CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

İş kazasının böylesi

Eklenme Tarihi 10 Ağustos 2015
Bir duvarcı ustasının şantiyede yazdığı mektup: Sayın şantiye şefim; İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur:
Bildiğiniz gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.
Aşağıya indim, bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım ve ardından altıncı kata çıktım. İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım.
Bütün tuğlaları varile doldurdum.
Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık 70 kiloyum. 250 kilogram varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti.
Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim. Ben yukarı çıkarken yolun yarısında, aşağı inmekte olan tuğla dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum. Tam yukar ı çıkınca, iki parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı; Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı.
Varil hafifleyince, bu sefer ben aşağı inmeye varil ise yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık!..
Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.
Yere inince can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Bu sefer de başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm!...
Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum. Gözümü hastanede açtım...

YAŞLI
Apartmandaki kadınlar birbirine girmiş, olay mahkemeye yansımış. Kadınlar duruşma salonunda birbirlerine bağırmaya devam edince, susun!.. diye Bağırmış hakim, hep bir ağızdan konuşmayın! ilk önce en yaşlınızı dinlemek istiyorum.?Duruşma salonu olması gereken sessizliğe bürünmüş...

KIZ İSTEME
Temel oğluna kız istemeye gitmiş... Müstakbel dünür sormuş ; eee oğlumuzun içkisi, sigarası, kumarı yok inşallah... Temel: Valla hepsi var. Bir tek eşi eksik , onu da alıp gidecuk...

CİDDİ Mİ - ŞAKA MI?
Adamın biri Temeli'n ensesine sağlam bir tokat indirir.
Temel öfkeyle ayağa kalkar: "Sen ciddi misin yoksa bu şaka mı?"
Adam: "Yoo ben gayet ciddiyim."
Temel: "Ha ben hiç şaka sevmem de."

ENAYİ
Enayi bir araştırmacı sabır ve dikkatle çalışarak iki fareye acıktıkları zaman burunları ile bir zile basmayı öğretti. Üç gün sonra bu farelerden biri diğerine şöyle diyordu: "Enayiyi amma alıştırdık yahu... Her zile basışımızda peynir veriyor"

SARIŞIN
Plajda iki saattir bir sarışın denize bakmaktadır.
Bunu gören görevli yaklaşarak ne olduğunu sorar.
- Mükemmel, kocam ilk defa dün yüzme öğrenmeğe başladı, maşallah bugün iki saat dalabiliyor.

KAZA
Bir araba yaşli Temel'e çarpar. Arabanin soförü bağırır, "Suç sende ben 20 yıllık soförüm!.." Temel karşılık verir "Pen de 80 yildir yüreyrum!"

AlkışlıYorum
Bir alkış da kulaklık kulağına girmeyince, kulaklığın üzerindeki "L" harfini kastederek:"Bu large ya kulağıma büyük geliyor" diyen oldukça esmer arkadaşa gelsin.

Hesapta yokken:)
Amerika'da, müebbet hapis cezasına çarptırılan bi adam, sabah akşam hapishaneden kaçmanın yollarını düşünüyormuş. Bi gün bahçede volta atarken gardiyanların bi tabutu cenaze arabasına yüklediğini görünce nihayet aylardır aradığı fikri oracıkta bulmuş. Burası büyük bi cezaevi olduğu için her hafta mutlaka 2-3 kişi Tanrı'nın rahmetine kavuşuyormuş. Mahkum, gardiyanlardan birine, cenaze olduğu bi gün tabuta konularak kaçırılması karşılığında epey yüklüce para teklif etmiş. Gardiyan korktuğundan başta biraz mızırdanmış ama sonra paranın cazibesine kapılıp kabul etmiş. Gardiyan adama, gece cenazelerin bekletildiği yerin anahtarından yaptırıp vermiş. İlk cenazede adam tabutun içine girecekmiş. Cenaze defnedildikten sonra da, gece gardiyan gelip adamı mezardan çıkaracakmış. Plan aynen uygulamaya konmuş. Kaçma ateşiyle yanıp kavrulan mahkum ölüye aldırmadan sıkış tepiş tabutun içine girmiş. Sabah da gardiyanlar tabutu cenaze arabasına yüklemişler ve mezarlığa götürüp laf olsun diye yapılan bir dini törenle gömmüşler. Mahkum tabutun içinde sabırsızlanarak gardiyanın gelip onu çıkarmasını bekliyormuş. Epey vakit geçtiği halde gelen giden olmayınca biraz biraz endişelenmeye başlamış. Bayağı bi zaman geçip de hala gelen olmayınca bizimki hafiften tırsmaya başlamış. "Acaba kendim çıkabilir miyim?" diyerek etrafı araştırmak istemiş. Cebinden zar zor çakmağını çıkarıp yakmış. Tabutun üstünü incelerken gözü bi an yanındaki ölüye takılmış. Ve o an donup kalmış! Yanındaki
ceset anlaşmayı yaptığı gardiyanmış...!