İlk yarıdaki Fenerbahçe'nin çürük bir cesareti vardı.
Orta alanda büyük bir boşluk...
Fenerbahçeli futbolcular, topa sahip olmak için gösterdiği direnci, bu takıma gol atarım inancına dönüştüremedi.
Semih, nöbetçi kulübesi gibi yalnız kaldı, pozisyona giren yanını askıya almıştı da, "top yapan Semih" oldu.
Alex kendi derinliğinde kaybolmuştu.
Caner kılını bile kıpırdatmadı.
Sadece Gökhan Gönül... İkinci yarıdaki Fenerbahçe'nin beraberliğe ve hatta galibiyete bile uygun bir havası vardı.
Bunda, Alex'in hareketlenmesinin, Semih'in yerine giren Niang'ın, pozisyon almasının etkisi de vardı.
Niang, Fenerbahçe'ye çok şey katabilir.
Çok içten oynuyor.
Rövanş maçının en önemli silahı olacaktır. Dün gece gördük ki...
Gerçeklere geri döndüğünde, yanlışlarından uzaklaşan bir takım çıkıyor ortaya.
Maçın son dakikalarında bile her şeyi değiştirebilirdi.
Ben diyorum ki...
Selanik'de yanan Fenerbahçe.
Bu takımı yakar geri gönderir. Çünkü Fenerbahçe, bu takımdan üstün bir takım.
Ve bu turu geçmesi için haklı nedenleri var.
Onu da haftaya Saracoğlu'nda gösterecektir.