CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Ne zaman evleniyorsun

Eklenme Tarihi 15 Eylül 2014
Meraklı teyze sorusu. Muhtemelen kendi kızları evlenmiş hatta sırf doğurabildiklerini göstermek evlenemeyen ve doğuramayan biri onlar için gariptir, endişe verici bir durum içindedir. Soruya ne cevap verirseniz verin alacağınız tepki 3 saatlik uzun bir nasihat seansına dönüşecektir.
En iyisi topu kısmete atın. Kısmet, kader, yazılmışsa ve hayırlısıysa kelimelerinin sıkça geçtiği bir kolaj yapın. Teyzenin tabi tabi amin amin mırıltıları eşliğinden olduğunuz yerden ayrılın.
Evlendirmeye meraklı teyze sorusudur da aynı zamanda, bu teyzeler için bu soru konuya giriş sorusudur, valla ben 3 çift evlendirdim diyerek konuya girer, elindeki mükemmel eş adaylarından çıkar.
Konuyu annenize devredin sizin yerinize illaki bir cevap verecektir.
Genelde bu çöpçatan yurdum teyzeleri tarafından sanki üstlerine vazifeymiş gibi sorulur. Size düğünlerde bu soruyu yaşlı teyzeler soruyorsa intikam şu şekilde alınır; -Cenazeye gidilir ve teyzenin yanına yaklaşılarak; " ne zaman gidiyorsun?" denilir.
Biliyorum sevgili arkadaşım, bütün kikirdek darısı başına arkadaşların da gelip samimiyetli görünüp aslında altında samimiyetsizce lafı sokup kikiri yaparlar.
Sen keme küm cevaplar verirken onlar küt diye araya girip "Evlenin evlenin de; zaman geçiyor... Sen de artık yaş itibariyle.
Hadi ne zaman. Felan filanlara karaşıp boğuluyorsun. Ama sende irdelemiyor değilsin. O söz kalıplarının altında kek gibi hessedip için burkulmuyor değil.
Aslında bu soru kızlarda daha çok etki yaratır gibi yartsada aslında erkeklere bundan önce bir çok soru gelir; -Ne zaman adam (sünnet) oluyon şerefsiz. (Niye şerefsiz oluyor bu küçük afacanlar anlamış değilim) -Ne zaman askere gidiyorsun lan. (Hayır sen askere gidince vatanı koruyacaksın ya kendini güvende hisseder.) -Ne zaman iş güç sahibi olacan. (ona maaş bağlıyacaksın ya . Hadi annen baban soruyor, sanane be kadın-adam.) Velhasıl kelam bu sorulardan kaçar noktanız bu tür insanlardan kaçmaktır.

Yamyam
Temel köy yolundan şehre ilerlemektedir, karşıdanda Temel'in köyünden biri Temel'e doğru yaklaşmaktadır...
Köylü: Selamun aleyküm Temel.
Temel: Aleyküm selam hocam.
Köylü: Nasılsın inşaallah ?
Temel: İyiyim hocam sen nasılsın ?
Köylü: İyiyim hamdolsun, temel bak sana bir şey anlatacağım.
Temel: Buyur hocam.
Köylü: Temel, sen bir gün öleceksin. sevdiklerin, eşin, dostun seni gömecekler. Yeraltı dünyasının bilinmeyen canlıları senin bedenini yiyecekler ve sen toprağa karışacaksın. sonra bir çiçek olup o toprakta yeşereceksin. İnekler, danalar gelip seni yiyecekler ve gidip kuytu bir köşeye pisleyecekler ve ben o pisliğe bakıp diyeceğim ki, 'Yaaa temel, neydin n´oldun'.
Temel: Peki ben sana bir şey anlatabilir miyim?
Köylü: Buyur Temel.
Temel: Bak, sen bir gün öleceksin. Sevdiklerin, eşin, dostun seni gömecekler. Yeraltı dünyasının bilinmeyen canlıları senin bedenini yiyecekler ve sen toprağa karışacaksın. Sonra bir çiçek olup o toprakta yeşereceksin. İnekler, danalar gelip seni yiyecekler ve gidip kuytu bir köşeye pisleyecekler ve ben o pisliğe bakıp diyeceğim ki; 'Yaaa hocam, hiç değişmemişsin'.

Alkışlı Yorum
Yıl 98, ankara fen lisesi, banyo günü. Öğrencinin biri odasında yalnız ve çıplaktır, fakat etüt saatidir, nöbetçi öğretmen yoklamaya çıkmıştır. Kapıyı açmasıyla çocuğu anadan üryan karşısında bulur, bir an duraksar ve kızarak sorar:

- Evladım, giyiniyor musun soyunuyor musun!?
- Farkeder mi hocam?