Yani erkek muhabbeti= geyik muhabeti ile paralel olduğu için bizim konumuz haliyle geyikizm felsefesi ile son verdi. Konumuz ise tabiki kadınlardı. Diyorum ya hep biz kadınlaşıyoruz artık kadınların erkekleri çekiştirmesi gibi biz de kadınları çekiştirmeye başlıyoruz.
Neyse uzun lafın kısası mevzumuz "5 dakikada hazırlanıp çıkan kadın var mıdır."
Bu konu özellikle evli çiftlerde erkekler arasında haylice sıkıntılı bir durum.
Kadınlarda normalde hazırlanma:
Duş: 30 dk
Saç kurutma:15 dk
Giyinme: 20 dk
Makyaj: 20 dk
Ayakkabı giyip çıkma:10 dkTOPLAM: 95 DK
Erkeklerde normalde hazırlanma:
* Duş: 10 dk
* Saç kurutma: Yok
* Giyinme: 5 dk
* Makyaj: Yok
* Ayakkabı giyip çıkma: 1 dk
TOPLAM: 16
Yani toplam fark ise tamamen: 79 dk.
79 dakika bir erkek neler yapabilir:
İnternete girebilir.
Halı saha maça gidebilir.
Maç izleyebilir.
Market alışverişi yapabilir.Ama nedense (eğer birlikte gidiliyorsa bir yere) her zaman geç kalma nedeni erkeğin olur.
Evet dedim ya bizim muhabbetimiz çözümsüz olunca ortaya geyikizm felsefesi devreye giriyor. İşte aşağıda dönen muhabbetten taneler;
* Misal kadının keldir ve saç ile uğraşmaz hatta muhtemelen saçları peruktur, bir de kalıcı makyajı vardır tabi...
* Ya da makyaj çantası kol çantasında olan kızdır. Saçlarını da kurutmuyordur ayrıca. Islak saçla gidiyordur işe.
* Bir başka görüş ise: 2 yaşındaki kızdır. Annesi bezini değiştirir ve hemencecik hazırdır.
* Muhabbete son verirken arkadaşımızın iğrenç görüşü ile kadınlarımıza karışmamaya karar verdik;
"Pis kızdır. Yataktan kalkıp duş almadan, öyle elini yüzünü ıslatıp yağlı saçlarını toplayarak evden çıkar. Dişlerini olması gerektiği gibi fırçalayamadığından ağzı kokar, dişleri sararır. Kahvaltısını evde edemez dolayısıyla dışarıda sağlıksız bir kahvaltıyla (poğaça, çay vs.) ya kilo alır ya da kahvaltı kültürünü tamamen silmiştir. Her gün aynı kıyafetleri giyiyor olma olasılığı yüksektir."
YUH BEE!!!
Dün sabah Bakırköy-Cevizlibağ hatlı minibüste giderken yaşlı bir teyzem "Müsait bir yer de ineceğini" söyledi. Minibüs şoförü durup kapıyı açtı. Fakat yaşlı teyze dalgınlıkla yalnış yerde indiğini fark edip tekrardan arabaya bindi. Bunun üzerine genç minibüs şoförü; "Dalga mı geçiyorsun abla" diyerek yaşlı kadını azarladı. İnsanlığmızı yaşlılara karşı saygıyı ne kadar yitirdiğimizi sayesinde bir kez daha gördük. Üstelik inerken yaşlı teyze "Hakkını helal et" demesine rağmen sesini çıkarmadan sert bakışlarla bakan şoföre "YUHH BEE" diyoruz.
KOKUSU
Temel ile Dursun kahvede oturuyorlarmış. Dursun akşam fazla kuru fasulye yediğinden gaz kaçırmış. Sesini duymasınlar diye sandalyenin ayağını gıcırdatmış. Temel hemen atılmış: Dursun sesini benzettun da kokisi ne olacak.
SİRK
Genç İtalyan delikanlısı askere gitmektense her türlü işi yapmaya razıydı. Günün birinde fakir bir sirkin sahibine yanaşarak iş istedi. Sirk sahibi bunun üzerine ona enteresan bir teklifte bulundu. Gorilim geçenlerde ihtiyarlıktan öldü dedi. Onun postunu giyip bir de kafesine girdin mi, askerlik şubesi seni katiyen bulamaz... Delikanlı kabul etti. Bir on beş gün işler yolunda gitti. Gelgelelim, on altıncı gün, vahşi hayvanlar, temizlenecek olan kafeslerinden çıkarılınca, goril de kendini arslan kafesinde hapsedilmiş buldu. Ve dehşet içinde, İmdat İmdat! diye haykırmaya başladı. Arslanlardan biri bunun üzerine, sus sersem! diye homurdandı. Hepimizin foyasını meydana çıkaracaksın!
EVLİLİK
Kadın yolda genç kızlara yiyecek gibi bakan kocasına çıkışmış:
- Bana bak her güzel kız gördüğünde evli olduğunu unutuyorsun.
- Tam tersine... İşte o zaman aklıma geliyor...
AlkışlıYorum
Dün akşam kocamla film izlerken romantik bir sahnede kocam elini bana uzattı. Filmin de etkisiyle ben de elimi uzattım romantik sözler umarak. "Kumandaaa!" demesiyle kendime geldim. Artık kumandaya kısaca "kuma" diyorum.
ÇARPACAKSIN
Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş. Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık farketmiş. Hemen karşı tarafa sinyal göndererek şu mesajı geçmiş: "Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz".
Karşıdan anında cevap gelmiş:
-"Sen rotanı 30 derece batıya çevir!"
Komutan şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:
-"Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!" Karşıdan cevap:
-"Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!"
Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamış;
-"Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece batıya çevir!"
Cevap: -"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim,sen rotanı 30 derece doğuya çevir"
Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen murettebata bütün topları ateşe hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş:
"Burası bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız"
Karşıdan cevap gelmiş:
"Burası da bir deniz feneri... Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın"