PEYGAMBERİMİZİN gelecekle ilgili uyarıları var. Bu uyarılar zamanı gelince tek tek ortaya çıkmıştır. Geride kalan haber ve uyarıların zamanı gelince gerçekleşeceği gibi. O, ne dediyse aynen gerçekleşti. Zira Rabbi olan Allah O'nu bilgilendirdi ve O da bize iletti. Gelecek olaylar, milletler, savaşlar ve yığınla olay üzerine buyurdular. Her şey dediği gibi gerçekleşmiştir.
YEMEK KABI (KAS'A) HADİSİ
Hadis metinleri içinde Kab - Kas'a - hadisi olarak isimlendirilen bir hadis var ki hepimizin dikkatini teksif etmemiz gereken bir rivayettir. Bu hadiste Hz. Peygamber (SAV) sahabesine şöyle bir bilgi veriyor: "Yabancı milletler malınızı elinizden almak için birbirleriyle anlaşacak ve aç insanların yemek tabağına saldırdıkları gibi pek yakında size saldıracaklar. Sizi yemeye çalışacaklar. Üstünüze üşüşecekler. Ve o gün sizin haliniz ne olacak." Sahabe bu haberden dehşete kapıldı. Endişe ve merak içinde sordular: "Ey Allah'ın Resulü! O gün bizim sayımız az olacağı için mi bu kafirlere yem olacağız?" Efendimiz cevap buyurdular: "Hayır. O gün sayıca çok olacaksınız. Fakat siz sel sularının önündeki çerçöp gibi güçsüz olacaksınız. Düşmanlarınızın kalbine Allah'ın yerleştirdiği korku ortadan kalkacak ve sizin yüreklerinize 'vehn' salınacak." Sahabe bu sözü ilk kez duymuştu. Merakla sordular: "Ya Resulallah vehn nedir?" Efendimiz cevap verdi: "Dünya sevgisi ve ölümden nefret etmek. Dünyaya çok bağlanacak ve ölümden nefret edeceksiniz." (Hadis Ebu Davud, Melahim ve Ahmet bin Hanbel'in Müsned'inde geçer)
DÜNYAYA AŞIRI DÜŞKÜNLEŞTİK
Dünya elbette sevilecek. Orada yaşıyoruz. Ancak dünyaya tutkun olmak doğru değil. Bizler bir dünya tutkusuyla bağlandık. Hep daha çok şeylerin peşinde koşturduk. Allah'ı, dini, Peygamberi unutan gibi olduk. Sevmediğimiz kişilerin aleyhinde yalan uydurduk. Haset ettik. Bana yar olmayan kimseye yar olmasın dedik. İsrafa girdik. Zevku Sefayı yeğledik. Müslümanların dertleri ile dertlenmedik. Hep daha lüks olanın peşinden koşturduk.
Dur demeyi bilemedik. Yeter kelimesini lügatımızdan sildik. Toparlanmak vaktidir. Şimdi İslam aleminin alimleri ve yetkili olanları bu hadisi daha çok dillendirmeliler. İkaz etmeliler. Uyarmalılar. İslam aleminin küçük meseleleri bir kenara bırakıp birleşmeleri, güçlerini tevhid etmeleri zamanı geldi. Tehavün, lakayt olmak, laf üretmek zamanı geçti. Ya beraber ve bir olacağız veyahutta çer-çöp bizi alıp savuracak. Kibir mümine karşı olmaz kafire karşı kibir - hak ettiği cevabı vermek - sünnettir. Samimi olmalıyız. Ümmetin ikbali her türlü hesabın üzerinde olmalıdır. Güçler birleşmeli.
İslam ülkelerindeki halklar samimidirler. Özellikle Türkiye sevdası ile doludur. Hala Osmanlı'yı unutmadılar. Ebu'l Hasan Nedvi'nin torununun bana dediği gibi; İslam aleminin şaha kalkan tek ülkesi Türkiye'dir. Ümmeti Türkiye ayağa kaldıracak. Bizi kab yemeği olmaktan kurtaracak olan da bu birliktir.
KULUMUN SANDIĞI GİBİYİM
Yüce Allah - Kudsi Hadiste - şöyle buyurdu: "Ben kulumun zannı üzereyim. O beni zikredince onunlayım. Beni kendi kendine zikrederse, Ben de onu kendi kendime anarım. Beni bir toplulukta anarsa, Ben de onu daha hayırlı bir toplulukta anarım. Kulum bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona iki karış yaklaşırım. Kulum bana ne kadar çok yaklaşırsa, Ben ona daha fazla yaklaşırım. O bana, yürüyerek gelirse, Ben ona koşarak giderim."
ALLAH'A FISILDAYARAK KONUŞ!
Hz. İsa Havarilerine şöyle dedi: "Allah ile çok, insanlar ile az konuşun." Havariler sordular: "Allah'la nasıl konuşacağız?" "Fısıldar gibi. O'na yalvararak, yakararak dua ederek. O'nunla baş başa kalın."
SADAKAYI İHMAL ETME
Güzel söz sadakadır.
Yoldan zarar veren cismi kaldırmak sadakadır.
Helal kazanç sadakadır.
Ağaç dikmek sadakadır.
Bahçenden alınan elma sadakadır.
Bahçenden yiyen kuşun yediği sadakadır.
Yolda kalana yardım sadakadır.
Hanımının ağzına ikram ettiğin lokma sadakadır.
Misafir ağırlamak sadakadır.
Evladın için çalışmak sadakadır.
Fakire verilen yardım sadakadır.
Zalimin yanında zalimsin demek sadakadır.
Engelli kişiye yardım etmek sadakadır.
İki düşmanı barıştırmak sadakadır.
Binek hayvanına binene yardım etmek sadakadır.
Kişinin eşyasına yardım etmek sadakadır.
Namaza giderken attığın her adım sadakadır.
Her iyilik sadakadır.
Yol sorana yardım sadakadır.
Kötülükten sakınmak sadakadır.
Tekbir sadakadır.
Hamd etmek sadakadır.
SORULAR
Kaza namazı borcu bulunan bir kişinin sünnet namazlarını kılması caiz midir?
Hanefi mezhebinin görüşüne göre, üzerinde kaza namazı borcu olan kimselerin farz namazlardan önce ve sonra kılınan sünnet (revâtib) namazlarını kılmalarında bir mani yoktur.
Üzerinde namaz borcu olan bir kimsenin yerine, başkası o namazları kılabilir mi?
İslam'da sadece bedeni eylemlerle yapılan ibadetlerin bir başkası tarafından yerine getirilmesi geçerli kabul edilmez. Her birey kendi hesap ve amellerinden sorumlu olduğu için, hayatta olan veya vefat etmiş birinin kılmadığı farz namazları bir başkası onun adına kılamaz. Bu yüzden her Müslüman sağlığı yerindeyken kendi ibadetlerini bizzat yapmaya özen göstermelidir.
Namaz esnasında gülmek namazı ve abdesti bozar mı?
Namazda temel esas, Allah'ın huzurunda olunduğu bilinciyle saygı ve sükûnet (huşu) içinde bulunmaktır. Ancak elde olmayan nedenlerle gülme gerçekleşirse bunun hükmü duruma göre değişir. Eğer kişi namaz kılarken yanındaki insanların duyabileceği kadar yüksek sesle gülerse (kahkaha atarsa), Hanefi mezhebine göre bu durum kişinin hem abdestini hem de kıldığı namazı bozar.