Ve tabii olmazsa olmazları da tıpkı yüz yılda bir gerçekleşen doğa olayları gibi görülen akrabalar ve son görüşmenin üzerinden geçen 257 seneden ötürü biriktirdikleri, bünyede kabir azabı etkisi yaratan soruları… Bizler de bugün bu sorulara hazırlıksız yakalanıp yamulmamanız ve şimdiden jenerik yanıtlar hazırlamanız için ısınma turu mahiyetinde çam sakızı, çoban armağanı bir bayram paketi yaptık.
Başlamadan önce şöyle elinizi bi uzatın da kolonya dökelim.
1. Halanları aradın mı?
2. Okul hâlâ bitmedi mi?
3. Mezun olunca tam olarak ne yapıcaksın şimdi?
4. Sevgilin var mı?
5. Ee, evlilik ne zaman?
6. Kilo mu aldın sen?
7. Askerlik ne oldu?
8. Kocaman olmuşsun, hatırladın mı bakıyim beni?
9. Mayış ne alıyosun?
10. Böyle bayramdan bayrama mı geliyosun artık?
11. Bizim oğlan da nükleer fizikçi olmak istiyo, bi staj mıtaj ayarlarsın artık abisi?
12. Aynı babasının gençliği aaaynı.
Hüseyin abiye çekmiş di mi bu?
13. Kaç gün kalıcaksın? Sen şimdi akşam kesin dönersin…
SAAT
Akıl hastanesine ziyarete giden adam bahçede güzel havanın tadını çıkaran birine:
- Saatiniz kaç? diye sordu.
Adam hemen içeri gidip, kağıt, pergel, gönye, kalem ve cetvel getirdi. Büyük bir titizlik ile gölgeyi ölçüp biçip hesaplar yaptıktan sonra:
- Saat tam dördü beş geçiyor, dedi.
Ziyaretçi: - Muazzam! Sizi tebrik ederim ama güneşsiz bir havada gölgeyi ölçemezsiniz, o zaman ne yaparsınız?
- O zaman da saatime bakarım, dedi.
KITLIK
Biri zayıf biri şişman iki adamın arasında geçen süper komik laf sokma yarışı.
İki adam ışıklarda karşılaşmış. Birisi çok şişman diğeri de çok zayıfmış.
Şişman adam zayıfa dönerek:
-Seni gören de kıtlık var sanır, demiş.
Zayıf adam da:
-Seni gören de kıtlığın sebebini anlar, demiş.
AlkışlıYorum
Yüzlerce kamyon arkası yazı bilirim, genelde şoförün hayatla veya diğer araçlarla yarışı esprili şekilde dile getirilirdi. Dün ilk defa yarıştan uzak, yol veren ve alabildiğine kibar bir kamyon arkası yazısı gördüm: "Baba yorgun, buyur sen geç!" Olgunlaşmak dedikleri bu olsa gerek.