İki ucu çoklu değnek.
Eğer kız arkadaşlarınızla tanıştırmazsanız şu tarz sorularla karşılaşabilirsiniz;
- Beni niye arkadaşlarınla tanıştır mıyorsun? - Benden utanıyor musun? - İki insan yüzü görelim Robinson Crues ile Cuma gibi olduk aylardır.
- Benden sakladığın bi şey mi var?
Eee belli bir süre sonra beyin loblarınız yanacağı için arkadaş ortamına sokma kararı alınır. Alınır alınmasına ama potansiyel tehlikeyi biliyorsunuzdur.
Hadi senin sevgilin sevdi diyelim ki öyle bir şey yok.
Kankalar sevecek mi? Zaten arızaya bağlıyorlar.
-Vaay olum artık yüzünü gören cennetlik.
Artık randevu alacağız beyefendiden gibi iğneyi carttanadak sokan arkadaşların var.
"Ya kardeşim ben bir erkeğim. Hep mi sap dolaşacağız? Ya sizinle niye takılıyom yıllardır zaten takılıyorum. Tamam size zaman ayıracağım ama bi laf sokmayın daha" diyemiyorsunuz. Çünkü muhtaçsınız.
Kız ile aran kötü olursa takılacağın adamlar onlar.
İkinci evre tanıştırma evresidir ki en stresli noktadır yine dişicandan şöyle tepkiler alırsınız.
- O Sinan denen şerefsizi hiç sevmedim.
-Şu Emre denen ne zampara herif ya o seni de yoldan çıkarır demedi deme.
- Sercan denen ayı tam bir odun maç maç nereye kadar.
Bu tanıştırmaların erkek arkadaşlar kısmı. Bir de dişicanı kız arkadaşlarla tanıştırma durumu var ki daha beter - Ebru denen kız hafif meşrep değil mi sence de.
- O kız sana niye imalı imalı baktı.
- Merve ile bir geçmişiniz var, yok yok benden kaçmaz yumurtla çabuk.
- O kız ile bi daha görüşmeni istemiyorum.
Bitti!
-Ben mi güzelim o mu?
HESAP
Cebinde meteliği yoktu.
Bir lokantanın önünde durdu, gözü vitrinde bir levhaya takıldı: "Girin ve istediğinizi yiyin.
Hesabınızı torununuz ödesin." Adam: "Tam bana göre!" diye mırıldanarak içeri daldı.
Havyar, ıstakoz, karides, kuzu pirzolası...
Doyduğu halde ne varsa söyledi.
Yemeği bitirince çıkmak üzere hazırlandı.
Fakat garson yetişip, hesap pusulasını burnuna dayamasın mı?
Hem de tuzlu bir hesap...
"Ama" diye derhal itiraz etti bizimki tabii.
"Kapıda hesabınızı torununuz ödesin diye yazmıyor mu?" Garson gayet nazik cevap verdi:
"Yazıyor tabii efendim. Ama bu size takdim ettiğim hesap, sizin büyükbabanızın."
AlkışlıYorum
Büyük marketlerin birinde kasada kuyruktayız.
Birden etrafa kötü bir koku yayılıyor, herkes yüzünü ekşitiyor "Kokunun kaynağı ben değilim" gibilerinden.
Kuyrukta babasıyla bekleyen 8 yaşlarındaki bir veletin "Baba bu kokunun aynısıdan bizim banyoda da vardı..." demesiyle, ortada kırmızı suratlı bir baba ve olayın faili bulunduğu için rahatlayıp tebbessüm eden bizler.