CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Misafir odası dönemi

Eklenme Tarihi 28 Kasım 2017
80'lerin sonunda, 90'ların başında çocuk olanların yaşadığı en büyük travmalardan birini sizlere biraz hatırlatmak istedik. İyiliklerinin hoşluklarının yanı sıra muhtemelen her şey gibi bu da 80'lerin sonunda 90'ların başında çocuk olmak şerefine nail olan neslin yaşadığı travmalardan birini içeren dönemdir. Evde salon sürekli kilitli, misafirden misafire açılırdı. Arada salonu temizleyecekleri zaman gizlice peşlerinden girer, o farklı dünyanın havasını iliklerimize kadar solurduk. Evin en geniş odası olan odanın perde, halı, duvar kokusu bile farklıydı. Ortadaki sehpada envayi çeşit kaçak sigara, vitrindeki alakasız yabancı içkiler ve objeler, duvar kağıtları, tablolar vs. sanki bambaşka bir eve gelmişsin gibi hissettirirdi. Sadece bizim evimiz değil, misafirliğe gittiğimiz diğer evlerdeki salonlarda da durumun aynı olduğunu hatırlıyorum. Salona giderken geçilen yerler Bangladeş gibiyken salonun havası bambaşkaydı. Günlerce kapalı kalmış, içinde yaşanmamış olduğu belliydi. Bunca yıldır da neden çocukken ebeveynlere "ulan en geniş oda orada kabak gibi dururken neden mabadımız kadar odada yaşıyoruz?" diye sorgulamadığımı düşünürüm. Nesil olarak biraz maldık galiba, korkardık fazla yorum yapmaya, sorgulamaya. Şimdiki nesil olsa lav silahıyla dalarlar.. Tüplü televizyon, ağır koltuklar, danteller, büyük vitrinler ve havasız bir oda.. Aynı zamanda buz gibi olurdu. Hiçbir zaman içindeki eşyalar tam olarak keşfedilmediği için arada çaktırmadan küçük geziler düzenlenirdi. Neyse ki artık evler küçüldü de bu kafadan kurtuluyoruz yavaş yavaş. Kapıyı açtığın anda soğuk havaya karışmış yeni mobilya kokusunu akla getirmiştir. 90'larda hemen herkesin evinde bu odadan olması ne tuhafmış. Tuhaf ama bir o kadar da çocukluğunda yalnız olmadığını bildiğin o his ne güzelmiş. Kaynak: eksiseyler.com

24 SENE İŞE GİTMEYEN ADAM
Aslında gerçek sorun Hindistan bürokrasisinde. Çünkü, kanunlar çalışanı işten atmayı neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu adam da bu durumdan yararlanmış.
A.K. Verma 1980 yılında girdiği işinde 10 yıl sonra müdür yardımcısı oldu ve bir daha da işe gitmedi.
1990 yılından beri işe gitmeyen adamın yokluğu 24 sene sonra fark edildi ve işine son verildi.
Varna ofis hayatından sıkıldığını ve bu yüzden işe gitmediğini söylese de maaşını almaya devam etti.
Olay, Başbakan Narendra Modi'nin de kulağına gittiğinde kendisi resmen şoka uğradığını ve yasalarda çeşitli değişiklikler yapılması gerektiğini belirtti.

​CHURCHİLL
2. Dünya Savaşı esnasında İngiltere Başbakanı Churchill konuşma yapmak üzere bir taksiye binerek radyoya gitmektedir. Radyoya gelince taksiyi durduran Churchill: "Beni 20-30 dakika bekle tekrar döneceğim" der. Taksici: "Malesef efendim. Ben Başbakanı dinlemek üzere eve gideceğim" cevabı verir. Taksicinin bu duyarlılığından dolayı memnun olan Churchill taksiciye 5 sterlin bahşiş verir. Karanlıkta Churchill'i tanımayan Taksi şöförü: "Başlarım Churchill'i, emrinizdeyim efendim" der!