Aziz Yıldırım, egolarını tatmin etmek uğruna, bütün kulüpleri yaktı.
Sayesinde, sıradan bir kalecinin bile 2 milyon euro'dan kapı açtığı bir ülke durumuna yükseldik.
Tek hamlede mat olmuş şahlar, trilyonluk bütçelerle kulüplerini nasıl sarstıklarını anlayacaktır.
El pençe duran vezirler ülkesinde.
***
Fenerbahçe'nin elinde Olimpik Milli Takım kalecisi var.
Mert Günok 20 yaşında, 40 kez milli.
Dün Olimpik Takım'la İtalya'ya gitti.
Fenerbahçe, böylesine bir gence vermediği değeri, Denizlispor kalecisi Cenk'in bonservisine veriyor.
Bir kulüp, kendi çocuklarına bu kadar mı ilgisiz ve sevgisiz olur?
Siz işkillenmiyor musunuz, transferdeki bu garip ilişkilerden?
***
Gökhan Zan'ı, Galatasaray Kulübü'nün kapısına itekleyen nedir sanıyorsunuz?
Paradan başka.
Galatasaray'ın Gökhan Zan için Beşiktaş'a tek kuruş ödemeden yaptığı bu transfer için, ne bedeller ödeyeceğini hesaplayan var mı?
Transfer olduğu ilk gün, Beşiktaş'tan şampiyonluk primi alamadığını söyleyen ruh fukarasına karşılık, Adnan Polat'a ne demeli. "Merak etme. Primini ben öderim!"
Ben de derim ki Adnan Polat'a.
"Paranız o kadar çoksa, fakirin fukaranın parasıyla yaptırdığınız stadın parasını ödeyin de, göreyim sizi!"
***
Beşiktaş, transferin en suskun takımı gibi görünüyor.
Maksat para harcamak değilse, sakin olmak iyidir. Bazen iki doğru yabancıyla bile düzlüğe çıkılır.
Bence Beşiktaş'ın bu sezon en büyük kaybı, Mustafa Denizli ile devam etmesi.
Talih de bir saltanattır ve gün gelir tarihe geçenlerin başına yıkılır.
***
Futbol maskeli bir balodur.
Ekrandaki yorumcuların göz boyamak konusunda ne kadar usta olduklarını Aykut Kocaman meselesinde gördüm.
Geçen yılın en çok eleştirilmesi gereken adamıdır Aykut Kocaman.
Bakıyorum da el üstünde taşınıyor.
Bu sezon Ankaraspor'un maçlarını namuslu gözlerle izleyenler, ona yakışan apoleti de takardı.
Ama burası Türkiye!
Transfer haberlerinin bile yüzde yüz yalan olduğu bir ülkede.
Aykut Kocaman da efsanedir.
Politik efsane.