KELİME KONTENJANI
Kadın: Günlük ortalama 25-30 bin kelime… Yani küçük bir kitap yazar gibi.
Erkek: Maksimum 10 bin kelime, o da genelde "hmm", "he", "bakarız" gibi kelimelerle dolu.
KONUŞMA BAŞLATMA YETENEĞİ
Kadın: Her durumda konuşabilir. Sessizlik? Asla!
Erkek: Biri konuyu açmazsa, ömrü boyunca susabilir.
KONU YELPAZESİ
Kadın: Aynı anda hem arkadaşıyla tartışır, hem pastacıya sipariş verir, hem de kocanın ruhunu analiz eder.
Erkek: "Maç nasıldı?", "Bu arabayı kaç almışlar?", "Yemek hazır mı?"
DETAY SEVİYESİ
Kadın: Olayı yaşarken bile anlatmaya başlar. Renk, ortam ışığı, fondaki şarkı bile dahil.
Erkek: "Bir şey oldu ama hatırlamıyorum tam..." seviyesinde.
TARTIŞMA HAFIZASI
Kadın: 2014'te tartışılan konunun tarihini, saatini, senin ne giydiğini hatırlar.
Erkek: "O tartışma mı olmuştu ya?"
TELEFONLA GÖRÜŞME PERFORMANSI
Kadın: 1 saat konuşur, kapatırken: "Dur bi' de şunu anlatayım…" Erkek: "Alo… He… Tamam… Hadi bye." (Tam 17 saniye.)
UYKUDAN ÖNCE SON KONUŞMA
Kadın: "Hadi uyuyalım" dedikten sonra 45 dakika ruhsal durum analiz eder.
Erkek: "Hadi yatalım" der, 12 saniyede horlamaya başlar.
DEDİKODU GÜCÜ
Kadın: Kişiyi tanımasa bile üçüncü derece kuzeninin boşanma sürecini yorumlayabilir.
Erkek: Tanıdığı biri boşanır, "Boşanmış galiba" der geçer.
SESSİZLİĞE TEPKİ
Kadın: Sessizlik = 'Kesin bir şey var!' düşüncesiyle sorgu başlatılır.
Erkek: Sessizlik güzeldir.
Hatta hayatın ödülüdür.
KONU BİTİRME BECERİSİ
Kadın: Bitmez. "Dur son bir şey daha" cümlesiyle 5 ek hikâye gelir.
Erkek: "O iş ne oldu?" diye sorarsın. "Hallettik" der. Bitti.
ARKADAŞ SOHBETİ SÜRESİ
Kadın: "Bir kahve içip gelirim" der, 4 saat sonra gelir, o 4 saati sana tekrar anlatır.
Erkek: "Görüştük" der. Ne konuştular? Allah bilir.
ÇENE ŞARJI
Kadın: Sabah başlar, geceye kadar full kapasite. Çene 7/24 açık ofis.
Erkek: 2 saatlik aile ziyaretinden sonra bile "Yoruldum" diyebilir...
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Evet, kulağa biraz tuhaf geliyor ama gerçek: Kış uykusundayken kaplumbağalar burunlarından değil, "kloak" denen o meşhur popo kapısından nefes alıyorlar. Yani, öyle derin nefes alma işleri yok; suyun dibinde saatlerce, hatta aylarca kalırken, popolarındaki özel damarlarla suyun içindeki oksijeni çekip içlerine çekiyorlar. Düşünsenize, kış uykusuna yatmış kaplumbağa, "Aman rahatım bozulmasın, hem burundan hem de popodan nefes alayım!" demiyor, işi kolayına kaçıyor! Doğa, yine şaşırtıcı ve biraz da komik bir yöntemle hayatta kalmayı sağlıyor. Yani kaplumbağalar için "popo nefesi" tam bir hayat kurtarıcı!
GÜLÜ YORUM
@Sckekmek Babama bugün toplantıda meyve suyu vermişler.
"Şekerim var içmeyeyim ama evde küçük kızım var ona götüreyim" demiş, almış getirmiş. Küçük (26 yaşındayım).