Trabzonspor'un yenildiği bir hafta, puan farkını bir nebze olsun azaltmanın kapısı açılmışken, gardı düşen bir takımın başka bir açıklaması olamaz.
Sünepeleri takıma monte etmekle yenilgiye davetiye bastırmak arasındaki tek suçlu Pereira'dır delili de Gustavo!
Metrekare hesabı oynayan Gustavo'nun "takımın ipini çektiği" gerçeğini en iyi biçimde yenilen ilk 2 gol anlatır.
Gustavo'nun oynamadığı maçlardaki Fenerbahçe'nin bindirme hızı da üzerine kapak olur.
***
Mesut Özil'deki olumlu değişimin en anlamlı görüntüsü attığı gol ve golün üretimindeki mimarlıktır.
O görüntü özellikle Serdar Dursun ve Berisha gibilerine defalarca izletilse nafile!
Fenerbahçe savunmasında ipliğin pazara çıktığını da inkar etmeyelim.
Szalai ve Kim Min-Jae'nın ağırlıkları takıma da ağır yükler bindirdi ve Antep 5 gol de atabilirdi.
***
Trabzonspor uzun zaman sonra ilk kez kaybetti.Bunlar olacaktır, çünkü yüklü puan farkının getirdiği yan etkiyle, kazananlar sonsuza kadar kazanamaz gerçeğinin örtüşmesi kaçınılmazdır.
Ama haftanın sonuçlarına bakılırsa kaybeden de kazanmış sayılır!
***
Emre Belözoğlu'nun Başakşehir'e kattığı sihir alkışları hak ediyor.
Aynı şekilde Konyaspor'un hocası İlhan Palut'la Hatayspor'un hocası Ömer Erdoğan'ın efendi duruşlarıyla yarattıkları takımlara bakınca futbolun böyle insanlara ihtiyacı olduğunu söylemekten gurur duyuyoruz.