ABD'den gelen veriler ve Moody's'in Yunanistan'ın notunu 3 kademe düşürmesi sonrası piyasalar yeni gelişmeleri fiyatlamaya çalışıyor. Son açıklanan imalat sanayi ve özel istihdam verileri, toparlanmanın pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor. ABD ekonomisi ikinci parasal genişleme sonrası toparlanmanın beklentilerin altında gerçeklemesi bir tesadüf değil. FED, Amerikan hazinesinin haznedarlık görevini iyice benimsemiş durumda. 1980'li yıllarda merkez bankalarının bağımsızlığını ve para basmanın 'tukaka' olduğu söylemleri yerine, merkez bankalarının haznedarlık rolüne soyunması oldukça korkutucu.
ABD ekonomisine yönelik beklentileri açıklar mısınız?
Para basmakla büyüme olmaz. Basılan her cent, FED'in piyasalara olan yükümlülüğünü giderek artırıyor. FED, vatandaşların daha fazla harcama yapmasını teşvik ederken, öte yandan satın alma gücünü zayıflatıyor. Toparlanmadaki gecikmenin FED'e parasal genişlemeye devam etmesi konusunda zaman kazandırdığı görüşleri ne kadar yanlışsa, mevcut uygulamaların sonuçlarının kısa vadede alınmasının da mümkün olmadığı o kadar doğru. İkinci bir resesyon olasılığının tartışılmaya başlamasındaki ana senaryo, mevcut programın ortaya çıkardığı zayıflıkların belirginleşmeye başlaması, bütçe açığındaki riskler, iç talep kadar dış talebin zayıf seyrinin devam ediyor olması endişeleri artırıyor.
Piyasaları neler bekliyor?
Geçtiğimiz haftayı satışlarla kapatan piyasalarda gelişmiş ülke borsalarında başlayan kayıp dalgası, gelişmekte olan piyasalara kadar uzandı. Bu, ABD ve Yunanistan'daki gelişmelere odaklanan yatırımcının endişeli bekleyişinin bir süre devam edeceğini gösteriyor. Yunanistan'ın temerrüt riskinin Moody's tarafından tescil edilmiş olması, yatırımcıların riskli varlıklardan çıkışını hızlandıracaktır. Esas mesele; piyasalar Yunanistan'a odaklanmışken, Portekiz, İspanya, İrlanda ve İtalya gerçeğini de unutmamak gerekiyor.