İstanbul Kadıköy Emniyet Müdürlüğü'nün Önleyici Hizmetler Müdürlüğü'nde görev yapan Mustafa Yılmaz adlı polis memurunu yazmıştım.
Yolların karla kaplı olduğu ocak ayında, motosikletiyle bir şüpheliyi takibe almıştı da, motosiklet kontrolden çıkmış 5 yıllık polis memuru şehit olmuştu.
***
Kurduğum cümleler önümde duruyor.
"Böyle polis memurları hayatı uçurum halinde yaşar. Böyle polis memurları 'kendim için değilim' der.
Gözlerini yummaz gerçeklere, yok sayar kendini şehrin huzuru için.
Hayatın caddesinde uzun soluklu bir koşuya takılır da aldığı parayı, kendisine ve ailesine helal etmek için hayatını feda eder." Sonra noktayı koymuşum.
"Bir polis memuru cennete gitti, şerefli bir ismi bırakarak geride.
Ülkesine ve toplumuna bağışlanan böyle ölümler yeniden doğmaktır."
***
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü bu yazıyı okuduktan sonra beni aramış ve bu yazının bütün polis karakollarına asılması için talimat vereceğini söylemişti.
O polis memurunun nezdinde görevini layıkıyla yapan bütün onurlu polis teşkilatı adına.
***
Giresun'da yürüme güçlüğü çeken ve eşi için ilaç yazdırmaya giden 82 yaşındaki Yusuf Topal'a iki polis memurunun yaptıklarını izledik.
Bunlara da "polis" diyorlar.
Bastonsuz yürüyemeyen 82 yaşındaki bir adamın ölümünün, "polisin müdahalesinden sonra gerçekleştiği belirtiliyor.
Cebinden çıkan "evde bakım kağıdı!" Bunlara da "polis" diyorlar.
Ne olurdu, "dedecim" deyip koluna girilse, kendisine ihtiyaçları sorulsa!
Ne demek biber gazı, ne demek ters kelepçe? Ve ne demek tokat?
****
Şimdi Türk Tabibler Birliği, Yusuf Topal'ın ölümünün polis müdahalesinin sonrasında gerçekleştiğini belirten doktor için koruma talep ediyor.
Nasıl bir ülke olduk biz?
Kim kimden korunuyor?
Giresun'daki utanç verici sahnelerin faili olan iki polis memuru için söylenecek sözümüz bellidir.
"İnsanlığını yitirenlerin mesleği değildir polislik." Gerçek suçluların peşine takılırken canını veren Mustafa Yılmaz gibi memurların temsil ettiği onurlu bir duruşun mesleğidir polislik.
Vicdanı olan bütün insanlarla bu konuda hemfikir olduğuma hiç şüphem yok.
Açıkta kalmak
Liselere yerleştirme sonuçlarından sonra 90 binin üzerinde çocuk açıkta görünüyor. "Hiçbir tercihinize yerleşemediniz" yazısı da hediye.
Adrese dayalı yerleştirme, yüzde 15'lik dilim vs... vs...
O çocukların okuması zorunluysa, onları açıkta bırakmamak ve bunların üstesinden gelmek de devletin görevidir. Hele lisede!
MUTLULUK TAKVİMİ
70'lerin müziğini dinle.
Prensipli ol.
Havuza giren çocuğundan gözünü ayırma.Başka tene bulaşmış
Kirli sabahların var
Senin boyunu aşmış
Büyük günahların var
Bir leke gibi kalsın
Alnımda ihanetin
Mahşere dek sürecek
Bendeki bu nefretin
Koptuğu yerde bırak
Bu masal böyle bitsin
Bir zaman her şeyimdin
Artık hiçbir şeyimsin
Hakkı YALÇIN