CANLI YAYIN

İlacımız yok!

Eklenme Tarihi 24 Eylül 2013
Şiddet, terörün yan kuruluşudur.
İnsan olanın gönlünde üç kuruşluk değeri yoktur.
***

Sahanın ortasındaki futbol terörizmi yüz kızartıcı suç sayılmıyorsa.
Herkes kendi çirkinliğine teşekkür etmeyi gurur saysın!
***

Saldırmayı romantik eylem sayıp, birbirlerinden ilham alanlar.
Her türlü ithamı kabullenmek zorundadır.
İnsanların yeniden maymun olması gibi!
***

En ufak bir haksızlığa uğrandığında, "Bu bana yapılır mıydı?" demekle. "Ben istediğimi yaparım" demek arasındaki farkın adı...
Orman kanunudur!
***

İnsanlar içindeki hayvanı serbest bırakıyorsa.
Hayvanat bahçelerine gerek yoktur.
***

Toplu infazı seven bir toplumun, topsuz oyunda sahneye koyduğu saldırı biçimi, ipini koparmanın ta kendisidir.
***

Şiddetin başlangıç noktasını görmek istemeyenler, baktıkları aynalarda kendi sonlarını görebilirler.
Aynaya bakacak yüzleri varsa tabii!
***

Ellerinde koltuklar ve sandalyelerle polise saldırmayı taraftarlık sayanların elde avuçta kalan tek gerçekleri, kendilerine yatırım yapanların "piyonu" olmaktır.
***

Komplo teorilerinin arkasına sığınarak, yarattıkları terörü haklı çıkarmaya çalışmak, dersini çalışmamış teröristlerin çaylaklığının belgesidir.
***

Linç toplumlarına saygı göstermek, insanlığın piç edildiğinin resmi belgesidir.
***

Eski zamanların zarafeti, şimdiki zamanın rozetinin yanında nasıl da görkemli duruyor.
Ben bu toprakların bu kadar acımasız olduğunu görmemiştim hiç.
Ne asalet kaldı ne merhamet.
***

Acı ama gerçek.
Vicdanını kaybeden toplumları hiçbir doktor iyileştiremez.
Bizim ilacımız yok.

* * *
FİKRET KIZILOK
12 yıl önce kaybettiğimiz Fikret Kızılok'u, ölüm yıldönümünde sadece 3 kişi anmış.
Cem Karaca'nın eşi İlkim Karaca, Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu'nun sözcüsü Necmi Savlı ve mimar Mustafa Erol.
Bu vefasız alemde 3 gerçek dost, yüzlerce yalan dosttan iyidir.
O Fikret Kızılok ki, gençliğimizin efsanesiydi.

* * *
Şiir bir hikaye değil sessiz bir şarkıdır.

* * *
Bütün renkler kirlenirken, birinciliği gökkuşağına verdiler.

* * *
24 Eylül 2013
Mutluluk takvimi

Mucizelere inan.
Rüya gibi bir gün yaşa.
Arkadaşının bebeğine armağan al.
Yaşadığın duyguların değerini bil.
Denizi seyret.

* * *

Dünyamı değiştiren bakışlarına
Ömrümü verirdim olmadı
Biz bu çaresiz aşkta
Erken ölümlere doğduk

Söyleyecek o kadar çok
Şeyim var ki
Bazen susmaktır sevda
Böylesine sevmeye
Keşke alışmasaydık

Yüzün gitti avucumdan
Can yarıldı ortasından
İki sessiz kumru gibi
Bu sevdanın arkasından
Gözü yaşlı bakakaldık

Bu kaçıncı akşamdır
Hasretinden öldüğüm
Bu kaçıncı vedadır
Kaçıp sana döndüğüm
Hakkı YALÇIN