Sevgiliyi bekler gibi.
Allah'ı var, yağmurlar bugünkü gibi zalimce yağmazdı.
Arap kızları vardı, camdan bakardı.
Kolayca beyaz bayrak çekilmezdi kadere. Her yağmur sonrasında gökkuşağı çıkardı.
Yaşlı adamlar vardı yoksul evlerde, Süleyman Demirel'e verirlerdi oylarını.
Kendilerini koyverirlerdi.
Darbeler olurdu, muhtıralar!
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi.
Yürekli delikanlılar, yasak sloganlar yazardı duvarlara, yağmur bile silemezdi.
Demokrasiyi sevenler, ihtilalin karşısında dururdu.
Politikanın kirli çamaşırları, o zaman da kolayca dökülürdü ortaya.
Yoksul aileler, mahallenin orta yerine asardı yıkanmış çamaşırlarını.
Torunlar, gözünün içine bakardı dedelerinin.
Masallar ortaya çıkardı.
Bir dede, yağmurun ve denizin tarifini yapardı minik torununa. "Biraz daha yağarsa, deniz olacak" diye.
Yağmur yağdıkça, dedenin foyası ortaya çıkardı.
Küçük torun, sorardı dedesine. "Yağmur denize ne yapar dede?"
Ciğerindeki nikotin tarlasında, kıratlı bardakla çay içerdi dede.
Sorulara cevap veremediği zaman, ıslanmış tütününü yakardı.
Tuttuğunu götürürdü derinlerden gelen adamlar. Onlar ki, ormanlara bile darağaçları kurardı.
Uzun olurdu geceler, yağmur camlara vururdu, kapı çalındı sanılırdı.
İnsanlar bazen, yağmurun sesinden bile korkardı.
Eninde sonunda, bulutlarla uzlaşırdı yoksul mahalleler.
Yağmur da yağmaktan bıkardı.
Bizler yağmura içeriden bakmayı da öğrendik, dışarıda ıslanmayı da.
Yüreğiniz kocaman bir deniz olsun.
Yağmur denize ne yapar? İyiden, haklıdan ve doğrudan yana
olduktan sonra.
* * *
ÇOK ÇALIŞMAK
Askeri Şura'da yaşananların, bazı kesimlerde tedirginlik yarattığı muhakkak.
Yeni gelişmelerden anladığımız, "Ordu Göreve" diye pankart açılmasının kapılarını kapatmaktır.
Korunacak değerler varsa, onları askerin değil, sivillerin koruması gerçeğini halka sunmaktır..
Demokraside bir gerçek vardır. Çoğunluğu sağlayıp, söz sahibi olmak istiyorsanız. Çok çalışacaksınız, çook! Hazıra konmak yerine.
* * *
İnsan her şeye alışabilen bir varlıktır.
* * *
6 Ağustos 2010
Mutluluk takvimi
Çocuğunun çocukluk yaşamasına izin ver.
Kapının önünü temiz tut.
Çok bilsen de az konuş.* * *
Beni aşkın yaşatır
Canım var can içinde
Hala titriyor içim
Gözlerim kan içinde
Nerdesin şimdi nerde
Çare bulunmaz derde
Anılar orta yerde
Şehir duman içinde
Özledim deli gibi
Hasret sarar içimi
Sen de sevmiştin beni
Evvel zaman içinde
Hakkı YALÇIN