Aslında genelleme olarak olay şu dur. İnsanlara bağlanma korkusu söz konusu ise, daha önce ilişkilerden ağzı yanmış insanların kapıldıkları korku türüdür. Daha önce olan bitenler bir film şeridi gibi gözlerin önünden geçer. Yok yok derler içlerinden, bir daha mı asla. İnsanın, içinde sürekli çarpışan küçük çakıltaşları barındırmasıdır. Varlığın teslim bayrağı sallamak istemesiyle, damalı bayrağı görememek korkusu arasında sıkışıp kalmasıdır. Kadının yaşadığı hayalkırıklarının acısıyla, erkeğin yaşayabileceği hayalkırıklıklarının korkusuyla yaşamaya çalışmasıdır.
Çocuğun bilinmeze, hayvanın terbiyeye direnişidir. Eğer geçmişsiz yaşanabilseydi ve hep anda olunabilseydi, hiç kuşkusuz açık denizlere doğru daha kolay kulaç atabiliyor olurduk...
Sorun sende değil bende bahanesiyle aynı kulvarda koşan korku.
Birine bağlanmak, akabinde sorumluluk almayı da getirir. Her şeyden önce emek ve fedakarlık ister bir ilişkiyi yürütmek. Halbuki gerçekten sevse sevgilisini, bu fedakarlıklar ve emekler bir yük olmayacaktır omuzlarında. "Özgürlük" olarak nitelendirmeyecektir ondan ayrı kalmayı.
Şöyle bir düşünüyorum da, çok eskiden insanlar sevdiklerinin ellerinden tutup sıkıntılarından bir nebze de olsa uzaklaşmayı hayal ederken, bir mektup yazmak ya da bir an için bile olsa yüzünü görmek bile onları çok mutlu edebilirdi. Şimdi ise karşılarındakini bu tür bahanelerle kendilerinden uzaklaştırmayı ant içmiş gibi görünüyorlar.
Hele ki bu ülkede ergenliğinde 56k internet ile cebelleşmiş olan tüm gençlerin o civcüvv sesinden sonra gelebilecek olan sinsi "cık" sesinin duyulabilmesi endişesiyle yaşadıkları ve ilişkilerine yansıttıkları, akabinde her birinin birer ıssız adama dönüşmelerini sağlayan olgudur..
Aslında haklı bir korku bu. Sütten ağzı yanınca süt ve süt ürünlerini tümden bırakmak şeklinde kendini gösteriyor ama öyle de yaşanmıyor ki be ipiniz sağa sola bilinçsiz savrulurken.
Tutunmak lazım oluyor bir yerlere.
O zaman korkunuzu yeniyorsunuz işte.
KOMİK ZEKA SORULARI
Üst katta sönük halde 3 lamba var ve alt katta 3 elektrik anahtarı var. Her bir anahtar bir lambayı açıp kapıyor. Şimdi siz bu anahtarları istediğiniz kadar açıp kapatabilirsiniz fakat üst kata yanlızca 1 kere çıkıp hangi lambanın yandığını kontrol edebilirsiniz. Bu durumda hangi anahtarın hangi lambayı açıp kapadığını nasıl bulursunuz?
AYNA
İki rauntluk boks maçı, hayli heyecanlı geçiyordu.
İki boksör, ringde kıyasıya dövüşüyorlardı.
Birinin durumu oldukça kötüydü. Göz kapakları kapanmış, yüzü gözü kan içinde kalmıştı. Raundun sonlarına doğru yumruklarının bir teki bile rakibine değmiyordu. Raunt arasında menajerine sordu:
- Maçı alma şansım var mı?
Menajeri bir yandan boksörün terini kurularken:
- Elbette var. Sen havayı dövmeye devam et. Böylelikle herifi zatürreden öldürebilirsin.
İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ
Ağır bir hastalık yüzünden kolları kesilen 44 yaşındaki İngiliz, Manchester mahkemesinde dava açtı. Kolsuz adam, 1991 yılından beri ayaklarıyla ''fevkalade güzel'' otomobil kullandığını söylüyor, ehliyetinin geri verilmesini istiyordu. Davacı, ''10 yıldır gayet güzel araba kullanıyorum. Hiç kaza yapmadım. Ehliyetimi hak ediyorum.
Vermezseniz yine araba kullanmaya devam edeceğim...'' diyordu. 46 yaşındaki İngiliz rahibi, dünyanın en uzun vaazını vererek rekor kırdı. Chris Sterry adlı rahip, Cuma sabahı saat 06.30'da vaazına başladı. Rahibin konuşması tam 28 saat 45 dakika sonra bitti.
CHURCHILL
Churchill bir tımarhaneyi geziyordu... Rastladığı bir deli sordu;
"-Adın ne ahbap?..
"-Winston Churchill..
"-Vah vaah benim hastalığımda böyle başlamıştı..
AlkışlıYorum
Bir alkış da bozulan çamaşır makinesinin gider borusunu açmak için boruyu ağzına alıp hüpleten ve bütün suları midesine çeken teyzeme gelsin. Sonuç mu? Makine çalışıyor, yalnız teyzem biraz bozuldu.
MÜŞTERİ TEMSİLCİSİ
-X bank müşteri hizmetlerine hoşgeldiniz ben Sinem nasıl yardımcı olabilirim?
-Bende Songül memnun oldum.Ben şimdi telefonla kart borcumu öğrenmek istedim,orda çalışan hanfendiyle bir türlü anlaşamıyoruz. Bana sürekli 16 haneli rakamı girin diyor, bilmiyorum diorum anlamıyor. 16 da 16, tutturmuş 16 haneli diye. Rica etsem yardımcı olur musunuz?
-Songül hanım telefona cevap veren bilgisayardır.
-Bilmem o sizin gibi kibar değil tanışamadık, direk lafa başladı.
-Tamam hanfendi neyse, 16 hanelei kredi kartı numaranızı sordu.
-Evet evet ben nasıl ezberlerim okadar numarayı?
-Bu durumda kartınız yanınızda degil demektir?
-Yok yok yanımda, elimde şu anda.Hiç yanımdan ayırmam, kaybolur maybolur neme lazım.
-Songül hanım, o zaman kartınızın üzerine bakın ve orada dörder dörder gruplanmış 16 rakamı girin. Telefonda kasedilen o rakamlardır.
-Ayy inanmıyorum, çok tesekkür ederim, size de zahmet verdim. Ama o bilgisayardaki kadında söyleyebilirdi bana bunu, sizi de meşgul etmezdim. Sizden ricam onu patronunuza şikayet edin, çok kaba valla.
-!!!
CEVAP: 1.ANAHTARI YAKARIM VE 5 DAKİKA BEKLERİM SONRA SÖNDÜRÜRÜM-2. ANAHTARI YAKIP ÜST KATA ÇIKARIM-LAMBALARI KONTROL EDERİM-SICAK OLAN LAMBA 1.ANAHTARLA YANIK OLAN LAMBA 2. ANAHTARLA SÖNÜK OLAN 3 .ANAHTARLA AÇILIP KAPANDIĞINI BULURUM