CANLI YAYIN
İsa Tatlıcan
İSA TATLICAN

Çifte vatandaş Türkiyeli Siyonistler

Eklenme Tarihi 14 Nisan 2026

Resmi kayıtlara göre Türkiye'de 30 bin civarında Yahudi vatandaşımız yaşıyor. Bunların 1600'ü hem Türkiye hem de İsrail pasaportu taşıyor.
Peki bu 1600 kişiden kaçı Gazze'de savaşmaya gitti?
Bu sorunun cevabı bir süredir araştırılıyor. Bir grup avukat uzun süredir Gazze'de savaşan Türkiye ve İsrail vatandaşı Siyonistler konusunda bir araştırma yapıyor.
Tam sayıya henüz ulaşılamamış. Geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bir suç duyurusunda bulundular. Avukatların sözcüsü Gülden Sönmez'i aradım. Yaptıkları çalışmanın akibeti hakkında bilgi aldım. Araştırmanın sürdüğünü ve her gelişme hakkında bilgilendireceklerini söyledi.
Üzülerek söylüyorum. 500 yıldır birlikte yaşadığımız Türkiye Yahudi Cemaati Gazze'deki soykırım konusunda iyi bir sınav vermedi.
Türkiye Yahudilerinin gazetesi Şalom'u sürekli takip ediyorum. Adeta bir ölüm sessizliği içindeler. Yazarlarına sanki "bu konuda yazmayın" talimatı verilmiş gibi.
Hahambaşılık da suskun. 18 Ekim 2023'ten bu yana bu konuda internet sitelerinde tek bir paylaşım yapılmamış.
Muhalif kimlikleri ile bildiğimiz Türkiyeli Yahudi yazarlar da hiç kalem oynatmıyorlar.
500. Yıl Vakfı'nın internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında bu konuda hiçbir açıklama göremedim.
Dönelim konumuza…
Çift pasaportlu Yahudilerin İsrail'de askerlik yapması, Gazze'de soykırıma destek vermesi artık gizlenebilecek gri bir alan olmaktan çoktan çıkmıştır. Zaten kendileri de gizlemiyorlar, sosyal medyada bunu açık açık paylaşıyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup da İsrail üniforması ile soykırım yapanlar hakkında açık konuşmanın zamanı gelmiştir.
Hiç kimse iki pasaportu bir 'dokunulmazlık' zırhı gibi kullanamaz. Hiç kimse bir ülkede vatandaşlık haklarından yararlanıp, başka bir ülkenin askeri olarak savaşırken "ben bireysel tercihlerimin arkasındayım" diyerek sorumluluktan kaçamaz.
Daha açık söyleyelim:
Bir Türk vatandaşı, başka bir devletin üniformasıyla çatışma sahasında yer alıyorsa, bu artık bireysel özgürlük değil, çok ciddi bir hukuki ve siyasi sorundur.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri bu konuda nettir.
Yabancı ordularda görev almak, hele ki aktif savaş bölgelerinde bulunmak, çoğu zaman ağır yaptırımlarla karşılık bulur. Çünkü bu durum sadece bireyi değil, doğrudan ülkenin uluslararası konumunu etkiler.
Artık gözler Adalet Bakanımız Akın Gürlek ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde Başsavcı Dönmez'dedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, gerekli inceleme ve değerlendirmelerin titizlikle yapılacağına, kamu vicdanını tatmin edecek adımların gecikmeksizin atılacağına olan inanç tamdır.