CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Canımız babaannelerimiz

Eklenme Tarihi 25 Eylül 2015
Babaannem nişanlısından hamile kaldığını anlayana kadar karnındaki bebek dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey hiç aklına gelmemiş çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.

***
Babaannem tam bir laz kadınıdır.
Her zaman elleri ve ayakları kınalıdır. "Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa (tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der. Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.

***
Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine gittiğimizde ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada namaz kılar. Alışmış olsa gerek, sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza durmuşken biz televizyon izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı: "Velem yuleeedd.... Kanalı değiştirmeeee...
Velem yekunlehu... Ajans başlayacaaak... Kufuven ahad!"

***
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en güzel örnek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not : "Babaannesi aradı dersiniz."

***
Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk.
Brezilya'nın önemli bir atağını yavaş çekim gösteriyorlardı.
Babaannemin söylediklerini aynen yazıyorum: "Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim yavrularımız aslan gibiydi. Yine de elendiler."
Canım babaannem seni çok seviyorum ama teknoloji işte, çocuklar ne yapsın.

***
İlkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n Goblins" oyununu oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken dirilen ölüleri yeniden öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda sürekli Fatiha Suresi'ni okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de sinirlenip terlikle kovalardı.
Tonton babaannemi çok özlüyorum.

***
Babaannem 78 TL vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine sürüp bitirmiş

***
İzmir'deyken televizyonda ismi lazım değil ünlü bir şarkıcıyı seyreden, birkaç gün sonra Ankara'ya döndüğünde televizyonda yine yine aynı şarkıcıya rastlayan babaannemin yorumu:
-Buraya da mı geldi bu zilli?!
Nereye gitsem peşimde!

ENAYİ

Bir yığın sebze yüklenmiş el arabasını kan ter içinde yokuş yukarı çıkarmaya çabalayan manav çırağına acıdı, yardım etti. Güç bela yokuşun başına geldiler. Geniş bir soluk alarak sordu: Oğlum, tek başına bu kadar yükü taşıyamayacağını ustana söylemedin mi?
- Söyledim ama...
- Öyleyse niye taşıttı?
- Sana yardım edecek bir enayi bulunur dedi..

GERİ SAYIM
Geri sayım sen doğduğunda başladı !
Eğer (9) canlı bile olsaydın
En Fazla ( 8 ) kez kaçabilirdin ölümden !
Bil ki (7) düvele sultan dahi olsan
Yerin (6) mekan olacak sana !
En fazla (5) metre kumaş götürebilceksin!
Kapatacaksın (4) açsanda gözlerini !
Bu (3) günlük fani dünyada
Azraile (2) kat fazla yalvarsanda nafile !
Ecel geldiğinde (1) gün öleceksin !
İşte o an her şey (0) dan başlayacak !
Çünkü ölüm bir yok oluş değil
YENİDEN DOĞUŞTUR !!

YÜZÜK
Bizim Trakyalı Atce, cep telefonundan kocasını aramış: A be kaç saat oldu nerdesin aala?
Kocası: Ayatım ani senin çok biyendigin bi yüzük vardı ya... Ani paracığım yoktu da alamamıştım ve "Bi gün bunu sana alcam beya" demiştim ya ani... Atırladın mı? Bu sözleri duyan kadın yumuşamış.
Heyecandan titreyen sesi ile: E eee atırladım tabi aaayatımmmm.atırlamaz olurmuyum?"
Adam da: Aaa işte... Te u kuyumcunun yanındaki kaveede arkadaşlarla kıyaat oynuyüz beya...

FOTOĞRAF
Almanya'da ki Dursun Temel'den hem kendini hem de köyü hatırlatacak bir hatıra fotoğrafı ister. Temel de, Dursun'un çok sevdiği iki ineğinin arasında bir fotoğrafını çektirerek Dursun'a gönderir. Dursun mektubu aldığında fotografın arkasındaki yazıyı okur : "Ortadaki benim!".

AlkışlıYorum
Oğlum babasıyla alışverişe giderken alışveriş listesinin tepesine "Anne" yazmış... Bu aralar seyahatlerimi azaltsam iyi olacak.

FANTAZİ ZEHİR OLDU
İngiltere'de sevgilisini yatağa bağlayan adam kelepçenin anahtarını kaybedince polis ve itfaiye teşkilatı seferber oldu.
Kelepçe açıldı ancak çift de utancından yerin dibine girdi.
Olay anında polis memurlarının telsiz konuşmaları aynen şöyle gelişmiş olmalı.
- Alo memur bey şey bize bir zahmet gelebilirmisiniz. Yatağa sevgilimi kelepçelemişdim de.
-Hemen ekip gönderiyorum adres alayım.
Adres verilir. merkez telsizden anonsu geçer; - Tüm birimlerin dikkatine falanca adrese yakın olan bir ekip filan nolu daireye gitsin.
Sapığın biri sevgilisini yatağa kelepçelemiş.
- Merkez 2118 ben gidiyorum.
- Merkez 2115 ben daha yakınım.
- Merkez 2110 ben varmak üzereyim.
- Merkez 2111 ben geldim.
- Merkez 2107... Merkez 2106... Merkez..... merkez....
-Vav bizim bu kadar ekibimiz var mıydı komserim? komserim nerdesiniz. Yok artık sende mi gittin.