Dün akşam yine saha içinden çok saha dışını konuştuğumuz bir milli maç oynadık. Belki 3 puanı garanti gördüğümüzden olsa gerek herkesin aklı
Fatih hocanın maçtan sonra yapacağı basın toplantısındaydı. Fakat sahadaki futbolcular bütün tartışmaları unutup sahaya maçı kazanmak için ve
3 puanla tanışmak için çıktıklarını gösterdiler. İlk
45 dakikada golü bulmakta ve rakibin direncini kırmakta çok zorlandık. Girdiğimiz pozisyonlar vardı ama istediğimiz gol bir türlü gelmedi.
Volkan'ın Hakan'ın ve
Burak'ın gole çok yaklaştığı anlarda bir türlü topu filelerle buluşturamadık. Özellikle milli takıma dönen
4 oyuncumuz bu maçta bir kazaya uğramamak ve puan kaybı durumunda eleştiri oklarının hedefi olmamak için çok çaba sarfettiler. Hatta bazen de gereksiz yere telaş yaptılar. Bu da oyunlarını etkiledi. İkinci yarıda
Yunus Mallı'nın oyuna girmesi ve devrenin hemen başında yaptığı asist hem golü bulmamızı sağladı hem de rahatladık.
Yunus'un 4 tane
Kosovalı oyuncunun arasına dripling ile girmesi ve
Burak topla buluşturması son derece güzeldi. Şimdi halletmemiz gereken konu artık
Arda mı haklı,
Fatih hoca mı haklı tartışmasını bir kenara bırakmak.
Fatih Terim istifa edecek mi etmeyecek mi diye fal açmaktan vazgeçmek. Neden zor maçlarda çağrılmadılar. Şimdi çağırıldılar sorularını sormamak ve önümüze bakmaktır. Çünkü bu milli takım hepimizin milli takımı.
Federasyon Başkanı, hocası yada oynayan oyuncular kim olursa olsun bize düşen görev bu takımı sonuna kadar desteklemek ve aldıkları her galibiyetle mutlu olmaktır.
MAÇIN EN iYiSi YUNUS MALLI
2. yarıda oyuna girdi. Asist yaptı iyi oynadı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ MURİÇ
Gençlerbirliği'nden tanıdığımız Muriç etkisizdi.