CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Amerika'yı kim keşfetti

Eklenme Tarihi 30 Ekim 2015
Amerika'nın keşfi ve bölge adları nereden geliyor! Ulemadan fetva alınmazsa, aşağıdakiler ispat için yeterli… Hazır Amerikayı kim keşfetti tartışmaları sürerken…. Siz şimdi sanıyorsunuz ki, Amerika'yı Kristof Kolomb keşfetti, değil mi?
Dinleyin… Ekip toplanıyor İdris, İlyas, Temel, Süreyya, Fadime v.s… Biniyorlar takaya… İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı, Cebelitarık… Derken günler, haftalar, aylar, sular, seller sonra çıkıyorlar bir karaya. 'Ule.. Daaa biz nereye celduk' derken… 'tam tam' Sesleri arasında yerliler karşılıyor bizim ekibi. Yerlilerin reisi bir hoşgeldin meyvesi olarak kocaman bir erik uzatıyor. Temel böylesine bir Erik NE yemiş, NE de görmüş; ve ısırıyor.
Sonra diyor ki… 'AmmaERIKYa' işte, kıtanın adı burada konuluyor… 'Amerika'… Yerliler bizimkilere bir yer tahsis ediyor, burada takılın, bakın başınızın çaresine diyorlar. Bizimkiler bildikleri bütün tarım tekniklerini, mısır, patates, tütün, fındık, ayçiçegi deniyorlar, AMA tutmuyor.
En sonunda ve sadece karalahana başarılı oluyor ve kara lahana ticareti başlıyor ve gittikçe çoğalıyorlar. Temelin bu arada çok gıcık kaptığı bir şey var, yerlilerin tam tam sesleri. Bıçak kemiğe dayanınca, 'çıkarın DAAAA' diyor ve kemençeleri çıkarıyorlar… Gıy gıdı gıy gıdı gıy gıdııı.
Bu sefer yerliler çok gıcık kapıyor ve hepsini yere yatırıp kemençeleri kıçlarına sokuyorlar.
Neticede hepsi kıçında bir kemençe ile dolaşınca bölgenin adı oluyor 'ARKANsaZ'… Bu işten çok gıcıkk kapan Temel, başlıyor, kuzeye doğru ekibi yürütmeye.
Ekibin bir kısmı, bu yöne itiraz edince başlıyor güneye yürümeye. Gittikleri yerlerde yine karalahana ekimine devam ettikleri için bir taraf oluyor 'KUZEYKARALAHANA' ve diğeri de 'GUNEYKARALAHANA' (KAROLAYNA) Sonrasında vardıkları ilk yerde Temel 'Arkadaşlar, bu sazları NE yapıp edip kıçımızdan çıkartacağız' diyor.
Hepsi birbirininkini çekip çıkartıyor, ammmaaa NE ettilerse Temel'inki çıkmıyor.
Bölgenin adı oluyor, 'TEKSAZ'… Sinirlenen Temel, bir sonraki bölgede 'Benim sazı da mutlaka çıkartacağız' diyor. Uğraşıp didişip, çekip çıkartıyorlar ammmaaa, ortalık oluyor kan revan….
Bölgenin adı oluyor 'KANSAZ'… Sular dağlardan o kadar gürültülü akıyormuş ki, Temel diyor 'bu NE yaygara, NE yaygara' oluyor orası 'NEYAYGARA'… O kadar kemençe kıçlarına girip çıkınca. O kadar da Karalahana yiyince, Lazlar çıkartıyor gaz, bir sonraki bölgenin adı oluyor 'LAZVEGAZ'… Fakat Temel, kan kaybından dolayı zayıflamaya başlıyor ve dal gibi kalıyor.
Bu yüzden bir sonraki bolgenin adı oluyor 'DALLAZ'… Bir sonraki bölgede ise, iplik gibi kalan Temel için bir insan bundan daha zayıf olamaz deniyor. Aha işte orası da 'LAZENCILIZ'…

KÖŞE VURUŞU
"Türk kadınlarıyla yeteri kadar ilgilenmiyorsunuz beyler. Yoksa bir insan durduk yere, patlıcandan reçel, kabaktan tatlı yapmaz."

BANKALAR
Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avusturalya'da tatil yapmaya karar vermişlerdi. Pencereden saatlerdir okyanusu seyrediyorlardı.
Sessizliği pilotun anonsu bozdu: "Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız." "Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız." "Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak."
Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu kanamadı.
Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tuttu, gözlerine endişeyle baktı; "Mona, bu ayki kredi kartı borcunu ödemiş miydin?" "Hayır sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?"
Adam endişeyle yine sordu: "Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?" "Özür dilerim canım, onu da ödememiştim."
Yaşlı adam karısının ellerini bıraktı ve kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarıldı. Karısı şaşkın, korkarak sordu. "Iyi misin tatlım?"
"Hiç olmadığım kadar. Bizi bulacaklar!"

BABAN DA ÖYLE
Anne kız dertleşiyorlardı :
- Aman anne, pek kıskanç şey! Eğer ona ihanet edersem beni öldüreceğini söylüyor.
- Üzülme kızım, üzülme .Baban da öyle söylerdi!

ALKIŞLIYORUM
Kedimiz hamile. Ailemizde çılgın bir sevinç var. Ağabeyim kedimizi her hafta düzenli olarak ultrasona götürüyor. Babam gitti kedi evi aldı. Annem kediye sürekli vitaminler veriyor. Ben mi? Ben kediyi kıskanıyorum. Hayır hem hamile kal, hem çocuğunun babası belli olmasın, hem de bu kadar ilgi gör. Bu mudur?