* * *
Yoksul bir mahallenin, haylaz çocuklarıydık. İnşaatlardan arta kalan tahtaları at yapardık, bahtımıza sürerdik.
Pencereler kardeş bakardı birbirine.
Denizi gören odaları vardı kalbimizin, içinde balıklar yüzerdi.
Evlerde her zaman bilinen mevzular.
Hayat zordu.
Namuslu insan için, bu ülkede hayat ne zaman kolay olmuş ki zaten.
İskelet gibi cansız çocuklardık ama kansız değildik.
Koşarak giderdik, "dikkat kan aranıyor" anonslarına.
Patiskaya gül işleyen kadınlar, çocukları askere giderken dantelli mendiller dağıtırdı mahalleye. "Kışlalar doldu bugün" türküsüne ağlarlardı.
Muzaffer Akgün'ün sesini bugün duysalar yine ağlarlar.
Soysuz kadınları şarkıcı diye yutturan televizyonlara inat.
Su küçüğün, söz büyüğündü..
İnsanlar yaşatmak için ölürdü.
Ne olursa olsun itimat edilirdi devlete.
Parti yasası yoktu, toplum yasaları vardı.
Bugünlerden çok daha yoksuldu insanlar ama hiç kimse ucuz değildi.
Gammazcı pislikleri o zaman da sevmezdik.
O zaman da hep kötülere bulaşırdık Dağ gibi hayallerimiz vardı, en suskun anlarımızda bile.
Yıldızları yere indiremezsek.
Hayatımızı yıldızlara taşırdık.
Güzellikler kitabının bütün ciltlerini yaktılar.
Soysuzlukları, saygısızlıkları bıraktılar bugünün çocuklarına.
Bu yıllar da tarihe geçecek.
Bu yılların insanlarını da yazacak kitaplar.
Şimdi güçlünün koynuna sokulanlar, hakkın ve Allah korkusunun çok uzağında.
Talan ikliminde, haramilerin arasına karışma telaşında herkes.
Onlar, hayatın fısıldadığı sırları bile duymuyor...
Para sesinin yanında
* * *
İSTANBUL' DA DEPREM
Mete Işıkara 4 yıl sonrasını işaret ediyor. Bunları halka söylemek, korku üretiminden başka bir şey ifade etmiyor. Depremden sonra, işaret edilen ilçelerdeki ev fiyatları düştü, garip bir deprem endüstrisi üretildi. Deprem çakalları zengin oldu. Şimdi 4 yıl sonrasının deprem anonsu, halk için ne ifade ediyor? Yetkililerinin kılının bile kıpırdamadığı bir şehirde!
* * *
Her haksızlık, kişiliğimize saldırıdır.
* * *
Aşırı hız, ne çocukluk tanıyor, ne arkadaşlık. Keşke gençler de aşırı hızı hiç tanımasa...
* * *
Seni çok seven
Bir kalbe kıydın
Mühim değil bunu da
Yenebilirim
Ben bu ayrılıktan
Cesaret aldım
Yeniden birini
Sevebilirim
Aşk başını eğip
Gitmişse eğer
Anılar da
Alır başını gider
Üç gün yas tutmaya
Hiç gerek yoktur
Bizde öldü derler
Aşkı gömerler
Hakkı YALÇIN
* * *
Mutluluk takvimi
20 Ağustos 2010
Geçmişi özle, geleceği kıskan.
Açık havada iftar yap.
Randevuna sadık ol.