Bir anne, evinde cinayet işliyor, cesetle 2 gün geçiriyor.
Ömrü bıçkın olmakla, kaçkın olmak arasında sıkışanlar var.
Yatağını cesetlerin yanına serenler.
Bir anne haberi vardı önceki gün.
16 yaşındaki kızını erkeklere pazarlayan.
Üstelik kızının canı yansın diye, aynı anda iki kişiyle ilişkiye zorlayan.
Anneliğin adı değiştiyse, vah bu lkenin çocuklarına.
Çorum'dan daha iğrenç bir haber.
İlişkiye girdiği 12 yaşındaki kız çocuğunu erkeklere pazarladığı iddia edilen tacirler mahkemeye çıktı. Tam 12 kişi.
Hala çocuk kokan bir kız çocuğunu pazarlamak, kaç yılın bedelidir acaba?
Satıcıların özel yasalarla korunduğu ülkede.
Arkadaşının kafasını koparan bir katilin açıklamasına bakın. "Aramızda tartışma çıktı. Mutfaktaki pekmez şişesini Mustafa'nın yüzüne serseperek görmesini engelledim.
Çamaşır yıkamada kullanılan yassı odun parçası ile başına vurdum.
Boynunu kırıp, satırla başını kestim!"
Ömürler aşkı tanımak üzerine kuruluydu bir zaman. Şimdi ölümler üzerine kurulu.
Çiçek kokardı sokaklarımız, şimdi kan kokuyor, Değerler yıkıldıkça, ahlaksızlık ayaklanır oldu. Komşuluk sınırları kanla çiziliyor artık.
Yurttaşlık ödevini unuttu insanlar.
Kendine bile sual etmiyor, insan olmanın kurallarını. Hayvan gibi soluyanlar var.
Birbiriyle tartışırken uluyanlar.
Bu nefret yangını herkese sıçrıyor.
Ve işin en korkunç yanı, birbirine benzemekten gocunmuyor insanlar.
Ne acıdır ki, ahlaklı insanlar azınlıkta artık.
Bu ahlaksız topraklarda!
İşin en acı yanı, şimdiki zamanın ele verdiklerinden fazlası, gelecek zamanlarda saklı.