* Kadın beyni hacim açısından erkek beyninden daha küçük olmasına rağmen, genel kültür ve bilgi birikim konusunda kadınlar erkeklere %3'lük bir fark atmışlardır... Ayıptır söylemesi, bu anlamda çoğu kadının erkeğini bozmamak için bilerek "aptal"ı oynadığı ortaya çıkmış...
* Kadınlar birer "ayaklı radar" dır... Bu yüzden erkekler onlara yalan söylerken çok zorlanır. Kadınlarda "vucut dilini, mimikleri, cümlelerin alt (gizli) anlamlarını algılayabilme" yeteneği erkektekinin 2 katı olarak belirlenmiş... Bu nedenle erkekler "söylediğini anlamıyor" diye hiç bir kadını suçlamamalı, anlaşılamamasının nedenini kendi ifade yetersizliğinde aramalıdır...
* Erkekler bir kadına kur yaparken sesini alçaltıyor, kadınlarsa yükseltiyor...
Bu da erkeklerin o sırada kendilerini ne kadar aciz, kadınların ise ne kadar güçlü ve kendine güvenlerini de tam hissettiklerini gösterir...
* Kadınlar yüksek sesle konuşmayı ve sesli düşünmeyi seviyor (hem de fazlasıyla), erkeklerse her ikisini de içinden yapmayı tercih ediyor... Bu yüzden kadınlar erkekleri "duygusuz bencil yaratıklar" olarak görürken, erkekler de kadınları "sürekli kafa ütüleyen başbelaları" olarak görüyor...
* Kadın, problemlerini birlikte olduğu erkeğe açınca kendini daha rahatlamış hissediyor... Bu yüzden sürekli konuşma çabası içinde... Erkek ise, kadından duymak istediği şeyi duyamayacağını biliyorsa konuya bile girmiyor... Bu yüzden daha çok tv izlemeye ve gazete okumaya odaklanmış durumda... Devamı yarın...
HEMŞİRE HANIM
Bir hastahane. Yoğun bakım odası.
Sabah saatleri. Neşe içinde odaya giren bir hemşire hanım. Ve neşe içinde şakıyan sesi: "Ahmet beyy, Ahmet beyyy bugün keyifler nasıl? Ama küs müyüz canım?" Ahmet beyde ne ses ne nefes.
Hemşire hanım neşeli neşeli gezinmekte.
Dayanamayan hademe bir yandan yeri silerken cevap verir: "Hemişiraanım bu hasta eks olmuş galibaa." Hemşire hanımdan el cevap: "Sus da işine bak senn!" Ve nice sonra hastanın nabzına bakan hanımefendi hayretle bağırır: "Aaa hakkaten..." Bu olayı izleyen diğer hasta olan dayımın bize aktarırken son cümlesi: "Kendimi Türk hademelerine emanet etmek istiyorum."
HİTLER
Hitler ele geçirilen İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans daha tanımak istemiş..
- "Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş.
İngilize sormuş:
- "Titanik kaç yılında battı ?
İngiliz hemen cevap vermiş - "1912"
Hitler İngilizi göndermiş.
Fransıza sormuş bu kez, - "Titanik'te kaç kişi öldü?"
Fransız cevap vermiş - "1050"
- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış.
Ve Yahudi'ye dönmüş:
- "Say lan ölenlerin isimlerini!"
SİGARA
Yaşlı bir öğretmen, Fen Bilgisi dersinde kasları anlatıyordu.Bir ara öğrencilerden birine şu soruyu sordu :
-Şimdi ben boks yapsam hangi kaslar çalışır?
Çocuk sakin sakin cevap verdi :
-İzleyenlerin gülme kasları öğretmenim!
GERÇEK KESİT
Babama tıraş bıçağı almak için marketler zincirinin birindeyim. Hepsi çoklu paket içinde. Bana bir tane lazım. Kasadaki beye soruyorum. Kendime ait var, ondan bir tane vereyim diyerek kasadan ayrılıyor. O gelene kadar bambulu oda kokularını karıştırıyor ve kokluyorum. Kutulardan birini yerine koyarken alt kısmı açılıyor, içindeki dekoratif cam yere düşüp kırılıyor. Utana, sıkıla kırılan parçaları toplarken bir parça elime batıp kanatıyor.
Kasadaki bey tüm kibarlığıyla bırakmamı söylüyor.Kasaya giderken bir müşteriye çarpıp beyaz gömleğine kan bulaştırıyorum.
Islak mendille temizlemeye çalışırken karısı pençelerini göstererek bir atmaca çevikliğiyle yanımızda bitiyor. Kırılan ürünün ve tıraş bıçağının parasını ödemek için kasaya geliyorum. Sabrına hayran olduğum bey ikisi içinde borçlu olmadığımı söylüyor. Israr ediyorum. Güler yüzüyle "Tekrar görüşürüz." diyerek beni uğurluyor. Dünyada böyle kibar insanlar da var; nesli tükenmemiş diye düşüncelerle giderken ayağım burkuluyor.
Kaldırımdan asfalt yola düşmüyor, dizlerimin üzerine gelecek şekilde uçuyorum. Dizlerim kan revan içinde acili boyluyorum. Bu hale gelmek için çok uğraşıp uğraşmadığımı soran doktora her şeyin 10 dakika içinde olduğunu ve hiç uğraşmadığımı söylüyorum gülümseyerek…
AlkışlıYorum
Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!