Hiç düşündünüz mü, "Olum bu kız bu adamda ne buluyor lan?"
Ya da tam tersi diye ya da "Kızım bu herif bu hatunda ne buluyor" ve "Niye terk etmiyor ki?" diye düşündüyseniz ve işin içinden çıkamadıysanız bilin ki orada bir emek çatışması vardır. Bir sevgili kolay yetişmiyor arkadaşım. Öyle el ele gezmelerle, iki öpme, bir sarılmayla sevgili olunmuyor.
Sevgililik yeri geldiğinde evlilikten bile öte bir müessese.
Emek vereceksin, sevgiliyi biçimlendireceksin, yetiştireceksin.
Bu ne demek? Bu harcanan zaman, verilen emek demek. Bütün bunları yapmışken arkanı dönüp gitmek kolay mı o kadar.
Diyorsun ama öyle deell kardeş. Sana bir kaç sözüm var. Onları biz de dedik. Kardeş emek değil yemek yapacaksın yiyeceksin sonra doğal yollardan atacaksın. Yani poh oldu bütün emek. Olmuyorsa olmuyordur.
Bu kadar basit. Aslında bunu senelerdir bir dargın bir barışık süren ilişkisiyle ilgili "Kardeş bak denediniz olmuyor, işi ciddiye bindirip sonradan ayrılmayın" diyen eşe, dosta "Ama ben bu ilişki için çok mücadele ettim, çok emek verdim" diyen insanın söylemidir.
Sanki zat-ı ali gökdelen dikmiş de belediye ekipleri falan yıkıma geliyor. İlişki gübre boyutuna sardığında "Bu sefer tamam, yetti lan! Kesin ayrılıyorum!" diyerekten soluğu yanınızda alır. Sonra yine barışınca da "Zaten siz benim mutlu olmamı istemiyorsunuz!" diye mırıldanır. Eyvallah, sevgi emek ister tamam da canım benim, bir ilişkide mutlu olduğun anlar, dertli olduğun anlardan, "Acaba"larından az ise motoru zorlamanın alemi yok.
- Ayrıl abi ayrıll bu kadar seni bunaltıyorsa.
- Olmaz abi çok emek verdim.
Bu kadar kolay olamaz.
- Bende çok ekmek verdim.
- Neee?
- Çok ekmek verdim şişirdim onu.
- Nasıl?
- Ekmek vererek şişmanlattım sonra şişkosun sen diyerek terk ettim. Hahaaha.
- Bende emek yerine yemek mi
versem?
KOMİK ZEKA SORULARI
5 kız öğrenci koşu yarışı yaparlar. Ayşe yarışı Elif'den önce bitirir, fakat Şeyma'yı geçemez. Esra ise Betül'den önce yarışı tamamlar, fakat Elif'i geçemez. Bu yarışın sonucu sizce nasıldır?
MADDENİN 3 HALİ
Olay, ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavında yağlı ballı adamlar da var. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş, acıyor adama; "Maddenin üç halini yazınız" sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor:
- Katı, Sıvı, Gaz...
Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kagıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:
- Katır, Sığır, Kaz...
ALKIŞLIYORUM
Kocama "Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin, neremi kesip düzeltmek istersin?" diye sordum. "Dilini" dedi. Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz.
KÖŞE VURUŞU
Aslı Hanım'a iki gündür aslanım diyorum hala fark etmedi
ŞAİRİN GÜCÜ
Dilencinin yanına yaklaşan şair sorar:
- Günlük kazancın ne kadar?
Önündeki kağıtta "Doğuştan kör" yazmakta olan dilenci cevaplar:
- Zar zor 2 dolar.
Şair dilencinin önündeki kağıdın arkasını çevirir ve bir şeyler yazar ve dilenciye:
- Kağıda bir şeyler yazdım. Benim yazdığım yazı insanlara dönük olsun. Haftaya gelip kazancını yeniden soracağım, der.
Bir hafta sonra şair dilencinin yanına gelir.
Dilenci daha keyiflidir. Şair şimdi günlük kazancın ne kadar diye sorar.
- On beş dolar, günde tam onbeş dolar kazanıyorum, diye sevinçle cevaplar dilenci.
Ardından ekler: Allah aşkına ne yazdınız bu kağıda?
Şair gülümseyerek cevap verir:
- Bahar gelecek ve ben bunu göremeyeceğim.
CEVAP: 1.Şeyma, 2.Ayşe, 3.Elif, 4.Esra, 5.Betül