Duyguların esiri olmayı reddeden, sezgi hususunda sınıfta kalan, kendilerini yormama üzerine kurulu bir düşünce sistemidir erkek mantığı.
Çok düz ve basit bir mantıktır, olmuş veya olmamış hatta olmayacak bir olay için yüzlerce senaryo üretip kankilerle tartışmak, akıl hocaları bulmak, misilleme yapmak, bir sözden binlerce farklı mana çıkarmak yoktur erkeklerde. Serdar Ortaç'ın şarkısında dediği gibi, "Kafayı yormam, sonuna bakmam, ben adam olmam" modunda çalışır.
Erkekteki mantık, 2+2=4 matematiksel modellerin, duygusallıkta da işleyebileceğine inanan mantıktır.
Fakat kadınlarda bazen sonuç 5 olabiliyor ve bunun yıllarca nasıl olduğunu idrak etmeye çalışır erkek mantığı.
Kadınlar olayları kendi çetrefilli mantıklarıyla anlamaya calıştıkları için bazen binbir türlü mana çıkartırlar.
Oysa ki bu mantığa yaklaşım dümdüz dolandırmadan, altta mana aramadan olmalıdır ki erkeklerin, "Yahu ben onu mu dedim" feryatlarıyla karşılaşılmasın.
Şöyle ki; kadın: Aşkımm, İstanbul'a geliyorum seni görmeye...
Erkek: Aaaaaa süper, çok sevindim lalaylom zart zurt. Eee peki ne kadar kalacaksın? (bu sadece meraktan sorulmuş bir sorudur.) Kadın: Daha gelmeden göndermenin planlarını mı yapıyosun, ne bileyim kaç gün kalıcam. Bir işin mi vardı benden daha önemli, zaten her şey hödö hödö...
Erkek: Yahu ben onu mu dedim!!!
Erkek mantığı bilgisayarı kasmayan virüs programı gibidir. Yakala virüsü, sil, yat aşağı.
Yok o virüsü kim gönderdi, niye gönderdi, nasıl gönderdi? Eğer virüs yoksa niye bana virüs göndermiyorlar tarzı çalışıp devreleri yakmaz.
Mesela - Kim var içeride? - Hangi içeride? Bu mantığa göre soruya soruyla cevap verilir.
Soru da soru olsa bari!
Panik anında ise "Hangi içeride?", "Kız, ne ya?", "Masa kim?" gibi anlaşılması güç sorular sormaları garipsenmemelidir.
(Bkz aşağıdaki fıkra)
ADAMAKILLI MANTIK
En asil erkeklerin mantığıdır.
Şöyle ki; genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve bir türlü hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir test yapmaya karar verdi.
Her birine 1000 dolar verdi ve "Bu parayı istediğiniz gibi harcayın" dedi.
Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde şöyle dedi: "Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum!"
İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini, en sevdiği türden bir sürü video cd ve bir ay yetecek bira ile geri geldi ve şöyle dedi: "Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacağım."
Üçüncü kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı, kısa bir süre içerisinde para kendini ikiye katladı ve bu parayı da çeşitli yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek şöyle dedi: "Bana verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni seviyorum!" Dördüncü kız arkadaşı da bu paranın bir kısmıyla bir sürü kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı.Genç adama geri gelerek şöyle dedi: "Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için bir sürü kitap aldım, diğer kısmıyla da senin adına fakirlere yemek dağıttım." Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti. Karar vermek için epey bir süre düşündü, düşündü, düşündü... En sonunda büyük göğüslü olanla evlenmeye karar verdi.