• 14 Haziran 2018, Perşembe

İnce'nin Amerikalısı'ndan sonra Kılıçdaroğlu'nun MİT iddiası da fos çıktı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Haziran seçimlerine 10 gün kala yine FETÖ'nün ipine sarıldı. 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili FETÖ'nün söylemi olan 'kontrollü darbe' iddialarını yeniden gündeme taşıyan Kılıçdaroğlu, örgütün darbe öncesinde firari Adil Öksüz başkanlığında Ankara'da bir villada üst düzey subayların katılımıyla gerçekleştirdiği son toplantının MİT tarafından bilindiği yalanını ortaya attı.

Oysa Kılıçdaroğlu'nun MİT'in haberdar olduğunu iddia ettiği o toplantı, darbeden sonra 'Şapka' ve 'Kuzgun' kod adlarıyla itirafçı olan üst düzey iki FETÖ'cü subayın anlatımıyla ortaya çıkmıştı. Darbeden bir hafta önce Ankara Çukurambar'da Adil Öksüz ve Akın Öztürk'ün de yer aldığı bir toplantı yaptıklarını söyleyen eski Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız ve eski albay Hakan Bıyık "Darbe, bize 'bu işin sonu selamet ve zenginlik' denilerek tebliğ edildi" itiraflarıyla örgütün kanlı planını deşifre etmişti. FETÖ'cü askerlerin ifadesi örgüt elebaşının iade dosyasına da konulmuş ve ABD makamlarına yollanmıştı. CHP liderinin bu gerçeği bildiği halde 15 Temmuz üzerinden algı operasyonlarına hız vermesi dikkat çekti.

VİLLADA DARBE TOPLANTISI
15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan bir general darbe planını şöyle anlattı: "Darbe girişiminin arkasındaki önemli isimler arasında, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri İmamı Adil Öksüz ile YAŞ üyesi Orgeneral Akın Öztürk de yer aldı. Darbeyi planlayan Orgeneral Akın Öztürk, İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ömer Faruk Harmancık, Genelkurmay Personel Plan ve Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ve Adil Öksüz, dokuz günlük Ramazan Bayramı tatili süresince Ankara Çukurambar'da bir villada buluştu. 6-7-8-9-10 Temmuz tarihlerinde, darbeye katılacak komutanları teker teker çağırıp, görevleri tebliğ ettiler. Ben de o dönemde gittim. Daha sonra 11-12 ve 13 Temmuz'da çağırdıkları komutanlar da olmuş. Toplantıya giderken herkes cep telefonlarını evde bıraktı. Dikkat çekmemek için kot ya da şort ve tişört gibi rahat kıyafetler giymemiz istendi. Önce en az iki kez araç değiştirip buluşma noktalarına gittik. Buralardan bizi kapalı minibüslerle alıp villanın garajına götürdüler. Oradan da villadaki büyük bir salonda, Adil Öksüz ve Akın Öztürk'ün de aralarında bulunduğu heyetin karşısına çıktık. Her komutana darbede kendi ilinde yapacakları anlatıldı. Ama kimseye yazılı bir belge verilmedi. Konuşmanın başında da bir kere anlatacaklarını söyleyerek uyardılar. Darbe planı bana anlatıldığında, itiraz ettim ve 'çatışma çıkar' dedim. Bana, 'sen merak etme, çatışma falan çıkmaz, bütün komutanları ikna ederiz. Bir tek Hava Kuvvetleri Komutanı sorun çıkarır. Onu da kendi yöntemlerimizle hallederiz. Bütün tedbirleri aldık' dediler. Bize örgüte girerken ettiğimiz yemini hatırlatıp, FETÖ'nün ailemizden bile önce geldiğini söyleyerek, 'bu işin sonuna selamet, huzur mutluluk ve zenginlik olacaksınız' dediler. Tebliğ edilen görevlendirmeler sonrası da tekrar aynı minibüslerle Ankara'daki belirle noktalara bizi bıraktılar."

  • ve ya