İkinci yarıda oynadığı 9 maçı da kazanan ve puan kaybı yaşamadan yoluna devam eden Fenerbahçe'yi önümüzdeki 3 haftada çok zorlu rakipler bekliyor. İçerde Bursa ve Gaziantep, dışarda da Eskişehir maçları.
Bu 3 maçın sonuçları şampiyonluğun belirlenmesinde büyük rol oynayacak.
Eğer Fenerbahçe bu maçları da kazanabilirse rakip Trabzon havlu atar, dirençleri tamamen kırılır ve Fenerbahçe şampiyonluğa uzanır.
7 PUAN AVANTAJ GETİRİR
7 puan kazanılması durumunda da Fenerbahçe büyük avantaj yakalayacaktır.
Fenerbahçe'nin 6 puan kazanması durumunda da yarış son haftaya kadar devam eder. Daha azı ise Trabzonspor'u şampiyon yapar.
Şimdi 3 maçlık periyodun ilki olan Bursaspor maçını değerlendirelim.
Öncelikle rakip geçen yılın şampiyonu. Bu yıl da ligde 3. sıradalar ve en kötü ihtimalle de ligi burada bitirmeyi istiyorlar. Her şeyden önce Bursalı oyuncular kazandıkları şampiyonluğun tesadüf eseri olmadığını kanıtlamak isteyecekler.
TAKIM ÇOK İYİ DURUMDA
Bunun için bu maçtan dahi iyi bir fırsat olmadığını biliyorlar. Yarın akşam ben son haftalardakinden çok daha iyi bir Bursa bekliyorum. Fenerbahçe'ye gelince... Doludizgin şampiyonluğa koşan, camia olarak müthiş bir birliktelik ve inanç taşıyan Sarı-
Lacivertliler çok da arzu etmedikleri bir ara ile karşılaştılar. Oyuncuların motivasyonu milli maçlara kaydı.
Takım birlikte çalışma imkanı bulamadı. Ancak perşembe gününden itibaren bir araya gelip yeniden motive olmaya çalışıyorlar.
Milli maçlara giden oyuncuların çok başarılı performans sergilemesi ve moralle dönmeleri Aykut hocayı çok rahatlatmıştır.
Sakatların iyileşmeye başlaması da bu aranın Fenerbahçe için en güzel tarafı oldu.
Yine yanlış yapıyoruz
Salı akşamki milli maçtan sonra gazetelerin spor sayfalarını hep Arda Turan haberleri kaplıyor. Kimi gol sevinci sonrası tepkisini yazıyor, kimi Türkiye'nin en iyi futbolcusu seçiyor, kimi de şimdiden Avrupa transferini gerçekleştirdi. Övmeyi de eleştirmeyi de bilmiyoruz vesselam. Salı akşamı Arda'nın oynadığı futbol normal bir Arda oyunudur, en iyisi değildir. Abartmaya gerek yok...
Sıra Emniyet ve kulüplerde
Sonunda uzun zamandır beklenen Sporda Şiddet Yasası mecliste kabul edildi. Yakında yürürlüğe girecek. Peki şimdi ne olacak.
Sporumuz kurtulacak mı? Her şey artık güllük gülistanlık mı olacak.
İstenmeyen, çağdışı görüntüleri izlemeyecek miyiz? Döner bıçaklı taraftarlar emekli mi olacak? Artık futbolun, basketbolun ve diğerlerinin sadece bir spor olduğunu idrak mi edeceğiz?
Tabii ki hayır. Sadece yasayı çıkartmakla bitmiyor ki. Asıl önemli kısım şimdi başlıyor. Yasayı yürütebilecek miyiz? Yani emniyetimiz bu holiganları göz dahi açtırmadan cezalandırabilecek mi? Polisin topladığı bu fanatikleri kulüp yöneticileri karakollardan kurtarmama cesaretini gösterebilecekler mi? Eğer emniyet güçleri ve kulüp yöneticileri dirayetli ve cesur davranamazlarsa yasaya idam maddesi ekleseniz bile hiçbir şey değişmez.