Sinan Özedincik

SİNAN ÖZEDİNCİK

Geciken kabulün bedeli

Eklenme Tarihi 20 Şubat 2026

Türkiye'de magazin çoğu zaman aşklarla, ayrılıklarla, kırmızı halı pozlarıyla konuşulur. Oysa bazen bir dava, bir soyadından çok daha fazlasını anlatır. Duygu Nebioğlu'nun yıllardır verdiği hukuk mücadelesi de tam olarak böyle bir hikaye. Bu dosya artık sadece bir babalık meselesi değil, kabul edilmenin, görünür olmanın ve geç kalınmış bir sorumluluğun hikayesi...

Duygu Nebioğlu önce babalık davasını kazandı. Ardından açtığı manevi tazminat davasında mahkeme 6 milyon lira ödenmesine hükmetti. Bu karar, sadece maddi bir karşılık değil, "yaşananların bir bedeli var" diyen güçlü bir mesaj. Çünkü burada tartışılan şey bir soyadı değil, yıllarca taşınan bir eksiklik duygusu.

Ünlü olmak, alkışlarla büyümek, milyonların sevgisini kazanmak elbette kıymetli. Ancak özel hayat söz konusu olduğunda toplumun beklentisi çok daha net; Sorumluluk…

Bir çocuğun hayatında yer almamak ya da onu yok saymak, yıllar sonra gelen başarılarla telafi edilebilecek bir durum değil. Mahkemenin verdiği karar da aslında tam olarak bunu söylüyor.

Bugüne kadar bu davada çoğu yorum, tarafların açıklamaları üzerinden yürüdü. Oysa meselenin özünde şu var. Bir insan, kimliğini aramak zorunda kalmamalı. Kimin kızı ya da oğlu olduğunu öğrenmek için mahkeme kapılarında beklemek, başlı başına ağır bir yük. Üstelik karşı tarafta kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim varsa, bu yük daha da büyüyor.

Bu karar, yalnızca Duygu Nebioğlu için değil, benzer durumda olan pek çok insan için de emsal niteliğinde. "Geçmişte yapılmış bir yanlışın hukuki karşılığı olur mu?" sorusuna net bir cevap veriyor. Olur. Hem de ciddi bir karşılığı olur.

Magazin dünyası genellikle güçlü olanın hikayesini anlatmayı sever. Bu kez tablo tersine döndü. Bu kez manşetin merkezinde, hakkını arayan bir kadın var. Ve mahkeme kararı, sadece bir davanın değil, yıllarca görmezden gelinen bir gerçeğin de tescili oldu.

Belki de bu dosyanın en çarpıcı tarafı şu. Şöhret, insanın sorumluluklarını hafifletmiyor. Aksine daha görünür kılıyor. Ve bazen yıllar sonra gelen bir karar, alkışlardan çok daha yüksek bir ses çıkarıyor.