Yol boyunca sordum, "Issız bir adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız?"
Cevapların yorumunu sizlere bırakıyorum.
"Televizyonumu ve uzaktan kumandamı." (Bir ev kadını)
"Makyaj çantamı, CD'lerimi ve televizyon dizilerimi." (Üniversiteli bir genç kız)
"Telefonumu, kredi kartımı, köpeğimi." (Tezgahtar bir genç)
"İlaçlarımı, tansiyon aletimi ve emekli maaş kartımı. " (Emekli bir kadın)
"Günlük fal kitabımı, deodorantımı ve diş ipimi." ( Bir genç kız)
" Boy aynamı, indirim kartımı ve kesinlikle klozetimi." (Tezgahtar bir genç kız)
"Silahımı, telefonumu ve mangalımı." (Bir işadamı)
"Rakı, beyaz peynir ve sigaramı." (Bir akşamcı)
İç çamaşırlarımı, fotoğrafçımı ve magazin dergilerini. (Bir manken)
"Sevgilime izin var mı?" (Bir öğrenci)
"Türkiye haritasını alırım. Nasılsa döndüğümde harita bozulmuş olur."
(Bir delikanlı)
* * *
YOLUN SONUNA GELDİK
Bal gibi Kürt Devleti kuruldu.
Bunları tartışmak demokrasi dışı ama yol vermek demokrasi.
Öğrenciler hak arıyor, seslerini yükseltiyor.
Onların sesini kesmek demokratik, onlara hak vermek demokrasi dışı.
Askere bildiri yayınlamak gazetecilik süsü.
Kaybolmuş basın özgürlüğüne satır oynatmamak, korkaklık öyküsü.
Böyle bir ülkenin nereye gittiğini tahmin etmek zor mu sanıyorsunuz?
Merak etmeyin, nasılsa sonuna geldik.
* * *
Hayat yaşla değil yaşamakla anlaşılır.
* * *
Televizyon dizilerinden ve futbol takımınızı izlemekten başka görevleriniz var. Duyarlı bir insan olmak.
* * *
Şimdi gittiğin gibiyim
Bu şehirde
Sancılanır her saat
Sensiz yüreğim
Bir düş gibi büyürsün
Islak gecelerimde
İnadına sever
İnadına beklerim
Şimdi yaslı dağlar gibi
Yokluğun
Baktığım yolda kaldı
Gözlerim
Sen benim birtanem
Gönlümde efsanem
İnadına sever
İnadına özlerim
Hakkı YALÇIN
* * *
24 Aralık 2010
Mutluluk takvimi
Dakik ol ve bunu başkalarından da iste.
Omlet yap.
Hiçbir şeyi değişme.
İşinin hakkını ver.