CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Bayram tipleri

Eklenme Tarihi 04 Haziran 2019
EŞİ, dostu birbirine yaklaştıran bayramlar da olmasa halimiz nice olurdu. Ramazan Bayramı'nın yaklaşmasıyla hepimizde bir telaş (özellikle bayram temizliğine girişen kadınlar) nüksetti. Bayram alışverişi, tatil planları, akraba ziyaret planlaması yapalım derken şimdiden yorulduk. Ama insanları birbirine yaklaştıran böyle güzel bir gün için tüm yorgunluğa değer :) Hee unutmadan bir de bayramların olmazsa olmaz tipleri var. Onlarsız bir bayram düşünülemez. Okuduğunuz zaman bu tiplere ne kadar aşina olduğunuzu daha net göreceksiniz.
İşte, bayramların kamberi olan 20 tip:
Grup halinde dolaşan takım elbiseli küçük Polat Alemdar'lar...
"Birkaç tane daha şeker al" diye tutturan Şaziye teyze...
Seni yiyecekmiş gibi öpen az samimi akrabalar...
"Kaç para topladın bakalım?" diye soran amcalar...
Kolonya tutmak için birbiriyle yarışan genç kızlar...
Her gittiği evde hunharca baklavayı gömen Remzi dayılar...
"Eee evlilik ne zaman? / Okul bitti mi?" sorularından başka bir şey bilmeyen teyzeler...
Torpillerle ortalığı savaş alanına çeviren veletler...
"O yemez teyzesi" anneleri...
Bayram için memleketine giden üst kat komşu...
Kolonya sürünüp limon bahçesi gibi ortada dolaşan Nebahat teyze...
"Sabah namazından döndüğümde herkes hazır olacak" diyen babalar...
"Oğlum bak falancalar geldi" diye sürekli uyarıda bulunan ebeveynler...
Kendini toplu bayram mesajlarına adayan kitle...
Torunlarına çorap veren nineler...
Kıbrıs'ta sahneye çıkan Mehmet Ali Erbil...
El öptürme fetişisti teyzeler...
Harçlık beklerken şeker ikramına maruz kalan bebeler...
"Sen koca adam olmuşsun, artık bizden para da almazsın" diyen cimri amcalar...
"Nerde o eski bayramlar" diye hayıflanan Necmettin amcalar...
Şimdiden hepinizin bayramını kutluyor, nice güzel bayramlara erişmenizi temenni ediyoruz :)

Sayın değerli, sağlam ciğerli, bazen üzüntülü, bazen kederli, su gibi akan, şimşek gibi çakan muhterem varlık, kalbimin en derin köşesinde, gül suyu şişesinde saklamış olduğum selamlarımı sunar hürmetler ederken, evvela seni, beni, gemideki dümeni, tarladaki dikeni, dünyada olup biteni, gurbette hasret çekeni, baharı-yazı, kemanı-sazı, bahçedeki kazı, erkeği-kızı, insandaki nazı, yaratan Allah'tan iyi olmanı diler, bayramını kutlarım.

AlkışlıYorum
TEKİRDAĞ tarafından İstanbul'a doğru gelirken polis durdurdu ve ehliyet, ruhsat istedi. İnceledikten sonra "Ceza yazacağım" deyince babam atıldı; "Suçumuz nedir memur bey?" Polis, "Radara girdiniz beyefendi" deyince, babam tarihe geçecek şu cümleyi söyledi:
"Girdikse s..çmadık ya içine; çıkarız!"
ÇİÇEKÇİNİN önünden geçerken karıma; "İçimden geldi sana çiçek alacağım" dedim mi?
Dedim. Çiçekçiye indirim yapsın diye;
"Ben senin devamlı müşterinim ona göre" dedim mi?
Dedim. Çiçekçi de karıma; "Ben abiyi tanıyorum; benden sık sık çiçek alır" dedi mi? Dedi. Peki karım sık sık alınıp da onun görmediği çiçeklerin nereye gittiğini sordu mu?
Sordu...

PİYANİST
Piyanist büyük konser için Viyana'dadır.
Çok güzel bir konser sonrası soyunma odasına giderken yolda bir adam çiçeklerle yanına gelir ve:
- Bravo hemşerim.
Karadeniz seninle gurur duyuyor.
Piyanist bunun üzerine çok şaşırır ve sorar:
- Sen nereden bildin benim Karadenizli olduğumu?
- Valla genelde piyanonun başına oturan piyanist, taburesini piyanoya doğru çeker. Sen piyanoyu kendine doğru çekince anladım.

MERCEDES
Dedesi, torununu gezdiriyordu. Önlerinden çok güzel bir otomobil geçer.
Dedesi der ki:
- Bak yavrum, "düt düt" geçiyor.
Çocuk gayet sakin bir şekilde cevap verir:
- Dedeciğim, o "düt düt" dediğin; sekiz silindirli, otomatik vitesli, doksan sekiz model bir Mercedes'tir.