Ölen insanların yakınlarını hayata kazandırma çalışmaları başlar.
Sonra adalet hesap sorar.
Ve yeni kazaların, cinayetlerin olmaması için tedbirler alınır.
Sadece kader karşısında değil, gerçekler karşısında da aciziz!
Bizde ne yaralar sarılıyor.
Ne hesap soruluyor.
Ne de ölen işçilere saygı duyuluyor.
Maden sahibine dokunulmuyor da, toplumun birçok kesimi de Soma'dan maden çıkarıyor hala.
Sömürünün madenini!
Kirli bir tarihin ortasından geçiyoruz.
İnsanlık kan kaybediyor da, yalan oluk oluk akıyor.
Herkesin kendi hilesi kutsal!
O kadar insan ölmüş, herkes kendi martavalını okuyor.
Ateşi söndürmek için üflenmiyor nefesler.
Yeni yangınlara üfleniyor.
Bugün; neredeyse öldükleri için bile suçla sayılan insanların dramını yaşıyoruz.
Ama o insanların mesleğindeki çalışma şartlarını tartışan yok.
Madencilerin akciğer kanseri olma riskini, "Onların zaten gelecekleri yoktu" gerçeğiyle ödeştirmek isteyen soysuzlar bile var.
Mesele iktidar ve muhalefet savaşına dönüştürüldü.
Madenciler arada sıkıştırılıyor!
Ülke bütünlüğünden eser yok!
İnsanları düşmanlığa sevk eden düzen ellerini ovuşturuyor.
Dört yanımız, yarın bizleri nasıl felaketlerin beklediğinin işaretleriyle dolu.
Babalar erken ölsün.
Anneler sokaklarda öldürülsün.
Çocuklara tecavüz edilsin diye bekleyenler var.
Her türlü felaketi, iktidarı yıkma çabasına dönüştüren bir düzenin işçiliğine soyunanlar!
Her şeyimizi kaybediyoruz.
Kaybettiklerimizi de kazanamıyoruz.
Ama bir gerçek var ki...
Kimsenin eski güzellikleri, yeni çirkinliklerin yerine koymaya niyeti yok.
***
Sibel Can, Fahriye Abla oldu da... Fahriye Abla hayallerimiz tarumar oldu!
***
Ne acıdır ki!
Son 3 yıldır madene gitmeyen bir maden sahibi. Maliyetleri düşürmekle gurur duyarken, ölümün maliyetini ucuzlattığı inkar edilen bir maden sahibi. Ve bütün bunlara karşılık adalet bekleyen insanların çığlıkları. Böyle bir durumda büyük patron Alp Gürkan için "gözaltı talebi" reddediliyorsa. Madenciler önlerine konacak zanlılarla teselli bulacaklar. Burası böyle bir ülke!
***
Adına aşk demiştik
Bizi tanıyor zaman
Üstüne titremiştik
Tende kanıyor zaman
Bir gün baktım ki
Ne varsa bizi yaşatan
Hepsini alıp gitmişsin
Şimdi ardımızdan
Ağlıyor zaman
Ya gözlerin de
Terk edecek bu şehri
Ya sen geri döneceksin
Bekliyorum sevdamla
Yoksa birazdan
Yokluğun çıldıracak
Denizleri taşıracak
Gözümdeki son damla
Hakkı YALÇIN