CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Hesabı erkekler öder adamları

Eklenme Tarihi 03 Aralık 2017
Parası olan ödesin kardeşim!
Cevabını yapıştırıp, hızla mevzuya makas atıyorum.
İnsanların genel düşüncesi, hesabı erkek ödemeli oluyor.
Kadınları bilmem ama erkekler ilk buluşma öncesinde evde ince planlar yapmaktadırlar!
Parayı şu cebime koyayım, kartı hazırda tutayım, hesap geldiğinde şimşek gibi öderim.
Hatun ne olduğunu bile anlamaz!
Çünkü hesap ödemek, ona bir erkek olarak atalarından miras kalmıştır ve bu geleneği kimsenin bozmasına izin vermeyecektir.
Hele ki bu kişi, tanışmak için ecel teri döktüğü gözünün nuru hatunuysa!
Ona nasıl hesap ödetebilir ki?
Sonra ne düşünür kız kendisi hakkında?
Fakir mi der acep yoksa cimri mi? Aman Allah yazdıysa bozsun! Hayali bile korkutucu...
Giyinip çıkar evden tüm fiyakasıyla ve olanca hızıyla delikanlı...
Ne yapıp etmeli ama o hesabı, üzerine düştüğü gibi hakkıyla ödemelidir. Ne hikayeler duymuştur bu konu hakkında;
Hesabı kız arkadaşına ödettiği için ikinci buluşmaya hak kazanamayanlar mı, cimri diye adı çıkanlar mı, arkadaş ortamında madara olanlar mı? Basireti bağlananları saymıyorum bile! Neler neler...
Nihayet buluşur kız arkadaşıyla ve mekana otururlar.
Siparişler verilir, yemeğin yanına salata niyetine, üzerinden acemilik, heyecan ve utangaçlı sözler akan sohbet kurulur.
Oğlan kızın gözlerini, kız oğlanın sözlerini ezberler...
Hesap mı? Hesap kimin umrunda ki artık? İki gönül bir olunca...
Hesap ödemek ilişkilerin en gereksiz muhabbetidir. Bunun derdine düşmeyin. Bırakın o ödesin, bıraksın siz ödeyin. Ne fark eder ki? İlişkinin tadını maddiyat kaçırır. Ağzınızın tadının bozulmasına asla izin vermeyin. kizlarsoruyor/sinirlibiber

​MÜKEMMEL
Olayımız Sarıyer-Taksim minibüslerinde geçmekte...
Kravatlı, düzgün giyimli bir adam inmek için ayağa kalkar:
- Şöför Bey!
Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (Herkes kopar) Minibüs sağa yanaşır. Şöför:
- Tabi buyurun.
Size layık değil ama... (Bu sefer daha beter)

​JOKEY
Üç arkadaş, üçü de birbirinin canı. Tek sorun yaşlarının artık fazlaca kemale erip, eşlerinin pek de genç olması.
Günlerden bir gün biri diğerlerine:
- Beyler benim keyfim çok kaçık.
Karım beni aldatıyor galiba.
Üstelik de bir marangozla.
- Olmaz öyle şey, sen içini ferah tut, bizimkiler aldatmaaz... Ama nerden anladın?
- Karyolanın altında hep tahta talaşları görüyorum.
Derken ikincisi de karısından kuşkulanmaya başlar. Onun takıntısı da bir boyacı.
Kuşkularının ana sebebi de karyolanın çevresindeki farklı renklerdeki çizikler ve üstüne üstlük bulunan iki adet fırça kılı.
Aradan zaman geçer ve nihayet üçüncüsü utana sıkıla derdini döker ortaya.
- Arkadaşlar benim derdim hepinizden büyük, üstelik tam bir felaket. Karım beni aylardır bir at ile aldatıyor.
Diğerleri:
- Saçmalama lan olmaz öyle şey!
- Nasıl olmaz?
Ne zaman karyolanın altına baksam hep aynı jokeyi görüyorum.