CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Çok sevdiğini belli edersen yanarsın

Eklenme Tarihi 24 Eylül 2015
Bazı erkek kardeşlerimiz sevgi dozajını haylice abartırlar. Hal böyle olunca yelkenler suya iner tabiki.
Sonucunda karşı taraf bu durumu fark ettiğinde işte o yelkenin ipini eline alıp gemici düğümü ile bağlar.
Eee yelken belli bir süre sonra su almaya başlar ve boğulma tehlikesi yaratır. Ama er kişimiz kaybetme korkusunu yaşadığından bazen sadece içindeki göz yaşlarına boğulur.
Gerçi kızı erkeği yok. Biri fazla severse diğer taraf genelde çeken taraf oluyor. Bütün sabrı zorlayan 9 kusurlu hareketlerde bulunuyorlar. Misal o anlardan birine şahit olalım:
- Erdem.
- Salı günü işin var mı?
- Evet hayatım, halı saha maçım var.
- Halı saha mı? Anlamıyorum şu futboldan ne anlıyorsunuz.
- Ya işte anlıyoruz bir şeyler. Yaptığım tek sosyal faaliyet.
- Demek tek sosyal faaliyet ha?
Benimle geçirdiğin zamanları sosyal faaliyet olarak kabul etmiyorsun.
Asosyaliz yani.
- Yok onu demek istemedim. Tek olarak senden ayrı zamanlarda diyorum.
- Memnun değilsin yani ilişkimizden?
Sıkıyor muyum seni ciddi soruyorum kızmayacağım.
- Yok be aşkım ne alakası var.
- Yok yok sıkıyorum.
- Sıkmıyorsun.
- Belli belli hemen şikayet et.
- Tamam aşkım haklısın. Ne vardı salı günü.
- İrem yeni sevgili yapmış buluşalım diyor.
- Çarşamba olsa.
- Olmaz İrem'in işi var.
- Pazartesi olsun.
- Olmaz Pazartesi sevgilisinin işi varmış.
-Aşkım herkesin işi var da ben etkisiz eleman mıyım. Benim işim de olamaz mı?
- Ya basit bir halı saha maçı için beni mi kırcan.
- Ya aşkım basit değil 5 senedir aynı çocuklarla oynuyoruz.
- Bir kereliğine gitmemezlik yapamaz mısın?
- İlla çarşamba mı olacak.
- Eveeet.
Er kişimiz karşı tarafın saltolarından sonra "eee seven gönül katlanır" der ve maça gelmeyeceğini maçın organizasyondan sorumlu bakanına bildirir. Bu durum bir erkek için en zor durumdur. Çünkü arkadaşlar hemen "Hatun izin mi vermedi" "Kılıbık mısın?", "Ooo seni de kaybettik ha.", "Abi bu saatte adam nerden bulurum" gibi saldırmalarla karşı karşıya gelir. Ezilirsin ezilirsin ezilirsin. Hem sevgilin ezer hem de arkadaşların.
Günlerden artık çarşambadır.
Hazırlanırsın süslenirsin. Söylenirsin; "Neymiş efenim İrem'in sevgilisi ile tanışcakmışız. Lavuğu kesin sevmem ha" İşten çıkışa yakın arkadaşlar tipinden nereye gittiğini anlarlar ve adam boyu dalgalarla sana lafı çakarlar; "Vayyy Erdem nereye. İyi mi iki günde sattın ha. Artistt", "Artist mi artist ne arar la bazarda" deyip kaçarsın durumdan. Telefonu alıp ararsın; - Aşkım.
- Efendim aşkım?
- Nerdesin?
- Yoldayım canım.
- Haa nerde buluşalım.
- Ne buluşması?
- İrem'in sevgilisi ile tanışmayacak mıyız.
- Ayyy ben sana demeyi unuttum.
İrem'in sevgilisinin işi varmış iptal buluşma. Kusura bakma ya. Bende haftaya çarşambaya erteledim.
- Ben senin çarşambanın da İrem'in sevgilisininde.
- Efendim.
- Tamam hayatım çarşamba görüşürüz.

TEYZE
Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür. Bebeğe bakan doktor:
- Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
- Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor:
- Düşündüğüm gibiymi? Hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın:
- Tabi olmaz doktor bey, der. Ben çocuğun teyzesiyim...

KIZAMIK
Bey, telefonu açıp seslendi:
- Alo... Doktor bey, bizim oğlan kızamık.
- Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim. Kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
- Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere...
- Ya bu fena işte... Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.
- Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm...
- O... İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.
- Ya.. Sonra ben karımı öptüm...
- Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek...

MENDİL
Temel ve İdris sahilde gezinirken Temel'in kafasına martı sıçmış. Temel:
- Mendilin var mı?
- Var da ne yapacaksın? Martı çoktan uzaklaştı.

PARAŞÜT
Adamın biri paraşüt almak için bir dükkana girer ve satıcıyla konuşmaya başlar:
Efendim, paraşüt açılmazsa ne olacak?
Satıcı: Olur mu beyefendi yedeği var onu açarsınız Müşteri: Peki ya o da açılmazsa?
Satıcı: Ürünlerimiz garantilidir, getirin değiştiririz.

AlkışlıYorum
İki gün üst üste yemekten ve salatadan saç çıkınca babam anneme artık isyan etti. Hanım şu saçları ayrı bir tabakta getirsen sofraya olmaz mı ya! Seven var sevmeyen var; canı çeken tabağının kenarına alıp yer.

BREZİLYALI

Amerika'da bir süpermarkette, müşteri yarım kivi satın almak istiyor. Tezgahtar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kavga çıkıyor. Tezgahtar koşa koşa müdüre çıkıyor:
- Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor, der demez şöyle bir arkasına dönünce ne görsün!!
Müşteri birlikte gelmiş, ensesinde duruyor...
Tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:
- "Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim..." Müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen verip gönderiyorlar. Müdür, bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:
- Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin, nerelisin sen?
- Brezilyalıyım efendim...
- Amerika'ya niye geldin?
- Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya hayat kadını ya da futbolcu...
- Biliyor musun benim karım da Brezilyalı...
- Yaa öyle mi, acaba karınız hangi takımda futbol oynuyordu?