YOKSULLARIN sefaletini ve açlığını paylaşmanın duygu yoğunluğu, ilahi bir emirdir Ramazan.
Paranın az, insanlığın çok olduğu yıllarda bu duygular yaşanır bu emirlere uyulurdu.
Teknoloji yoktu ya radyolardan ya da top atışlarından duyulurdu iftar.
Çocuklar "top patladı" diyene kadar sokaklarda oynardı da insan onuruyla ve ekmekle bu kadar oynanmazdı.
En yoksul evlerdeki sofralarda bile Ramazan pidesi bulunurdu.
Harika bir imece ruhu mevcuttu mahallelerde, havasından suyundan bu toprakların soyundan gelirdi yardımlaşma, merhamet ayaklanırdı.
***
Ramazan'ın anlamını hissettiren en önemli gerçeklerdir, yoksulu canının çektiğinden mahrum etmemek ve aç insanın halinden anlayabilmek!
Ramazan'ın sükseyle ne işi olur?
Ama oldu. Ramazan'da görkemli sofralar düzenlenir oldu, iftarlar restoranlara otellere taşındı.
O yüzden pide yiyemeyen insanların görkemli sofralardaki beylere bayanlara her Ramazan'da bir mesajı vardır.
"Bir gün yolunuz düşerse soframızdaki zeytinlerin tadına bakın, her biri alın teri."
***
Ramazan'da yüreklere sadakat gelirdi sofralara bereket.
Yoksul mahallelere merhametli birileri de gelirdi, ellerindeki erzak dolu torbaları evlerin önüne usulca bırakıp giderlerdi.
Ne yardım siyaseti yapar ne hava atarlardı. Onların gönül zenginliği en anlamlı dilekle uğurlanırdı; "Allah razı olsun."
***
Ramazan nefsinden feragat etmenin kutsal günleridir, bedenin nadasa çekilmesi ve her şeyden önemlisi bütün kötülüklerden vazgeçilmesidir. İnancı ve insanları sömürmek değil.
Her gün fiyat etiketleriyle oynayan kansız tüccarlar haram kazanca Ramazan'da mı ara verecek?
O soysuzlar yoksul insanların Ramazan'da pide bile yiyemediğinin hesabını mı yapacak?
Allah'tan korkmayan haram zenginleri sadece açlıktan ve parasızlıktan korkar.
Çünkü onların iftarda bile domuz gibi yemeleri ve "açlıktan kim ölmüş" demeleri kişiliklerinin aynasıdır.
***
Kimsenin açlıktan ölmesi gerekmiyor ama doyması gerekiyor.
"Açlıktan kim ölmüş" diyenleri eleştirdiğimiz zaman "gariban edebiyatı yapma" diye posta koyanlar var.
Ramazan'ın amacı aç kalarak nefsini köreltmek ve açın halinden anlamaksa anlamayanlara itiraz hakkımızı kullanalım.
Biraz da "zengin edebiyatı" yapıp yetimin öksüzün hakkını yiyenlere soralım.
"Haramdan kim ölmüş!"
***
Köstekli saatlerin kırık camlarından sızan zaman eski zamandı.
"Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir" gerçeği eski moda sayılıyor artık!
Şimdiki zamanda insanları kazıklamakla ve sanal parayla kolay yoldan zengin olmak moda!
Garibanın halinden gariban anlıyor!
Bu Ramazan'da da!
Bu aşkın suçunu
Üstüme aldım
Bende heykel gibi
Duruyor yasın
Günahım sevmekse
Suçum müebbet
Ben yaşarkenöldüm
Sen sağolasın
Bir ömür böyle
Seninle geçsin
Sen de öldür beni
Ortada bırak
Bende aşk için
Verecek can çok
Sadakam olsun
Sana yaşamak
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
İnsanlara hak ettiği değeri ver.
Eski sanatçıları unutturma.
İncitmeden iyilik yap.
Bu ülkede her şey olunur sadece rezil olunmaz.
CAN ERİK!
Bir kilo eriğin kilosu 690 lira.
O tezgahı yerle bir etmek geçiyor insanın içinden.
Çünkü böyle fiyata erik satmak da insanlarla alay etmektir satın almak da.
Ama bu eriğin etiketi pide bile alamayan insanlar için sergilenmiyor.
Bu topraklarda o kadar çok haram zengini var ki onlar eriğin tanesine bile o parayı verirler.
Yeter ki onların "canı" çeksin!