Bugünkü
Takvim
  • 11 Temmuz 2018, Çarşamba

Evlilikte ufak tefek cinayetler

Şimdi muhtemelen bir tv kanalında fenomen olan diziden bahsettiğimi düşüneceksiniz ama hayır!
Evlilik: Uzaktan bakılarak anlaşılamayan bir kavram, içinde olanlarınsa içerdeyken de anlaşılamadığını söyledikleri müessese, bir çeşit paradoks.
Kimine göre monoton, kimine göre hareketli, kimine göre sıradan, kimine göre ihtişamlı, kimine göre yeniden doğmak, kimine göre cinayet. Burada cinayet kanlı değil bekarlığın katledilmesi gibi anlamlandırılmakta. Ama şu bir gerçektir ki evlilik er neslin kulaklarına tırmalayıcı ama olması gereken kadın kısmına göre güzel bir senfoni gibi fakat içindeyken berbat bir müzik gibi gelendir.
Yani aslında evlilik çok basit ama insanlar zor. Kurallara göre yaşanıldığı takdirde güzel yalnııııız yok ben anarşitim derseniz kötü bir müessedir.
Bu kuralların dışında yaşanılan evliliklerin çoğunda ufak tefek cinayetler yaşanabiliyor. İşte yeni sezona hazırlanmış ve kadın-erkek ilişkilerini çok iyi bir üslupla anlatan bir oyundan söz edeceğim size.
Yazar ve oyuncu arkadaşım Sezgin Irmak bana yeni tiyatro oyunları olan "Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler"den bahsetti. Prömiyer öncesi seyircili provada izlemek için İstanbul Halk Tiyatrosu'nun yolunu tuttum. Dünya genelinde birçok yerde sergilenen bu oyun, ödüllü yazar Eric Emmanuel Schmitt'e ait.
Yönetmenliğini ve rejisine hayran kaldığım Adil Varolgüneş üstlenmiş.
Gökçe Burcu Zümrüt, Lisa karakterine;
Sezgin Irmak ise Gilles karakterine hayat veriyor. İkili daha sahneye çıkar çıkmaz uyum ve performansıyla sizi yakalıyor. Gerçek, acılar ve kara komediyle yoğrulmuş bu oyunun hakkını vermek için iki savaşan insanı izliyorsunuz. Evliliğe ve ilişkilere dair duymadığım ama "Çok haklılar" dediğim bir çok şeye şahit oldum.
Oyun muhteşem burada bahsedip sizi spoiler vermek istemiyorum. Sadece sağlam kurgusu, derinlemesine işleniş biçimiyle, şaşırtan ve aynı zamanda gülümseten bir oyun.
Özellikle Cem Davran'ın ve İstanbul Halk Tiyatrosu'nun da destek verdiği bu oyun, yeni sezonda bir çok ödül olacağından, kendi seyircisini toplayacağından şüphem yok. oyundan aldığğm anektod replikler çok hoşuma gitti. onlardan bahsetmek istedim.
İznini aldım.
Erkekler bencil oldukları için yanılgıya düşerler, kadınlar ise benmerkezci oldukları için.
Ben seni seviyorum ve bu beni öldürüyor!
Olaki sana güvenebilseydim, bu sefer kendime güven duymazdım.
Kadınlar ve erkekler mezara tek başlarına yürümemek için elele tutuşurlar.
Evlilik, anahtarı sadece oturanlarda bulunan bir evdir. Kapı üstlerine kilitlenirse o ev bir zindana, içindekilerse mahkuma dönüşür.
Erkekler korkaktır evlerindeki sorunları görmeyi reddederler.
Karı koca hayatında paylaşılması gereken belki gerçek değil, gizem!
Aşkın kendi varlığını sana ispatlamasını bekliyorsun. Yanlış! Onun varlığını kanıtlamak sana düşüyor!
14 Temmuz Cumartesi günü saat 20.30'da Profilo Kültür Merkezi'ndeki bu oyunu kaçırmayın derim!

Bilmemek değil öğrenmemek...


NE KADAR OLDU

Safiye Soyman, "Bir de Benden Dinleyin" ve "Yine Benden Dinleyin" albümlerinin ardından finali "Herkes Dinlesin"le koyalı 9 YIL OLDU

ALKIŞLIYORUM
Sandıkta görevli çocuğun gülümseyerek "Telefonunuzu alabilir miyim?" sorusuna, oldukça havaya girip, imalı bir tipim değilsin bakışıyla, "Gerek yok bence" demişseniz, "Telefonu diyorum telefonuuu, onunla girmek yasak!" fırçasını haketmişsiniz demektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya