* Benim saç kurutma derdim yok neyseki, şükrediyorum halime.
* Benim babamın kirpi gibi saçları vardı.
* Çekicilik beyinden gelir,üzerindeki kıllardan değil.
* Sen kafanı kazıtsan sana yakışmaz.Kafa derin benimki kadar düzgün ve benimki gibi yüz fizyonominisine uygun olmalı.
* Tarihte Japon döğüşçüleri kafalarını kazıtıp daha erkek görünürlermiş...
* Antropolojide zekaya delalet eden kıvrımlı beyine sahip kafa tasları deri yüzeyi,genelde fazla saça müsait olmamaktadır.
* Bir adamın kafasında ya kıl, yada akıl olur.
* Maden olan yerde ot bitmez.....
* Bana yakışıyor. Zaten.
* Erkeklik hormonu fazla salgılanınca saçlar dökülürmüş.
Yani fazla erkekler kel olurmuş.
Ne kadar kellik o kadar ERKEKLİK.
* Tarihe bir bakın bütün büyük adamlar keldir canım..
* İstesem saç ektiririm ama insanın doğal hali daha güzel.
* Bütün saç kozmetikleri para tuzağı..... VAY BE ....
* Bana yakışıyor.
* Zeki kadınlar kelleri çekici buluyor.
KIZILDERİLİ İSMİ
Küçük kızılderili annesine sorar:
- Anne, niçin bütün kızılderililere ilginç isimler konuluyor?
Anne açıklamaya başlar; - Bak oğlum, mesela abin gürlüyen su, abininin dünyaya gelmesi için ana rahmine düşen ilk tohum bir şelalenin altında gerçekleştiği için abine bu isim verildi.
- Ablan ise güzel çiçek, ana rahmine düşen ilk tohum yeni tomurcuklarını açmış bir ağacın altında gerçekleştiği için ona da bu isim verildi.
- Şimdi anladın mı patlak prezervatif, niçin bütün kızılderililerin isimlerinin ilginç olduğunu.
ER KİŞİ
Albayın biri ölmüş cenaze namazı kılınacak. imam efendi er kişi niyetine diye lafa girişince; albayın eşi atlamış hemen "er değildi albaydı o albaydı"...
HEYKEL
Kadın sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve girdiğini duyar.
- Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran. Bu arada adamın her yerine bebek yağı sürer, üzerine de bebe pudrası serper.
- Sakın kımıldama ve heykelmişsin gibi davran!...
- "Bu nedir, hayatım?" diye sorar kocası kapıdan girer girmez.
- O mu? Sadece bir heykel. Smith'ler yatak odaları için bir tane almışlardı. O kadar sevdim ki bir tane de ben ısmarladım... O gece heykel hakkında konuşulmaz; hatta herkes yatana kadar. Gece saat iki gibi koca kalkar ve mutfağa gider, bir kaç dakika sonra da elinde bir sandviç ve bir bira ile geri döner.
- "Al bakalım" der, "bir şeyler ye. Ben 3 gün boyunca Smith'lerde idiyot gibi dikilirken kimse bana bir bardak su bile vermemişti."
TRENDE KAZA
Anne, eve gelen oğlunu görünce çığlığı atar… - Ne oldu oğlum böyle, yüzün gözün yara bere içinde?
- Hiç sorma anne, trenle eve dönerken oldu.
- Tren kaza mı yaptı oğlum?
- Hayır yapmadı, tren tünele girdiğinde kızı yerine babasını öpmüşüm.
- Vah vah…
SARIŞIN
Çankaya yokuşundan inmekte olan kamyon kırmızı ışıkta durunca, yanındaki arabadaki sarışın camını indirir ve bağırır.. "Hey benim adım Ayşe.. Yükünüz dökülüyor, haberiniz olsun.."
Kamyoncu aldırmaz, yeşil yanınca sürer.. öbür kırmızıda sarışın gene yakalar kamyonu.. "Hey, duymadınız.. Ben Ayşe.. Yükünüz yola dökülüyor.."
Kamyoncu gene sürer.. Üçüncü kırmızıda sarışın arabasından fırlar kamyonun camını yumruklar indirtir.. "Yahu ben ayşe.. Yükünüz dökülüyor.."
Kamyoncu kafa sallar ve sürer..
Dördüncü kırmızıda bu defa kamyoncu aşağı iner.. Sarışının arabasına yürür. Camı tıklatır, indirtir.. "Hey" der, "Benim adım da Mehmet.
Ankara'da kış var ve ben tuz kamyonu sürüyorum!.."