CANLI YAYIN

Yolcu!

Eklenme Tarihi 18 Şubat 2022

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

HERKES hayata bir şeyler söylemek için yola çıkar da söyletmeyenlere inat söylemek isteyenlere bakın.
Kolaya kaçmakla zora yakalanmak arasındaki yolculukta yüreğini karşılıksız sevgiye açabilen kaç insan vardır?
En azından çocuklar için yaşamayı göze almak gerekir de alabilen birilerini tanıdınız mı hiç?
Ne kadar gidilse de daha gidilecek yol vardır çünkü.

***

Çıkış noktaları tutulmuş olsa da karşı koymanın dayanılmaz zevkini merak etmez mi insan?
Haramı çiğnemeden yutar da haklıyı elinin tersiyle iterken hep güçlünün tarafını mı tutar?
Vicdanlar ziftle kaplanırken insanlıktan hızla uzaklaşanlar hangi şartlarda var olduklarını zannederler?
"Yolunu bulmak" terimi sadece cebini kolayca doldurmayı mı temsil eder yoksa?

***

Bir bebeğin gözlerine bakarken melekleri görmeyen yolun hangi tarafındadır?
"Kahrolsun şan, şöhret, para" diye haykırabilmek zor mu gelir insanlara?
Zenginin şerefsizi bile el üstündeyken, serveti onuruyla ölçülen insanlar mumla aranıyorsa yükselen değer alçaklık öyle mi?
Her oyun yazılır ve biter.
İnsanlıktan çıkmanın cazip yollarına karşılık insan olmanın da her zaman bir yolu vardır, o yola çıkmak istemektir mesele.
Çünkü yollar insanı terk etmez, insan yoldan çıkmazsa.
Alçalmak da ancak denizlerdeki dalgalara aşık olan martılara yakışır.

***

"Bu ülkede zengin olmak için insanlıktan çıkmak gerekiyor" cümlesinde zenginlere hakaret ettiğim varsayılırsa.
Bu cümlenin aslında merhametiyle zengin olanların ortaya çıkarılması için kullanıldığını işaret eder ama insanlıktan çıkmış kansız zenginleri de tek tek sayarım.
Bazen bulunduğumuz metrekarenin içinden de böyleleri gelip geçer de fırsat bulunca sorarım.
"İnsanlığın suyunu çıkardınız da o güzelim değerleri Mars'a mı götürdünüz?"

***

Pişkin pişkin sırıtırlar.
Onlar yetimden öksüzden bile yollarını bulur da ihtiyacı olanlara yardım konularında hepsi ortadan kaybolur.
Şu sıralar ya bir kayak merkezinde ya yurtdışında alışverişteler.
Onların harcadıkları parayla işimiz yok, şerefiyle dargın olanların harcadığı paranın da haysiyeti yoktur zaten.
Bizim meselemiz; başkalarının doğurdukları çocukları harcamaları.


Gurbet biraz sana benzer
Hasret biraz bana
Kayıtlandım
Acıların nüfusuna

Nefret biraz sana benzer
Şefkat biraz bana
Tutuklandım
Senden kalan anılara

Göğsüme saplanmış
Hasret bıçağı
Sanma ki rüzgara
Karışacağım
Ben aşktan yaralı
Sevda kaçağı
Asla teslim olmam Savaşacağım

Hakkı YALÇIN

MUTLULUK TAKVİMİ
Kimseyi yolda bırakma.
Doğa konulu fotoğraf çek.
Sağlık için yürü.
Anı yaşa.
Pilli küçük lambalar kullan.

Nasıl da güzeldir; şubat ayında güneşin altında olmak.


SANATINI SEVSİNLER!
İlginç bir sözdür; "akrebin zehirli oluşu birini sokmuş olma suçunu hafifletmez." O yüzden akrebin etrafı ateşle çevrilir ve kendini sokması beklenir, buna "akrebin onuru" denir!
Peki, elindeki silahlarla hayvanları katledenlerin av merakı onların suçunu hafifletir mi?
Ne utançtır ki hafifletir. Çünkü onlar aldıkları silahlarla ekonomiye "kendilerince" bir katkı sağlıyor.
Öldürdükleri hayvanların derisiyle ayrı bir pazar oluşturuyor, evlerinin duvarına astıkları içi doldurulmuş hayvan kafalarıyla da sanata hizmet ediyorlar.
Bu demektir avcılık sadece spor değil aynı zamanda sanat!
Onların sporunu sanatını sevsinler!