarının donanım ile yazılımının birlikte geliştirilmesini öngörüyor. Ayrıca dev iş birliği ekosistem oluşturmayı hedefliyor...
Türkiye'nin iki teknoloji devi Türk Telekom ve ASELSAN sahip oldukları deneyimi yapay zeka teknolojilerini de kullanarak yeni nesil akıllı iletişim cihazlarına dönüştürmek için kullanacak. Borsa İstanbul'un en değerli şirketi konumuna yükselmiş olan ASELSAN, Türkiye'de ilk kez 1 trilyon lira piyasa değerine ulaşan şirket unvanını taşıyor. bu rakamla dünyanın en değerli ilk 20, Avrupa'nın ise en değerli ilk 10 savunma sanayii şirketi arasına girmiş durumda.
Şirket, bugüne dek 95 ülkeye ihracat yapıyor; 25 ülkede ofis, iştirak ve tesis ağına sahip. Türk Telekom cephesinde ise Argela ve Netsia iştirakleri aracılığıyla 70'i aşan uluslararası patent, şirketin sadece altyapı operatörü olmadığını, aynı zamanda patent sahibi bir teknoloji üreticisi olduğunu kanıtlıyor.
Türkiye’nin teknoloji devleri güçlerini birleştirdi. (Fotoğraflar Takvim Foto Arşiv'e aittir.)
YENİLİKÇİ PROJELER ODAKTA
Türk Telekom ile ASELSAN arasında imzalanan stratejik iş birliği anlaşması, yalnızca iki kurumun ortak yol haritası değil, Türkiye'nin teknolojik kaderini şekillendirme iddiasının en somut belgesi oldu. Ankara Ticaret Odası ve Türk Dünyası İş Konseyi'nin de kurucu paydaşlar arasında yer aldığı bu birliktelik, yerli akıllı telefonların ve haberleşme altyapı ekipmanlarının donanım ile yazılımının birlikte geliştirilmesini öngörüyor.
Toplantıya ev sahipliği yapan Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, projenin kendileri için tartışılmaz bir öncelik olduğunun altını çizerek, "Dijital dönüşümde liderliği üstleniyor, yenilikçi yerli ve milli ürünler, projeler geliştirmeyi milli sorumluluk olarak ana odak noktamızda tutuyoruz. Ülkemizin küresel teknoloji alanındaki rekabet gücünü artıracak, yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi bu anlamda kırmızı çizgimizdir" dedi.
Teknolojiyi artık yalnızca tüketen değil, üreten ve ihraç eden bir konuma geçtiklerini vurgulayan Ebubekir Şahin, iştirakleri Argela ve Netsia'nın 70'i aşkın uluslararası patentiyle bu iddianın zaten somut bir temele oturduğunu hatırlattı. Şahin, "Türk Telekom olarak yalnızca bir telekomünikasyon şirketi değil, Türkiye'nin geleceğini tasarlayan bir teknoloji şirketiyiz" şeklinde konuştu.
1 MİLYONDAN FAZLA İLETİŞİM CİHAZI KURDU
ASELSAN CEO'su Ahmet Akyol ise ortaklığın neden doğal bir adım olduğunu kuruluşun kökenlerine dayandırdı, "ASELSAN'ın ilk faaliyet alanı haberleşme. Kuruluş felsefemizde askeri haberleşme cihazlarını yerli olarak üretmek var. Bugüne kadar 1 milyondan fazla haberleşme sistemini üreterek sahaya sunduk. Emniyet ve Jandarma teşkilatımız için hayata geçirdiğimiz JEMUS ve KETUM projeleriyle Türkiye'nin tamamında kritik iletişim altyapıları kurduk. Son dönemde yaşananlar, haberleşme altyapısı ve cihazlarının sadece bir teknoloji unsuru değil, güvenlik açısından da sahadaki en kritik yeteneklerden biri olduğunu gösterdi" dedi.
ASELSAN'ın 2025 yılında tarihinin en büyük haberleşme ihracat sözleşmesini imzaladığı ve JEMUS projesinin 81 ilin tamamında aktif hale geldiği düşünüldüğünde, bu saha birikiminin sivil alana aktarılmasının ne denli köklü bir altyapıya dayandığı görülüyor.
EKOSİSTEM YARATACAK PAYDAŞLAR HAZIR
İŞ dünyasını bu masaya taşıyan iki paydaşın sesleri de projenin ruhunu tamamlıyor. ATO Başkanı Gürsel Baran, yerli ve milli üretim vizyonuyla geliştirilen haberleşme cihazı projesini "milletçe bir hayalin gerçekleşmesi" olarak nitelendiriyor; projeyi Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı ve stratejik hedefleri açısından kritik bir adım olarak değerlendiriyor. Baran'a göre Türk Telekom'un liderliğinde ve iş insanlarının desteğiyle kooperatifçilik modeliyle hayata geçirilecek bu girişim, güvenli haberleşme açısından stratejik bir anlam taşıyor ve Togg gibi Türkiye'nin gurur projelerinden biri olacak. Türk Dünyası İş Konseyi Başkanı Aydın Erkoç ise teknolojilerin millileştirilmesinin stratejik önemini vurguluyor, "Rusya-Ukrayna savaşında Starlink uydularının rolünü izledik" diyerek savaşların artık teknolojiler üzerinden yürütüldüğüne dikkat çekiyor. Erkoç, "Bu uzak ve yapılamayacak bir teknoloji değil. Aynı Togg'da başardığımız gibi bunu da başaracağız" diyor.