CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Dozer aşkımız

Eklenme Tarihi 01 Ekim 2015
Nerede bir dozer, nerede bir greyder, nerede bir kepçe oturup saatlerce izleyen insan modelidir. Bu adam Transformers olduğu için makinalara karşı inanılmaz bir ilgi ve alaka duyar. Yolun kenarında çalışma vardır, dozerler "biip biip biip" sesleri eşliginde bir ileri, bir geri giderek toprak, kum, çakıl benzeri muhimmatı oradan oraya taşırlar ne bilim kamyonların arkasina dökerler felan. Kaldırımdan geçen eleman da oturur bu makinaları film izler gibi izler. Neyini izliyo onu da çözmüş değilim. Çocuklarına bu kadar ilgi gösterse alim olur çocuklar Allah'ıma. Genellikle elleri arkada bağlayarak, yakılan sigarayı baş parmak ve işaret parmağı arasına (yumiyum yer gibi) yerleştirerek ve "vayy anasını... Teehh tehhh..." bakışı atılarak gerçekleştirilen eylem. Bunun yanı sıra yurdum insanı yardım etmeyi sever. Bu sebeple vinç, dozer falan kullananlar, işlerine müdahale edilme ihtimali olduğunu bilmelidirler. Dozer izleyen adamdan o an için zarar gelme. Yani tam o anda nasıl bir masumiyetse, dünyanın en şerefsizi bile olsa, o anda dünyanın en masumiyetine sahiptir. Sosyolojik bir araştırmayı kesin surette gerektiren durum. Büyük insaat cukurlarinda gün boyu bi o tarafa bir bu tarafa çalışan dozerleri izleyen insanların ait oldukları sosyal sınıf, sosyo-ekonomik durum, dikizleme sebepleri falan mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır. Hangimizin dozer izleme hususunda zaafı yok? Nerde bi hafriyat çalışması görsem durup kilitlenirim ben. O paletli kocaman kepçelerin yıkıcılığına hayranlık duyarım? Şaşarım? Jcb operatörünün cool tavrına hasta olurum? "Ulan benim olacak ki o dozer ey yavrum ey" derim? Yıllarla yapılacak işlemlerin dozer, greyder vesair aletlerde daha kısa zamanda yapılmasının takdirle izlenmesi durumudur. İzleyen kişi kendini kepçenin yerine koyar ve kepçeyi kendisiyle kıyaslar. "Ben olsam şu kadar zamanda kazardım" tarzı düşüncelere dalar. Saatler nasıl geçer farkına bile varmaz. Sonuç olarak dozer bizim aşkımız.



YAPILAMAYAN 3 ŞEY
Dünyada yapılması zor olan 3 şey;
Saç telinizi sayamazsınız
Gözlerinizi sabunla yıkayamazsınız.
Diliniz dışardayken nefes alamazsınız..
Şimdi dilinizi içeri sokabilirsiniz

ZOR OLMUYOR
Bizim Temel'e sormuşlar;
"-Yılın onbir ayını denizde Fadime'den ayrı geçiriyorsun. Sadece bir ay evdesin...
Nasıl dayanıyorsun buna zor olmuyor mu?.. "
-Yoo...Pek zor olmuyor...
Dişini sıkınca bir ay hemen geçiveriyor..

AŞK NEDİR?
Genç kız annesine sorar :
-Aşk nedir anneciğim ?
-Aşk mı? Şey... Aşk söyle bir şeydir kızım, hani mesela çok zengin ve yakışıklı bir adama rastlarsın, seni Venedik'e götürür, mehtapta gondolla gezersiniz, sonra San Marco meydanında güzel bir restoranda harika bir yemek yersiniz, nazik falan, ve arkasından en lüks bir otelde sana şahane bir gece yaşatır. Sonra da, ne bileyim işte, sana güzel bir araba alır, bir daire alır, ya da deniz kıyısında sana bir villa satın alır, elmas gerdanlıklar, altın yüzükler hediye eder, mutluluktan uçarsın adeta, işte aşk böyle bir şeydir kızım...
-Ama anne, peki o heyecanlar, güzel duygular, kalbin küt küt çarpması, ilk buluşma, ilk öpücük,birlikte bişeyleri başarma ,paylaşım... Bunlar yok mu ?
-Ha onlar mı? Kızım onlar bedava hatun ayarlasınlar diye komünistlerin uydurmaları, yok öyle bir şey!..

HELAL OLSUN
- Abi bu ne?
- Paraa!
-Onu biliyoz da bu kadar parayı nerden aldın?
- Banka soydum.
-Abi salak mısın sen helal para kazansana!
- Korkma lan orasını da düşündük elbet adama hakkını helal et yoksa öldürürüm dedim helal olsun dedi.

AlkışlıYorum
Ağır makina fabrikamızda çalışabilecek eleman arıyoruz. Özgeçmişinde; Kullandığınız makinalar sorumuza "hesap makinası" yazan çalışkan işçi adayıma yok mu kocaman bir alkış?

FARE VE DENEY
1. gün : Fare uzun süre Labirentin içinde dolandı ama peyniri bulamadı. IcgüdüLeri zayıf.

3. gün : Olumsuz. Sadece Labirenti değil, odanın hemen her yerini aradı; tüm dolapları, cekmeceLeri, kavanozları karıştırdı. Hatta bir tablonun arkasına ve ceplerime bile baktı. Bu fare tam bir salak.

7. gün : En ufak bir ilerleme yok.
Artık arama isteğini bile kaybetti, telefonla köşedeki büfeden iki karışık tost, bir ayran istemiş. Zekadan böylesine yoksun oluşu deneylerimde yol almamı önlüyor.

18. gün : Zamanla becerilerini geliştirmesi Lazımdı, ama sıfır! Bursa'dan aradı, "kaygılanmamamı, peyniri bulacağını" söyledi. Ona gittikçe peynirden uzaklaştığını anlatmaya çalıştım, ama dinlemedi. Ciddi zeka problemi!

74. gün : Umutsuzluğa kapılıyorum; fare, henüz bir zeka belirtisi gösteremedi. En son Tibet'ten aradı, hayatın anlamı gibisinden bir şey bulduğunu söyledi. Ama peyniri buLamamış ve Artık umurunda da degiLmiş.
Aptal hayvan! Hayallerimden ve kariyerimden geriye küflü peynirler kaldı.

93. GÜN : LABİRENTİN İÇİNE KOYMAYI UNUTTUĞUM için FARENİN PEYNİRİ BULAMADIĞINI FARKETTiM.