CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Güzel olmanın dezavantajları

Eklenme Tarihi 12 Mart 2014
Bir kadınsanız, isteyeceğiniz en iyi dilek sanırım güzellik olurdu. Peki çok güzel olmanın avantajları varken dezavantajları yok mu? Düşünün masallardaki prensesler hep sıkıntı yaşıyor. Misal Pamuk Prenses güzelliği yüzünden az kalsın tahtalı köyü boyluyormuş. Sinderella üvey kız kardeşlerinden neler çekti be... Neyse gerçek hayata dönelim. Güzel kadın olmanan dezavantajları var mı? Bir bakalım.
Her ortama girdiğinizde ilgi odağı sizsinizdir. Hele ki erkekler tarafından timsah bakışları ile izlenirsiniz.
Hareketlerinizle, kurduğunuz cümlelerle, bu cümlelere seçtiğiniz kelimelerle, giydiğiniz kıyafetinizle, saçınıza taktığınız tokanızla, yürüyüşünüzle, gülüşünüzle...
İnsanlar size sürekli güzelliğinizden bahsederken, siz güzelliğinize odaklanıp, kendinizi birçok alanda gelişmekten mahrum bırakırsınız ve bunun sonucu olarak az biraz genel kültür gerektiren bir muhabbet esnasında, muhabbetin içine edip, "Güzeller aptaldır" damgasını alnınınızın çatısına yersiniz.
Hiçbir zaman güvenebileceğiniz arkadaşınız olmaz. Kız arkadaşlarınızla dışarı çıkarsınız, alışverişe gidersiniz, gittiğiniz yerde hep siz konuşulursunuz ve kız arkadaşlarınız belli bir zaman sonra sizi kıskanmaya, size sinir olmaya başlar.
Yüzünüze gülüp arkanızdan açığınızı arayıp sizi küçük düşürmeye çalışırlar. Fitnat bu kızlar ne yapacaksın arkadaşım. Kıskanççç.
Erkek arkadaşlarınız ise size hep yakındır, her seyinizi anlatırsınız, kıskanıcak bir şeyi yoktur. Sonra bir gün gelip, kız arkadaşınızdan ayrıldığını, sizin için ayrıldığını, sizi sevdiğini söyleyip aşkını ilan eder. İşte o an ne yapacağınızı bilemezsiniz. O da yoktur artık sizin için, yalnızlığınızla kalırsınız. Artık insanlara hep sahte davranmaya başlar, üzgün olsanız bile belli etmeyip hep gülersiniz.
Çoğu zaman sevgilisi olmayan ve bundan hiçbir erkeğin haberdar olmadığı gruptan olursunuz. Neden mi? Şöyle ki:
Erkekler olağanüstü güzel kızlara ya "Bu kızın kesin erkek akadaşı vardır" ya da "Oğlum bu kız bana mı bakacak" diyerek yaklaşamazlar. Bu caydırıcı iki cümleden sıyrılıp süzülen bir avuç erkek de, güzel kızın "O muhteşem beyaz atlı prens" kriterine uymadığı için muhtemelen red cevabını alır. Çok yazık!
Veeee bir gün seversiniz deli gibi. Bir prensiniz vardır. Ama her dışarı çıktığınızda insanların sizi süzmesi, size laf atması onu rahatsız eder. Bu duruma sizin sebep olduğunuzu söyleyip size karşı kırıcı olmaya başlar. Açıklamaya çalışırsınız ama anlamaz ve yine yalnızsınızdır.
Kimsenin umurunda değildir sizin iyi insan olup olmadığınız, sevip
sevmediğiniz... Çünkü siz güzelsinizdir.

***
Sarışın fıkrası
Kör bir adam yanlışlıkla bayanlar barına girer. Bara doğru ilerler ve bir içki ısmarlar. Biraz oturup, içkisini yudumladıktan sonra barmene seslenir: "Hey, bir sarışın fıkrası duymak ister misin?" Birden bar, bomba düşmüş gibi sessizleşir. Kör adamın yanında oturan kadın, tok bir sesle: "Hey bayım" der, "Bu fıkrayı anlatmadan önce bilmeniz gereken beş şey var.
Birincisi, barmen sarışın bir kız.
İkincisi kapı görevlisi sarışın bir kadın. Üçüncüsü, ben 1.90 boyunda karatede siyah kuşaklı bir sarışınım.
Dördüncüsü, sağınızda oturan kadın profesyonel bir halterci ve sarışın. Beşincisi, benim yanımda oturan kadın profesyonel güreşçi ve sarışın.
Yine de bu fıkrayı anlatmak istiyor musunuz?" Kör adam birkaç saniye düşünür, sonra başını sallar: "Hayır, hiç sanmıyorum. Beş defa
anlatamam."

***
Alkışlı Yorum
Okuyucumuz İbrahim Sarıoğlu'nun bizimle paylaştığı bir anısı: Kardeşim arabasını satmak için verdiği ilandan dolayı arayan alıcıyla girdikleri sohbet bi anda ortamı gülme krizine soktu..
Alıcı: Arabanın nesi var.
Kardeşim: Valla abiii arabanın lastiği var, kapısı var, koltukları var, dümeni teyibi var, var işte bir şeyleri gelip bakman lazım...
Biz hala gülmekteyiz :))