Kendime sordum; "Katar'a katılsak Fas'ın yerinde olabilir miydik?" Cevabım hazırdı. "Fas'ın özüne dönük futbolcu hazinesiyle, bizim yabancı haznemiz arasındaki fark bu iki takım arasındaki duruş yerini belirlemiştir!" Bizim takım Katar'a gidemediyse içten çürütüldüğü için gidemedi.
Hollanda ve Norveç galibiyetlerinden sonra Şenol Güneş'e hava basarken ayakları yere basmayanlar yüzünden!
***
Bir tane yıldız futbolcunun çıkmadığı Katar'da belki bütün dünya bugün Arda Güler'i konuşuyordu.
Arda'nın oradaki varlığı, Türkiye'deki yabancı bataklığının sorgulanmasının da önünü açardı belki.
Yabancı futbolcular denizde sandal olabilir hatta bazıları gösterişli yat da olabilir ama bizim gençlerimiz denizin ta kendisi.
***
Katar'da final sahnesine gelirken, içimizdeki gerçeklere dönüş yapacağız.
Bakıyoruz da herkes duruşunu saniyede değiştiriyor, suskunluklar çığırtkanlıkla dil değiştiriyor.
Yöneticilerin gururunun önemli paydası ortamı germek.
Adamlığı bozan haller; birilerine göre "ne güzel haller!" Oysa futbolumuzun eleştirildiği için değil daha iyisini yapamadığı için kahreden yöneticilere ihtiyacı var. Tribün teröristlerine bedava bilet dağıtarak sistemi kışkırtanlara değil.
Not: Yazdığımız mektupların adreslerine ulaşma ihtimali yoktur! O yüzden iade edilmesinin de mahsuru yoktur.