Gördüğü kuzuyu 'çevirip', küçükbaş hayvancılığı bitiren Anadolu gezi programları...
Başta programa başladığında 48 kilo olup, şimdilerde üç haneye alışan Maceracı olmak üzere, Anadolu'yu gezip, yerinde gömen bütün programcılara sesleniyoruz. Dönün yuvanıza. Gördüğünüz kuzuyu çevirdiniz. Küçükbaş hayvancılığı bitirdiniz. İnsanların son lokmalarını yiyorsunuz. Dönün.
"Bir de DİYET KOLA lütfen..."
Aynı anda 1,5 iskender, 2 lahmacun, 2 içli köfte, 1 revani gömüp yanında diyet kola sipariş edenler, sözümüz size: "O kalça böyle erimez"
Tavuk döneri ve tavuk döner yiyenleri Ebola kadar sevimsiz görme eğilimi...
Tavuk döneri ötekileştiren, düzgün yapıldığında ne kadar lezzetli bir şey olduğunu bilmeyen, tavuk döner yiyen insanlara farklı gözle bakanlara gelsin sözlerimiz: "Sen Fettucini Alfredo yersin ama cenazene tavuk döner gelir." Şaka bir yana, tavuk döner, bu ülkenin hamurunda vardır, çıkartılamaz.
"Aaa sen peynir sevmiyor musun?"
Yok sen domates sevmiyor musun, insan yumurta da yemez miymiş, peyniri sevmeyeni de ilk defa görüyorum gibi talihsiz açıklama yapanlara kesin konuşuyoruz: "Boş zamanlarında keyif kahyalığı mı yapıyorsun canısı?" Not: Böyle arkadaşlara Hulk gibi davranasımız var, evet.
'Sanki hiç leğende yıkanmamış gibi mocha içmek' (Temsili)
Tavuk döner özelinde söylediklerimizi hemen hemen bütün yemeklere sergileyenlere, yemek küçümseyenlere, ekşi sözlük'te şu ana kadar açılan en tatlı başlıklardan biri aracılığıyla konuşuyoruz:
"Hayatında hiç salçalı ya da reçelli ekmek yemediyseniz, küçükken beslenme çantanızda dört peynirli Tortellini salatası ve Nougat parfesi taşıdıysanız devam edin, sözümüz yok"
Gereksiz gövde gösterisine sahne olan masada yemek bırakma tutkusu...
Boyu kadar pirzolayı sipariş edenlere, gözü doysun diye serpme akşam yemeği yiyenlere ve bunları zevkle yaptığı bir alışkanlığa dönüştürenlere ses ediyoruz:
"Yiyebileceğin kadar al arkadaşım, yemeğe iki çatal atıp bırakmak marifet değil" Evet, bu konuda biraz netiz.
70.000 kalori olmadığı hatırlanması gereken pizza kenarları...
Her pizza söylendiğinde kenarlarını lego gibi kutuya koyan, kenar sosu denen mucizenin farkında olmayan ve doyamadığı için de 2 büyük boy pizza söyleyenlere diyoruz: "Dokunuyorsa yeme kardeşim"
Düşük bütçeli Canan Karatay taklitleri
Yemekten sonra meyve yenmez, o diyetle olmaz, şunda kanserojen varmış, beriki basur yapıyormuş gibi beyanatlarla televizyon izlediğini gösteren kankaya lafımız: "Bebeğim, yorulmadın mı?"
Yemekten önce telefonunun şarjı bitmesi gereken iştah kaçırıcılar...
Yediği her şeyin (güzelce çekip ilham verenlere sözümüz yok) fotoğrafını çekip, iştah kapatan fotoğrafları paylaşanlara gidiyor bu hayıflanmamız da:
"Şarjın bitsin, kameran bozulsun"
Bırakınız eksinler, bırakınız döksünler... (tuz)
'Rahmetli Sabancı bir gün genel müdür alacakmış da, görüştüğü aday yemeğin tadına bakmadan tuz atmış da, bu sebepten rahmetli önyargılı diye bu adamı almamış da...' Bu üç cümlelik mini hikayeyi dilinden düşürmeyenlere gelsin: "Yıllardır aynı damakla yaşıyorum, benden iyi mi bileceksin cano?"
Tarihin en büyük azmiyle ekmeğe arsenik muamelesi yapanlar...
Kısa tutalım: 2 dilim ekmek yediği için hastalanan ya da hayatını kaybeden biri olmadı arkadaşlar, şimdi sessizce dağılabiliriz.
Neredeyse devlet politikası haline gelen anti-şeker grubu...
3 tane şeker atılır mı, oldu olacak çayı şekerliğe dökseydin, şerbet oldu o açıklamalarıyla boş konuşmada muasır medeniyetler seviyesine ulaşan arkadaşlara ithafen: "Bırakın gelsin, bırakın gelsin gel hele gel gel"
yemek.com
KARIŞIKLIK
İki kişi karşılıklı sohbet ederlerken birisi dert yanmış: "Ah, ahh halimiz ne olacak bilmem, bu çağda erkeklerle kadınları ayırt etmek mümkün olmuyor!" Bu sırada yanlarından bir şahıs geçmiş;
Şikayet eden yanlarından geçen şahsı işaret ederek: "Bak şu gence! Saçları uzun olmasa erkek sanırdım vallahi" demiş.
Karşıdakinin kırılganlığı yüzünden okunur bir şekilde: "Yahu o benim oğlum" diyerek sitem etmiş.
"Aaa, kusura bakmayın çok özür dilerim, sizin onun babası olduğunuzu bilmiyordum" diyerek mahcubiyetini dile getirmiş.
Karşısındaki iyice sinirlenerek:
"Vallahi hakaretin böylesini beklemezdim!
Ben onun annesiyim ya..."
AlkışlıYorum
7. sınıfa giden kızıma okulda anlamadığı açılar konusunu anlatıyorum, anlamıyor ve anlamadığı için ağlıyor. 1. sınıfa giden oğlum da ablasını teselli ediyor. "Ağlama abla, ne gerek var. Bak ben anlamadığım yerleri anlıyormuş gibi yapıyorum, sen de öyle yap!"