"Bir şeyim yok" denildiğinde gerçekten bir şey olmadığının düşünülmemesi.
"Bir şey mi oldu?" sorusunun otomatik refleksle sorulması.
"Neyin var?" sorusuna "Hiç" cevabından sonra ısrarla devam edilmesi.
"Ben böyleyim" cümlesinin her davranış için kalkan olarak kullanılmaması.
Doğum günü, yıldönümü, tanışma tarihi gibi günlerin takvimde değil, hafızada tutulması.
"Fark etmez" denildiğinde yanlış seçimin yapılmaması.
"Bir dakika" deyip 45 dakikada dönülmemesi.
Telefona bakarken duyulan sessizliğin cevap yerine geçmemesi.
"Ama sen de…" ile başlayan savunma cümlelerinin iptal edilmesi.
Duygusal bir an anlatılırken çözüm değil, dinleme modu açılması.
"Ben sana söylemiştim" cümlesinin yüzde 90 haklı çıkması ama yine de söylenmemesi.
Tartışma sonrası ilk mesajı her zaman kadının atmaması.
"Abartıyorsun" kelimesinin sözlükten silinmesi.
"Tamam" denildiğinde gerçekten TAMAM sanılmaması.
"Bir şey almayacağım" denince bunun geçici bir ruh hali olduğunun bilinmesi.
Birlikte izlenen dizide bölümü onsuz izlememek.
"Çok mu kilo aldım?" sorusuna hayatta kalmayı sağlayan cevap verilmesi.
"Nasıl olmuş?" sorusuna "Güzel" dışında detaylı analiz yapılması.
Tartışmada susulunca "Oh kazandım" hissine kapılmamak.
"Beni anlıyor musun?" sorusuna gerçekten anlamaya çalışarak cevap verilmesi.
Arkadaş ortamında eşle ilgili "komik" hikâyelerin anlatılmaması.
Plan yapılırken "Bakacağız"ın belirsizlik anlamına geldiğinin kabul edilmesi.
Romantik jestlerin sadece kavga sonrası değil, durup dururken de yapılması.
"Haklısın" cümlesinin efsanevi ama mümkün olduğunun bilinmesi.
Ve en önemlisi: "Ben senin yanındayım" cümlesinin lafta kalmaması.
ÖZET: Kadınlar evlilikten prens değil; 4 İlgi, 4 Dinlenmek, 4 Hatırlanmak, 4 Anlaşıldığını hissetmek ister...
ERKEKLERİN EVLİLİKTEN BEKLENTİLERİ
"Ne düşünüyorsun?" sorusuna "Hiçbir şey" cevabının gerçekten kabul edilmesi.
"Bir şey mi oldu?" denince "Yok" cevabının dosyayı kapatması.
Tartışmalırın"Geçen sene de böyleydi" diye arşivden açılmaması.
Kumandanın ev içinde kendi başına göç etmemesi.
"Ben bir şey demiyorum" cümlesinin sessiz tehdit içermemesi.
Arkadaşlara çıkınca konum paylaşma zorunluluğunun kaldırılması.
"Ne yemek istersin?" sorusuna "Fark etmez" deyince hayatının en yanlış cevabını vermemiş olmak.
"Ben kızmadım" denirken ses tonunun mahkeme kararı gibi olmaması.
Televizyon karşısında uyuyakalınca "Az önce ne anlattım?" sınavına girmemek.
Eve geç gelince savcı gibi sorgulanmamak.
"Alışverişe bir girip çıkacağız"ın 3 saatlik belgesel olmaması.
Erkek arkadaş grubunun "tehlikeli örgüt" gibi görülmemesi.
"Annem böyle yapardı" cümlesinin kırmızı alarm olarak kullanılmaması.
Doğum günü hediyesinden sonra "Ama ben aslında…" diye başlayan pişmanlık monoloğu gelmemesi.
Sessiz kalınca trip, konuşunca suçlu olmamak.
"Bir şey almayacağım" denilen alışverişten 3 poşetle çıkılmaması.
"Sen bilirsin" cümlesinin sonradan delil olarak sunulmaması.
Telefona bakınca "Kime yazıyorsun?" sorgusuna alınmamak.
"Ben sana kızmadım" ile "Ben sana kırıldım" arasındaki farkın açıklanması.
Hafta sonu planının son dakika güncellenmemesi.
Maç izlerken tam pozisyonda soru sorulmaması.
"Hadi çıkıyoruz" denildikten sonra en az 40 dakika beklememek.
Tartışma sonrası barışın tatlıyla garanti altına alınması.
"Bu konu kapandı" denilen konunun kapanması.
Evliliğin sonunda "İyi ki evlenmişiz" cümlesinin en az ayda bir duyulması.