Çünkü asıl duygu diğer kadınlardan daha güzel olma arzusudur... Yani kıyasıya rekabet aslında kadın-erkek rekabeti değil de acaba kadın kadına rekabet midir? Acaba biz erkekler fasulyeden miyiz? Yani şimdi bazı kadın arkadaşlar hemen "Saçma ya bu ne diyor" diyecek ama düşünün. Okul mezuniyet partisini.
Nasılda diğer kızların ne giyeceğini düşünüyordun. En güzel ben olmalıyım demiyor muydun? Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz.
Mesela saçın ton rengini farkeden bir erkek gördünüz mü?
- Canım bende bir değişiklik farkediyor musun?
- Yine saçını mı boyattın? (Bu cevap otomatik olarak verilir.
Yoksa farkettiği yoktur.) - Evet bir ton daha açtım.
Oysa başka bir kız anında farkedecektir bu olayı. Erkek ise doğru cevabı vererek bir kez daha yırtmıştır. Kız hayır dese başka verecek cevabı yoktur.
Kadınlar diğer kadınlardaki değişikliği hemen fark edebilirler.
Hatta 15 cm'lik bir saç kesimini bile. Hele saç boyanmışsa bu muhabbet iki saati aşar.
Belki de kadınların erkekleri kandırmak için sarfettikleri cümledir. Böylece sübLiminal bir mesajla erkekliği ezme girişimi de olabilir.
Evet kadınlar, kadınlar tarafından beğenilip onaylanmak, takdir görmek istedikleri için giyinirler. Ama aynısını erkekler tarafından beğenilmek için de yaparlar. Aslında bütün bunları tek bir kişinin egosu için yaparlar, kendilerinin. Yani bu doğrultuda 'p' 'q' ise; 'q' bla bladır. Kadınlar da bir tek kendileri için giyinir.
Bana göre tabiki.
ŞEYTANI DÖVEN ADAM
Adamın biri hep şeytanı görmek
istiyormuş ibadeti bütün vs. olan bu adam yıllardır bu merakla yaşıyormuş.
Adama demişler ki ya neden bu kadar görmek istiyorsun ne gör ne de Euzu çek demişler. Adam ısrarlı falan görünce: "Döveceğim bu şeytanı herkesi kandırıyormuş" demiş... Bunu duyan şeytan bir gün adamın karşısına çıkmış; "Ben şeytanım" demiş. Adam da bir tokat patlatmış şeytana. Şeytan şaşırmış adama demiş ki: "Eğer 100 yıl yaşayacağını bilmesem sana yapacağımı bilirdim demiş" ve çekmiş gitmiş....
Bunu duyan adam 100 yıl yaşayacağım diye sevinmiş. "Ömrümün son 10 yılında yaptıklarımı telafi eder evliya bile olurum" demiş.
Gezmiş, tozmuş, yemiş ve içmiş bir gün barda sarhoşken öhööö öhööö diye biri seslenmiş adama;
Adam: Sen kimsin?
- Ben Azrail.
- Ama benim ölmeme daha çok var.
Azrail ise adama döner;
- Sana bunu kim söyledi.
DELİLİKTEN YATIYORUZ
Adamın birisinin arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar. Adam arabayı kenara zor yanaştırır. Sonraki işlem malum... Kriko stepne bijon anahtarı ve tekeri söker. Ama söktüğü 4 adet bijon yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Mazgal açılır gibi değil bijonlar görünmüyor bile. Adam bir sağına bakar bir soluna bakar çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli seslenir; - Ula salak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma bilader lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun. Seni lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen denileni yapar ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir....
- Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim salaklıktan değil !
AlkışlıYorum
Herkes "Madem bu kadar çok seviyordun neden ayrıldın?" diye soruyor. Buradan cevaplıyorum "Beni terk eden biriyle bir dakika bile duramazdım!"O yüzden de ayrıldım."
FEMİNİST TOPLANTISI
Feministler toplanıp bir karar almışlar.
Demişler ki: "Gidip kocamıza diyeceğiz ki, 'Bundan sonra kendi bulaşığını, çamaşırını kendin yıkayacaksın. Ben artık karışmayacağım." Neyse orada bizi Türk bir kadın da varmış tabii. Kararı sırtlamış, memlekete dönmüş. Aradan 6 ay geçince yeni bir toplantı yapmışlar. Başkanları alınan en son kararın uygulama sonuçların sormuş. Alman Kadın: "Gider gitmez kararı hemen kocama bildirdim. Bundan sonra kendi bulaşığını kendin yıkayakcaksın. Ben hiç karışmayacağım dedim. Bir gün birşey göremedim. İkinci birşey göremedim.
Üçüncü gün bir de baktim ki bulaşığı yıkamaya başlamış."
Fransız Kadın: "Gider gitmez kararı hemen kocama bildirdim. Bundan sonra kendi bulaşığını kendin yıkıyakcaksın. Ben hiç karışmayacağım dedim. Bir gün birşey göremedim. İkinci birşey göremedim.
Üçüncü gün bir de baktim ki bulaşığı yıkamaya başlamış."
Sonra sıra bizim Türk kadına gelmiş: "Aldığımız karar icabı gidip kocama bundan sonra bulaşığı benim yıkamayacağımı, o devrin bittiğini, bundan sonra kendisinin yıkaması gerektiğini söyledim. Bir gün birşey göremedim. İkinci gün bir şey göremedim. Üçüncü gün sol gözüm yavaş yavaş görmeye başladı...