♦ Ofiste, dışarıda hatta evde yazı yazarken eldiven takarsın.
Buna katlanmak çok zordur ama yapmazsan parmakların kopacak gibi hissedersin. Çünkü aşırı soğuktur.
♦ Her yere hafif ama etkili battaniyeyle gidebilirsin. Çünkü soğukla baş edebilmenin tek yolu bu.
"Her yer"e ofis de dahil.
♦ Neresi olduğu fark etmez, girdiğin mekanda ısı kaynağına göre pozisyon alırsın.
Bir ülke için jeopolitik konum neyse bu senin için odur. Çünkü strateji.
♦ Stratejin işe yaramazsa, yanında kendi ısıtıcını taşırsın.
Böylece her mekan daha katlanılır bir hale geliyor, biliyoruz.
♦ Senin olduğun yerde; biri sıcaklığı fazla bulup düşürmek isterse bunu kişisel alırsın.
Hatta saldırıya uğramış gibi hissedersin.
♦ Bulunduğun yerde klima kullanılmaması için kampanya başlatırsın. Mevsim tabii ki fark etmez.
Hatta insanı hasta eden bu klimalar yüzünden yaz mevsiminin tadını çıkaramadığını düşünürsün.
♦ Kışın geldiğini fark ettiğin an, her daim sıcak olan bir yerlere taşınmanın hayalini kurarsın.
Tropik bir ada mesela...
♦ Serinlik hissedilmeye başladığı an termal içliklerini giymeye başlarsın.
Hareketlerini kısıtlasa da her şeyin içine giymeye yeminlisindir.
♦ Bedenin için de bir şeyler yaparsın tabii, mesela: Üç kat giyinmek!
♦ Yatağa girerken çoraplarını çıkaracak değilsindir.
Ancak yorganın altında yeterince ısındığında emin olunca çoraplarına veda edebilirsin. Bu hissin yeri de ayrıdır.
♦ Sıcak içeceğin daima ellerinin arasında olsun istersin. Özellikle yürüyorsan yola adım atar atmaz sıcak bir şeyler satın alırsın.
♦ Kıyafetlerin kumaşından çalıp üşümene sebep olacak her türlü moda trendine karşı çıkarsın.
♦ Kış boyunca göz zevkini bir kenara bırakıp vücudunu sıcak tutmaya bakarsın.
6 kazak üst üste giymen gerekiyorsa giyersin.
Nedir yani?
♦ Restoranda kapı yanına oturmaktansa aç kalırsın.
♦ Ayak parmaklarını kıpırdatıp, ayaklarını sürekli hareket ettirerek biraz ısınmalarını sağlarsın.
Kan akışı önemlidir.
♦ Evden çıkmaktan elinden geldiğince uzak durursun. Çünkü soğuğa maruz kalmaya ne gerek var?
Evden çıkmaktan elinden geldiğince uzak durursun. Çünkü soğuğa maruz kalmaya ne gerek var?
♦ O kadar da soğuk değil yaa, diye bıdı bıdı edenlere öldürücü bakışlar atarsın.
Senin damarlarındaki kan bile buz tutarken bu ne cüret?! onedio.com
MEYHANECİ
Osman adında bir adamın bir meyhanesi varmış. Osman, meyhaneyi saat 18 ile gece 24'e kadar çalıştırırmış. Osman bir gün meyhaneyi kapatıp evinin yolunu tutmuş.
Evine geldiğinde yorgunluktan hemen yatmış.
Aradan kısa bir süre sonra telefon çalmış.
Osman bu saatte ne var diye hayıflanarak telefonu açmak için kalkmış ve salonun yolunu tutmuş. Telefonu açmış karşısında bir sarhoş...
- Meyhaneci meyhaneci meyhaneci saat kaçta açacaksın?...
-Ya kardeşim yeni kapattım ne açması ya....
Kızgın bir şekilde yatmaya giden meyhaneci uyuduktan kısa bir sure sonra tekrar telefonla uyandırılır. Telefonu açar aynı sarhoş aynı muhabbet. Meyhaneci bu duruma çok bozulmuştur.
Telefon bir kez daha çalar… -Aloooooooo -ALOOO MEYHANECİİİ !
-Ne var ne arıyorsun?
-Meyhanecii meyhanecii - Neeeeee -Meyhneyii ne zaaman açacaıksınnn -Sana ne lan sana ne. Ne zaman açarsam açarım sana ne be.
-Meyhaneyii ne zaman açacaksınnn -Ulan açsamda seni içeriye almayacam arama artık.
-Meyhaneci ben içeri değil dıışarı çıkmakk istiyorum yaauu...
ALKIŞLIYORUM
Elinde yeni bir pantolonla deneme kabinine giren bir ben, pantolon üzerime olmayınca kendi pantolonumu giyip dışarı çıktığımda, ''Bu ne be, bir şeye benzememiş. Hadi çıkar da gidelim artık.'' diyen bir de kocam var.